karabuk
İmsak 06:06
Güneş 07:31
Öğle 13:08
İkindi 16:06
Akşam 18:36
Yatsı 19:56
İmsaka kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Eylül, 2024 16:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Okul hastalıklarından korunmanın yolu: ’El hijyeni’

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, çocukları okul hastalıklarından korumanın en önemli yollarından birisinin el hijyeni olduğunu söyledi.
Okulların açılmasıyla birlikte velileri endişelendiren en büyük sorunlardan biri de hastalıklardan çocuklarını korumak olarak dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, çocukları hastalıklardan korumanın yolları hakkında ipuçları verdi.
El hijyeninin hastalıklardan korunmada hayati önem taşıdığını ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Kişinin günlük yaşamında çevresiyle olan her türlü ilişkisini sağlayan eller bu nedenle de en çok mikroorganizmayı taşıyor. Özellikle okul gibi kalabalık ortamlarda el hijyenine dikkat edilmediğinde, vücut dirençleri erişkinlere göre daha zayıf olan çocuklar başta grip olmak üzere Hepatit A ve bağırsak enfeksiyonları gibi bulaşıcı hastalık riskleri ile karşı karşıya kalıyor. Temiz görünen ellerde bile hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabilir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler, bağırsak parazitleri eller aracılığı ile ağıza oradan da vücuda yayılabilir. Çocuklar vücut dirençleri daha zayıf olduğu için daha kolay hasta olur. Bu nedenle özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, okulda çocuklar arasında yapılan silgi ve kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferi olabilir. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikroplar, eller aracılığıyla vücuda alınabilir” dedi.

“Hastalıklardan korunmada en iyi, en etkili ve en ucuz yöntem ise el yıkamadır”
Çocukluk çağında temizlik bilincinin oluşturulması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Mustafa Alper Aykanat, “Özellikle çocukluk döneminden itibaren temizlik bilinci oluşturmak çok önemlidir. Çocuklara hastalıkların bulaşma yolları anlatılıp, korunmada en başta gelen yöntem olan bireysel temizlik öğretilmeli, özellikle el yıkamanın önemi vurgulanmalıdır. Birçok enfeksiyon hastalığının kontrolünde kişisel temizlik alışkanlıkları çok önemlidir. Mikropların bulaşma riskini azaltmak için, elleri sık yıkamak gerekir. Kişisel hijyen, bireyin sağlığını sürdürmek için yaptığı öz bakım uygulamalarını içerir. Birçok enfeksiyon hastalığının kontrolünde kişisel temizlik alışkanlıkları çok önemlidir. Hastalıklardan korunmada en iyi, en etkili ve en ucuz yöntem ise el yıkamadır. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarda el yıkama alışkanlığının geliştirilmesi, önemli hastalıklardan korunmada oldukça etkilidir. Eller özellikle; yemek öncesi ve sonrasında, tuvalet öncesi ve sonrasında; çiğ et, tavuk, balık ve yumurtaya dokunduktan sonra, bozulmuş gıda ve çöplere elle temas ettikten sonra, hapşırma ve öksürme sırasında ağızın elle kapatılmasından sonra, toplu taşıma araçları, para alış verişi, ortak telefon kullanımından sonra, kedi, köpek ve diğer hayvanlarla yakın temas sonrası, ortak kullanılan oyuncaklarla oynadıktan ve oyun parklarından, okuldan ve işten eve geldikten sonra mutlaka doğru yöntemle yıkanmalıdır” diye konuştu.

Eller nasıl yıkanmalı
Elleri doğru teknikle yıkama konusunda da bilgi veren Uzm. Dr. Aykanat, şunları söyledi:
“Eller ılık su ile ıslatılır. Sabun ellerin tüm yüzeylerine dağıtılır ve iyice köpürtülür. Bilekler, avuç içleri, parmaklar, parmak araları, el sırtı ve tırnak içleri en az 1 dakika kuvvetlice ovulur. Eller iyice durulanır. Özellikle halka açık ve toplu yerlerde tek kullanımlık havlu kağıt ile eller kurulanır. Kurulamada kullanılan kağıt havlu ile musluk kapatılır ve kağıt çöp kutusuna atılır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Şubat, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak.
Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor.
Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor.
İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi:
"Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."

Bizi sosyal medyadan takip edin