Reklam
Reklam

Ölü Bulunan Gabonlu Dina’nın Davasında Karar Çıktı

6761695a4df9e
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Aralık, 2024 15:06 tarihinde yayınlandı
0

Karabük’te Gabon uyruklu Dina’nın ölü bulunmasına ilişkin davada mahkeme heyeti, “kasten öldürme ve cinsel istismar” suçlarının sabit olmadığına kanaat getirerek tutuklu sanık Dursun Acar’ın tahliyesine karar verdi.

Karabük-Yenice kara yolu Yeşilköy mevkiindeki Filyos Çayı’nda geçen yıl 26 Mart’ta cesedi bulunan Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah DanysDinabongho Ibouanga (17) ile ilgili karar duruşması görüldü. Polis ekipleri adliye önünde ve içerisinde geniş güvenlik önlemleri alırken, duruşmaya baba Guy Serge Ibouanga, anne Jessica Santda Makemba Panga, avukatlar ve Gabonlu öğrenciler katıldı.
Mahkeme heyetinin salona gelmesiyle, sanık avukatlarının bir önceki celsede verdikleri flash bellek içerisindeki görüntü izletildi.
Savcı, mütalaada açıklanan “olası kasıtla” ve “cinsel istismar” suçlarından Dursun Acar’ın tutukluluğunun devam etmesini talep etti.
Duruşmada dinlenen anne Jessica Santda Makemba Panga, “Dina benim tek kızımdı. Karabük’te ırkçılık olduğunu bilseydim, göndermezdim. Pişmanım. Kızımla konuştuğumda burada çok ırkçılık var. Sakarya’ya geçmek istiyorum diyerek durumunu anlattı” ifadelerini kullandı.
Baba Guy Serge Ibouanga ise, “Dina’yı eğitim öğretim görmesi için gönderdik. Dina’da Allah korkusu vardı. Sanık Dursun Acar’ı suçlayacak apaçık deliller var. Acar’ın, Dina’ya yardımcı olmak gibi bir niyeti yoktu. Türk Mahkemesinin Dina’nın durumunu aydınlatacağına inanıyorum” diye konuştu.
Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapan Dursun Acar’ın avukatları, mütalaanın ihtimaller üzerine hazırlandığını düşündüklerini belirterek müvekkillerinin suçsuz olduğunu öne sürüp, beraat talebinde bulundular.
Avukat beyanı sonrası duruşmaya SEGBİS ile katılan sanık Acar’a son sözleri soruldu. İddiaları reddeden tutuklu sanık Acar, “56 yaşındayım. Ailemin başını öne eğecek bir şey yapmadım. Benim de kızım var. İlkokula giden torunum var. Kimseyi öldürmedim. Allah’a sığınıyorum” dedi.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, “kasten öldürme ve cinsel istismar” suçlarının sabit olmadığına kanaat getirerek Acar’ın tahliyesine karar verdi. Tahliye kararının ardından sanık Acar fenalık geçirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…