2014-2015 Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı kapsamında Türkiye’nin dört bir tarafından formasyon eğitimi almak üzere Karabük Üniversitesini tercih eden öğretmen adayları Pedagojik Formasyon Eğitimlerini tamamlayarak sertifikalarını düzenlenen törenle aldılar.
15 Şubat- 23 Haziran 2014 tarihleri arasında Matematik, İlahiyat, Edebiyat, Sağlık Bilimleri, Sanat Tarihi ve Coğrafya Bölümleri olmak üzere verilen, Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı sonucunda başarılı olan yaklaşık 1000 öğretmen adayı sertifikaları alarak, eğitim hayatlarında akranlarından bir adım daha öne geçme fırsatı elde etti.
Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen törene; Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş, Üniversite Dekanları, Akademik, İdari Personel ile öğretmen adayları ve aileleri katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende öğrenciler adına konuşma yapan Gözde Nur Şentürk, “Başlangıçlar güzeldir, bitişler zor. Tanışmalar heyecanlı ve umutlu ayrılık acı. Sizden bir şey kalır geride. Ben sanıyorum ki tüm arkadaşlarımı şu günlerde hüzünlendiren bir dönemdeyiz. Hayatımızın bir sayfasını acı tatlı anılarla kapatırken diğer sayfasını yeni beklentiler ve umutlarla açıyoruz. Bizler bir mevsim çiçek gibi bu okulda gelip geçiyoruz başkalarının da geçtiği gibi. Ancak mevsim bitecek ama bizler başka iklimlerde çiçek açamaya devam edeceğiz ve yeni çiçekler yetiştireceğiz” dedi.
Formasyon öğrencilerinden Kübra Kaya, Ceyhun Atuf Kansu’nun Dünyanın Bütün Çiçekleri adlı şiiri seslendirdi.
Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nurhayat Çelebi yaptığı konuşmada, “Bugün burada bir formasyon sertifika programının daha sona ermesi dolayısı ile toplanmış bulunuyoruz. Sizler bugün öğretmenlik mesleğinin bir ayağını, yani öğretmen olmanın şartlarından biri olan formasyon eğitimini tamamladınız. Ancak esas göreviniz bundan sonra başlıyor. Bu meslek teorik olarak ben bu eğitimi aldım, öğretmen oldum anlayışını barındırmaz. Bu meslek hayat boyu öğrenmedir, fedakârlıktır, sevgidir. Öğretmen toplumun lideridir. Değişimin öncüsüdür”dedi ve öğretmen adaylarına başarılar diledi.
Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Tekin de “Eskiden muallim, şimdi öğretmen demekteyiz. Eğitim öğretim işi en kadim mesleklerdendir. Öğretmenlik mesleği tanrı mesleğidir. İlk yarattığı insan ademe esmayı o öğretti. Öğretmenlik hayatınızın en renkli ve heyecanlı dönemidir. Öğrendikçe fikirleriniz, zihinleriniz ve gönlünüz değişir. Çabalarınızdan dolayı sizleri saygıyla selamlıyor, hayat boyu başarılar diliyorum” diye konuştu.
Rektör Prof. Dr. Refik Polatise yaptığı konuşmada; “Herkes öğretmen, herkes öğrenci. Anne babalar öğretmen çocuklar öğrenci. Öğrencileriniz size aşık olmuyorsa iyi bir öğretmen olamamışsınız demektir. Öğrencileriniz size aşık olsun, o zaman işinizi en iyi şekilde yaptığınızı anlarsınız” diyerek öğretmenleriyle yaşadığı anılarından bahsetti.
Konuşmaların ardından ‘Öğretmen Kimdir?’ adlı video gösterisi ve ardından Formasyon öğrencilerinden Oğuz Evren müzik dinletisi sundu.
Müzik dinletisinin ardından, Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifikalarını almaya hak kazanan öğretmen adaylarına Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Güneş ile Dekanlar, Öğretim Üyeleri Sertifikalarını takdim ederek, başarılarından dolayı kendilerini tebrik ettiler ve program sona erdi.
Reklam Alanı — Yan Sol Reklam
Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam
Bu alana reklam ver
0
Öğretmen Adayları Sertifikalarını Aldı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0
SİYASET YENİLENECEK…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


