Zonguldak’ ta başlayan Ormanların Yasadışı Müdahalelerden Korunması Esasları hizmet içi eğitim semineri Orman Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde yer alan Bartın ve Karabük İllerinde yapılan eğitimler ile sona erdi.
Karabük ve Bartın’ da düzenlenen eğitimlere, Bölge Müdürü Ahmet Sırrı Beşel, Bölge Müdür Yardımcısı Cevdet Çiçek, Karabük Cumhuriyet Savcısı Umut Salih Tiryakioğlu ile Bartın Cumhuriyet Savcısı Ahmet Yaşar, Koruma Şube Müdürü Muharrem Koç, Karabük, Bartın, Safranbolu, Yenice ve Ulus İşletme Müdürleri, İşletme Müdür Yardımcıları, İşletme Şefleri, İşletme Avukatları ile İşletme Müdürlüklerinde görevli orman muhafaza memurları katıldı.
İki oturum şeklinde gerçekleşen eğitimde Bölge Müdürlüğünde görev yapan orman muhafaza memurlarına ormanlarımıza yasa dışı müdahalelerle ilgili 2016 yılı uygulamalarının değerlendirilmesi ve 2017 yılında yapılacak uygulamalar hakkında Bartın ve Karabük İlleri Cumhuriyet Savcıları Umut Salih Tiryakioğlu ile Ahmet Yaşar eğitimin ilk oturumunda katılımcılara kolluk kuvvetlerinin görev ve sorumlulukları, orman suçları ile ilgili düzenlenen suç zabıtları, tutanaklar, arama ve el koyma kararları hakkında bilgiler verildi.
İkinci oturumda Koruma Şube Müdürü Muharrem Koç tarafından orman muhafaza memurlarına “ormanların yasa dışı müdahalelerden korunması, nakliye tezkeresi kesilmesine dair tamim, damga tamimi ve uygulamalar hakkında sunumlar eşliğinde eğitim verildi.
Yapılan değerlendirmelerin ardından eğitim sona erdi.


OBM hizmet içi eğitimleri sona erdi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


