Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayım Dairesi Başkanlığı’nca yürütülmekte olan, “Okuldaki Çiftlik Projesi” kapsamında Samsun Kavak Yaşar Doğu İlköğretim Okulu’nun bahçesine meyve fidanları dikildi.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Samsun’da proje okulu olarak belirlenen Kavak Yaşar Doğu İlköğretim Okulu’nun bahçesinde bulunan toprak alanda 80 adet meyve fidanı dikimi gerçekleştirildi.
Fidan dikme töreninde konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, ”Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında başlatılan ‘Okuldaki Çiftlik Projesi’ ile çocukların tarım, orman, doğa ve doğal yaşam konularında farkındalık oluşturmalarını, bilinçlenmelerini, aidiyet duygusu geliştirmelerini ve harekete geçmelerini hedeflemekteyiz” dedi.
Okuldaki Çiftlik Projesi’ni tanıtan İbrahim Sağlam, “Kavak Yaşar Doğu İlköğretim Okulu’nun bahçesinde kurulacak 60 metrekare sera, kümes ve meyve bahçesinde gerçekleştirilecek uygulamalı eğitimlerle çocuklarımız üretim süreçlerine dâhil edileceklerini belirtti. Bu projeyle; öğrencilere temel tarım bilgilerinin aktarılması için konu uzmanı ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler tarafından ders verilecektir. Okullarda kurulacak tarım kulüplerinde öğrencilerin saksılarda tohum ekerek fide yetiştirmeleri sağlanacak, tohumdaki sırrı keşfetmelerine destek olunacak. Okul bahçelerinde; çocuklarımızın domates, biber, patlıcan, havuç ve çilek gibi bitkilerin yetiştirilme aşamalarını seralarda uygulamalı olarak öğrenmeleri sağlanacak. Böylece erken dönemden başlayarak geleceğimizin teminatı çocuklarımızın; zihinsel, fiziksel ve duyusal pek çok beceriyi bir arada edinebilecekleri doğal eğitim ortamında büyümelerine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
Projenin ilk adımı olarak Kavak Kaymakamı Erdem Karanfil, İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Kavak Yaşar Doğu İlköğretim Okul Müdürü, öğretmenler ve öğrenciler hep birlikte okul bahçesine 80 adet meyve fidanı dikimini gerçekleştirdi.


’Okuldaki Çiftlik Projesi’: Meyve fidanları okul bahçesine dikildi
KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.
Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.
Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.
Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır
Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.
Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.
Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.
İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.
İlyas Erbay


