Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Kasım, 2024 23:45 tarihinde yayınlandı
0

Ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden alan UNESCO tescilli kilit ustası Özdemir: “Bu duygu tarif edilemez”

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde 46 yıldır kilit ustalığı yapan Hüseyin Şahin Özdemir, ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan almanın mutluluğunu yaşadı. Özdemir, “Bu duygu tarif edilemez bir duygu. Her ne kadar yaptığımız iş zor olsa da böyle ödüller bizi rahatlatıyor” dedi.

“Korumanın başkenti” unvanıyla anılan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde 228 yıllık tarihi Demirciler Arastası’ndaki UNESCO tescilli kilit ustası Hüseyin Şahin Özdemir, 46 yıldır mesleğini aralıksız sürdürüyor. Tarihi konakların kapı kilitlerini yapan demirci ve çilingir ustası 62 yaşındaki Özdemir, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni”ne davet edildi. Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’nü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan Özdemir, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, “Bizim için güzel bir ödül ve bölgemiz adına da güzel bir gurur oldu. Bölgemizi orada tanıtmış olduk” dedi. “Çeşitli aşamalardan sonra bu ödüllere layık olduk” diyen Özdemir, “Birden bir şey yok. Kişi ne iş yaparsa önce yaptığı işi samimi olarak sevip kabullenmeli. Başarı isterse bu şekilde. Yani ‘bu iş sert, bu iş soğuk’ diye birşey yok. Başarı isteyen kişi yaptığı işi en güzel şekilde kabullenmeli ve sevmelidir. Gördüğünüz gibi bizim yaptığımız iş metal işleri. Metal, bildiğiniz gibi en sert bir şey ama samimiyetimizi, gönlümüzü verdik. İşimizi sevdik. Elimizdeki en sert demir hamur şeklini aldı” ifadelerini kullandı.

UNESCO tescilli kilit ustası ünvanına sahip olduğunu belirten Özdemir, “Restorasyonlar yaparken ecdadımızın yaptığı kapı dekorları, yani kapının üzerinde nasıl bir metal varsa en iyisini yapmaya çalıştık. Yani soğuk, sert, zor demedik. Yani zoru kabullendik, başarılı olduk ki herhalde birileri gördü ve Cumhurbaşkanımız tarafından da böyle bir ödüle layık olduk” diye konuştu.

Tören için Ankara’da çok güzel ağırlandıklarını aktaran Özdemir, Cumhurbaşkanının elinden ödül aldığı sırada yaşadığı mutluluğu ise şu sözlerle anlattı:

“Bu duygu tarif edilemez bir duygu. Ancak orada yaşamak gerekiyordu bu duyguyu. Yani biz gerçekten yaptığımız işin önemini orada anlıyoruz. Her ne kadar yaptığımız iş zor olsa da böyle ödüller bizi rahatlatıyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin