Reklam
Reklam
narin gibi kaybolmuslardi 8 yil once kaybolan dursun kagan ve 6 yil once kaybolan EDTg97aG jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ağustos, 2024 16:15 tarihinde yayınlandı
0

Narin gibi kaybolmuşlardı: 8 yıl önce kaybolan Dursun Kağan ve 6 yıl önce kaybolan Evrim hala bulunamadı

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 8 yaşındaki Narin Güran’ın kaybolmasının üzerinden 7 gün geçmesine rağmen arama çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bu kayıp olayı Tokat’ta yıllardır haber alınamayan çocuklar Dursun Kağan Taşçı ve Evrim Atış’ı yeniden hatırlattı.

Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ı arama çalışmaları 7. gününde devam ediyor. Küçük Narin’in bulunması için Türkiye seferber olurken akıllara Tokat’ta farklı tarihlerde kaybolan iki çocuk geldi. 2015 yılında Reşadiye ilçesinde kaybolan Dursun Kağan Taşçı ve 2018 yılında Turhal ilçesinde kaybolan Evrim Atış’a ait bir ize rastlanılmadı. Dursun Kağan’dan 3 bin 165, Evrim’den ise 2 bin 242 gündür haber alınamıyor.

“Derede muhtarı ararlarken çocuk kemikleri bulunmuştu”

25 Nisan 2018 tarihinde Reşadiye ilçesi D-100 karayolu Dokuzdolanbaç Köprüsü yakınlarında meydana gelen kazada, aracının 20 metre yükseklikten Kelkit Çayı’na yuvarlanması sonucu suda kaybolan 2 çocuk babası muhtar Ayhan Cebe için Ankara’dan gelen Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri arama çalışması yapmıştı. 2 hafta süren çalışma sonucunda içerisinde çorap ve insan kemiği kalıntılarının bulunduğu çocuk ayakkabısının bulunması üzerine kemik parçalarının 29 Aralık 2015 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Dursun Kağan Taşçı ile 10 yaşındaki Bayram Erol’a ait olma ihtimali nedeniyle ailelerden kan örnekleri alınmıştı. Kemik parçaları ile birlikte DNA testi için aileden alınan kan örnekleri Ankara’ya gönderilmişti. DNA sonucunda kemik kalıntılarının Bayram Erol’a ait olduğu tespit edilmiş, Dursun Kağan Taşçı’nın ise izine rastlanılmamıştı. Aradan 3 bin 165 gün geçmesine rağmen Taşçı hala bulunamadı.

Evrim’den 6 yıl 1 ay ve 18 gündür haber alınamıyor

Ayrıca Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Yenisu köyü yaylasındaki evlerinin önünde oynadığı sırada 10 Temmuz 2018 tarihinde kaybolan 3,5 yaşındaki Evrim Atış’ı, Ankara’dan gelen ve Reşadiye ilçesinde kaybolan Bayram Erol’un kemiklerini bulan özel JAK ekibi aramıştı. İddiaya göre anne Dilek Atış, köye yakın bir noktada yaylaya kurulan çadırda kardeşinin yanına bıraktığı kızını, kısa bir süre sonra geri döndüğünde yerinde bulamamıştı. Evrim’in kaybolmasının ardından kendi imkânları ile kızını bulamayan anne ve yakınları jandarmaya haber vermiş, ihbar yapılmasının ardından jandarma ve AFAD ekipleri aylarca süren çalışmalara rağmen bir bulguya rastlayamadı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin