Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Nisan, 2016 08:58 tarihinde yayınlandı
0

Narkotik Köpeği ‘Dalga’ Sezonun İlk Uyuşturucusunu Buldu

BARTIN İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, havaların ısınmasıyla birlikte ağırlık verdiği uyuşturucuyla mücadele çalışmalarında sezonun ilk operasyonunu yaptı. Narkotik köpeği ‘Dalga’nın da yer aldığı operasyonda 207 kök hint keneviri ile 50 gram kubar esrar ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, Bartın İl Jandarma Komutanlığı görevlileri, yaptıkları istihbarat çalışmaları kapsamında Hasankadı beldesine bağlı Özbaşı köyünde yaşayan 72 yaşındaki Y.H. isimli şahsın, arazisinde Hint keneviri bitkisi yetiştirdiği bilgisine ulaştı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı’ndan alınan arama izni ile birlikte operasyon başlatan ekipler, ‘Dalga’ isimli narkotik köpeği ile birlikte şahsın arazisi ve evinde arama yaptı. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Kısım Amirliği İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Hasankadı Belde Karakol Komutanlığı ekipleri ile ortaklaşa düzenlenen operasyonda arazide ekili halde 207 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Narkotik köpeği ‘Dalga’ ise evde yapılan aramada 50 gram kubar esrarı ortaya çıkarttı. Aramada ayrıca ruhsatsız bir adet av tüfeği bulundu. Ele geçirilen Hint kenevirleri imha edilirken, operasyonun ardından firari durumda bulunan arazi sahibi Y.H. jandarma ekiplerine teslim oldu. Jandarma tarafından başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin