Reklam
Reklam
okay yokuslu trabzonda mSWNDQWY jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Temmuz, 2024 04:45 tarihinde yayınlandı
0

Okay Yokuşlu, Trabzon’da

Trabzonspor prensip anlaşmasına vardığı Okay Yokuşlu, Trabzon’a geldi.

Trabzonspor’da 2015-16-2017-2018 sezonların forma giyen Okay Yokuşlu yeniden Trabzonspor’da. İngiltere’nin Championship ekiplerinden West Bromwich Albion’dan transfer edilen milli oyuncu bu gece 00.30’da Trabzon’a geldi. Okay Yokuşlu’yu Trabzon Havalimanı’nda coşkulu bir taraftar grubu karşıladı.

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Okay Yokuşlu, çok mutlu olduğunu belirterek, “Uzun bir aradan sonra böyle bir karşılamayla tekrar bu camianın bir parçası olduğum için çok mutluyum. Daha resmi imzalar atılmadı ama yarın sağlık kontrollerinden sonra hiçbir sorun çıkmadığı takdirde her şey yolunda gidecek ve takıma katılacağım. Umarım güzel bir sezon olur hem Türkiye’de hem Avrupa’da” ifadelerini kullandı.

Abdullah Avcı ile birbirlerini tanıdıklarını belirten Okay, “Abdullah Avcı ile görüşmelerimiz oldu. Bana ilgisini belirtti, ben de hoca ile çalışmaktan mutluluk duyacağım. Umarım her şey istediğimiz gibi olur. Çok güçlü bir kadro kuruluyor. Bunun takıma iyi yansıyacağını düşünüyorum. Başarılar yakalayacağımıza inanıyorum. Dışardan bakıldığında böyle, ben de katıldığımda bu başarıya katkı sağlarım” dedi.

Stadyumdaki atmosferi çok özlediğini belirten Okay Yokuşlu, taraftarlarla üçlü çektirdikten sonra kendisini bekleyen araca binerek konaklayacağı otele geçti. Oyuncunun bordo-mavili kulüple 3 yıllık sözleşme imzalaması bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin