Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Eylül, 2023 14:58 tarihinde yayınlandı
0

“Öğrenen-Öğreten Okullar” Projesi Başlıyor

Karabük İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş; “2023-2024 Eğitim Öğretim Dönemine tüm okul ve kurumlarımızı kapsayan yeni bir proje ile güçlü bir başlangıç yapacağız”

 

İl Millî Eğitim  Müdürlüğü  Ölçme Değerlendirme Merkezi ve Ar-Ge Birimi tarafından hazırlanan “Benim Şehrim, Benim Okulum: Karabük’te Öğrenen-Öğreten Okullar” projesinin ön çalışmasında son aşamaya gelindi.

Proje ile; İlk ve ortaöğretim seviyesindeki okulların; tüm öğrencilerin eşit koşullarda eğitim olanaklarından tam anlamıyla yararlandırılmasını, derslerin hedef ve davranışları ile tutum ve becerilerini eksiksiz tamamlayarak bir üst öğrenime hazırlamak.

Okullarda akademik eğitimin kalitesini daha da iyileştirerek, ulusal ve uluslararası sınavlarda başarı oranını arttırmak.

Spor, sanat ve kültürel etkinlikler ile öğrencilerin sosyal becerilerini geliştirmek, ayrıca bu alanlarda ilgi ve yetenekli öğrencilerin ulusal ve yerel müsabakalara katılım süreçlerine destek vermek.

Çağdaş örgün mesleki eğitim ve sürdürülebilir, hayat boyu öğrenme anlayışını esas alan, çağın gereksinimlerine uygun istihdama yönelik, geçerli meslek edindirme anlayışına sahip meslek liselerinin Karabük’teki fabrika vb. istihdam sağlayan kuruluşlar ile organize çalışmasını sağlamak, ihtiyaç duyulan mesleki bölümlerin açılmasını sağlamak.

Dezavantajlı grupta yer alan ve özel eğitime gereksinim duyan öğrencilerin sorunlarını çözmede yardımcı olarak onların toplum ile kaynaşmalarını sağlamak, rehberlik hizmeti sunmak.

Tüm eğitim çalışanlarının ve yöneticilerin hizmet içi eğitimler, kurslar ve konferanslar vb. çalışmalar ile çağın gerektirdiği yenilikleri takip ederek mesleklerinde uzmanlaşmalarına katkı sağlamak.

İnsan kaynaklarının ve eğitimin çıktıları olan öğrencilerin niteliklerini geliştirmek amacıyla fiziki altyapı, donanım ve teknolojik yeniliklerin okullarda geliştirilmesini sağlamak.

Uluslararası projelerin sayısını arttırarak öğrencilerin dünya ile entegrasyonunu sağlamak.

Kurumlarda düşünme, algılama, sorumluluk alabilme ve sorun çözebilme özelliklerine sahip, demokrasiye sahip çıkan, milli manevi değerleri özümsemiş, yeni fikirlere ve değişime açık, ruhen ve bedenen sağlıklı nesiller yetiştirmek, öğrencilerin zararlı alışkanlıklar ve şiddetten uzak tutulmasını sağlamak amaçlanıyor.

Söz konusu projenin hazırlanmasında emeği geçen yönetici ve öğretmenlere teşekkür eden İl Millî Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, Türkiye Yüzyılı Vizyonuna Yakışır bir proje olduğunu ifade ederek, “Yüzyılımızda her alanda yaşanan hızlı değişimler beraberinde eğitim alanında da hızla gelişim ve değişimi beraberinde getirmektedir. Teknolojik değişimlere reaksiyon göstermek ve çağı yakalayabilmek için eğitim öğretim süreçlerini projeler ile desteklemek önem arz etmektedir.

Bu bağlamda güçlü kadrolarımız ile yeni projeler üretiyor ve uygulamaya geçiriyoruz. Projelerin öğrencilerimizin akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif anlamda gelişimine katkı sağlayacağını, okullar arasındaki farklılıkların en aza indirgeyeceğini temenni ediyoruz.

“Benim Şehrim, Benim Okulum: Karabük’te öğrenen-öğreten Okullar” projesinin amacını ve hedefini eğitim kurumu yöneticilerimize bölge bölge yapmış olduğumuz eğitim bölgeleri Müdürler kurulu kurul toplantılarında anlattık ve istişare ettik. Yöneticilerimizden proje hakkında olumlu dönüşler aldık.

İnşallah 2023-2024 Eğitim Öğretim Dönemine tüm okul ve kurumlarımızı kapsayan yeni bir proje ile güçlü bir başlangıç yapacağız.” dedi. (Haber Merkezi)

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin