blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mart, 2024 00:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

‘Obezite ömrü 10 yıl kısaltıyor’

Dünya Obezite Günü dolayısıyla bilgilendirmede bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, son zamanlarda obezite ameliyatları hakkında yayılan yanlış bilgiler nedeniyle ameliyata ihtiyacı olan çok sayıda insanın uygun tedaviye ulaşamadığını ve bilimsel yayınlara göre bu kişilerin yaşam süresinin yaklaşık 10 yıl kısaldığını, oluşturulan bu yanlış algının hayatlara mal olduğunu belirtti.
Uzmanlar günümüzdeki en ciddi sağlık sorunlarının başında gelen obezitenin hem dünyada hem de ülkemizde görülme sıklığının arttığına dikkat çekerek sık sık önlem alınması konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağlık sektöründeki yeni gelişmeler ve artan teknolojik imkânların obezite ile baş etmek için tedavi seçeneklerini artırdığını ifade eden Liv Hospital Samsun’dan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Recep Aktimur, “Özellikle son yıllarda başarı oranlarının artması ve sonuçlarının gayet olumlu olması nedeniyle en çok tercih edilen yöntemlerin başında obezite ameliyatları gelmeye başladı. Fakat ameliyatlarla ilgili yanlış bilgiler nedeniyle ameliyata ihtiyacı olan çok sayıda insanın uygun tedaviye ulaşamıyor” açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Aktimur, bilimsel yayınlara göre tedaviye erişemeyen kişilerin yaşam süresinin yaklaşık 10 yıl süreyle kısaldığını söyledi.

“Safra kesesi ameliyatı kadar riski var”
Bilimsel yönden obezite ameliyatlarının başarısının ve gerekliliğinin çok uzun yıllardır ispat edilmiş olduğunu ve bu ameliyatların bir safra kesesi ameliyatı ile benzer riski taşıyarak yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Aktimur, oluşturulan korkunun insan hayatına mal olduğunu söyledi.
Bu ameliyatların aslında dünyada yapılması gerekenden çok daha düşük sayıda yapıldığını belirten Prof. Dr. Aktimur, obezitenin ortaya çıkardığı kronik hastalıkları tedavi etmek adına ülkelerin sağlık bütçelerinin ciddi şekilde yara aldığının ispat edildiğini ve aynı zamanda bu hastalıkların artışının ülkemizin sağlık bütçesini de ciddi şekilde sarstığını kaydetti.

“Ameliyat, obezite ile yaşamaktan çok daha güvenli”
Hem toplumu obezite ve obezitenin neden olduğu kronik hastalıkların pençesinden kurtarmak hem de ülkemizin sağlık harcamalarını daha verimli kullanabilmek adına obezitenin bilinen en başarılı ve kalıcı tedavisi olan obezite cerrahisine karşı olan önyargının otoriteler tarafından önlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aktimur, obezite ameliyatlarının obezite ile yaşamaktan çok daha güvenli olduğunu sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
16 Aralık, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

EMEKLİYİ ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR !

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlettir. Sosyal devlet; vatandaşların refah durumunu gözeten, halkına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak tanımlanır.

Sosyal devlet, anayasamızın 2. ve 60'ıncı maddelerinde de tanımlanmıştır. Sosyal hukuk devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani, sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Ülkelerin sosyal devlet olabilmesi için bazı özelliklerinin bulunması gerekir. Sosyal devlette fırsat eşitliği ön plandadır. Ayrıca sosyal devlette halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartları sunulur.

Peki, halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartlarının sağlanması konusunda ne durumdayız? Ücretlere baktığımızda, eşit gelir dağılımından söz edebilir miyiz? Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünya sıralamasında liderliğe oynuyoruz!

Çalışanlarla emekliler arasındaki ücret dengesizliği emekliler aleyhine giderek büyüyor. Emekli maaşları TÜRK-İŞ'in her ay açıkladığı açlık sınırı rakamlarının neredeyse yarısına düştü. Önümüzdeki ay 6 aylık enflasyon rakamlarına göre emekli maaşlarına yapılacak olan zam yüzde 11-12 civarında olacak. Bu durumda, en düşük emekli aylığı 19 bin liraya bile ulaşamayacak. Kasım ayı açlık sınırı rakamı 30 bin lira . Aralık ayında ve devam eden aylarda bu rakam daha da artacak. Emekli maaşlarının açlık sınırı rakamlarının yakalaması mümkün görülmüyor. Aynı durum asgari ücret alanlar için de geçerli. Bu rakamlarla kirasını bile ödeyemeyen milyonlarca insan ne yiyecek ne içecek?

blank

Böyle bir adaletsizlik, böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Nerede kaldı sosyal devlet, nerede adalet, hakkaniyet? Emekli de bu ülkenin vatandaşı. Emekliler lütuf beklemiyor. Çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını hakkıyla almak istiyorlar.
Sosyal Güvenlik Sistemi çökmüştür. Prim ödeme gün sayısının, ödenen primin rakamsal miktarının hiç bir önemi kalmadı. 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün prim ödeyen arasında bir fark kalmadı. Sistem oynana oynana bu duruma geldi.
Hakkaniyet, adalet yerle yeksan oldu.
2016 yılında asgari ücretten % 66 daha fazla maaş alan bir emekli buğün asgari ücretin yüzde 24 altına düştü.
Bu tablo böyle devam ederse, emekli kuru ekmeğe bile muhtaç kalacak.
Tuzu kurular! ükeyi yöneten muhteremler! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor.? Nasıl uyku uyuyorsunuz?

Çocuk okutan, kirada oturan emekliler var. Bu insanlar açlık sınırının yarısına düşmüş maaşlarla ayakta kalabilir mi? Yazının başlığı bazılarına abartılı gelmiş olabilir. Fakat acı gerçek budur. EMEKLİ ÖLMEDEN MEZARA KONMUŞTUR!

Tablonun ressamı gelmiş geçmiş tüm hükümetlerdir! Son 23 yılda ise, bu tablo tamamlandı, verniklendi ve çerçevelendi. Oy uğruna izlenen popülist icraatlar, istihdam yaratamayan, üretmek yerine ithal etmeyi öncelikleyen politikalar, israf ve şatafat ülkeyi bu duruma getirmiştir.

Mutlu azınlığa en kalbi duygularımla…

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.