seni alakadar etmez
•o nedir lo
Dünya üzerinde nadir görüldüğü belirtilen ve çok zehirli olduğu öğrenilen “argiope lobata” türü örümcek Karabük’te görüntülendi.
Doğada kendi imkanlarıyla vahşi hayatı görüntüleyen doğa araştırmacısı Yusuf Hacıcıol bu kez ise dünya üzerinde nadir görüntülen “argiope lobata” örümceğini fotoğrafladı.
Aladağ ile Belenköy arasında bulunan ormanlık alanda görüntülenen ve farklı desenleri ile oldukça ilgi çekici olan “argiope lobata” türü örümceğin oldukça zehirli olduğu biliniyor.
TÜRKİYE’DEKİ EN ZEHİRLİ ÖRÜMCEK TÜRLERİNDEN
Araştırılan bilgilere göre Türkiye’deki en zehirli örümcek türlerinden biri olan ve yaşam alanının genellikle Afrika, Güney Avrupa ve Asya olduğu öğrenilen bu örümcek türünün eşini yiyen dişileriyle meşhur.(Haber Merkezi)
Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz
Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.
TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR
Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.
O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.
ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT
Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.
Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART
Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.
seni alakadar etmez
•o nedir lo