MÜSİAD'da Olaylı Genel Kurul - Karabük Haber Postası
67879f481fc9e
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
15 Ocak, 2025 14:43 tarihinde yayınlandı
0
0

MÜSİAD’da Olaylı Genel Kurul

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Karabük Şubesi’nin 6. Olağan İl Kongresi, gerginliklerin damga vurduğu bir ortamda gerçekleştirildi. Genel Merkez’in “tek liste, tek aday” çağrısına rağmen iki listenin yarıştığı kongrede, Genel Merkez heyeti salonu terk ederken, Başkanlığa Gökhan Sabır seçildi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Karabük Şubesi’nin 6. Olağan İl Kongresi’nde yaşanan kriz, hem Karabük kamuoyunda hem de MÜSİAD camiasında yankı uyandırdı. Mevcut Başkan Cengiz Ünal’ın, MÜSİAD Genel Merkezi’nin “tek liste, tek aday” tavsiyesini dikkate almayarak kendi ekibini oluşturması, genel merkezle şube arasında ciddi bir gerilime yol açtı. Kongre sonunda yapılan seçimlerde Gökhan Sabır yeni başkan olarak seçildi.

GERGİNLİK GENEL MERKEZ’İN UYARISIYLA BAŞLADI

Kongrede gerginlik,  MÜSİAD Genel Merkez Yurtiçi Teşkilatlandırma Başkanı Mustafa Aktaş’ın konuşmasıyla başladı. Aktaş, MÜSİAD’ın tüm şubelerinde “tek liste, tek aday” prensibine uyulduğunu vurgulayarak Karabük Şubesi’nde de bu kuralın geçerli olması gerektiğini ifade etti. Ancak bu çağrı, mevcut Başkan Cengiz Ünal tarafından dikkate alınmadı ve Ünal, kendi listesini sunmaya devam etti.

GENEL MERKEZ HEYETİ SALONU TERK ETTİ

Genel Merkez’in desteğiyle aday olan Yusuf Duyku ve ekibi, çağrılara rağmen Ünal’ın listesinin geri çekilmemesi üzerine, Genel Merkez heyetiyle birlikte kongre salonunu terk etti. Genel Merkez’in bu tepkisi, kongrede tansiyonu daha da yükseltti.

“GENEL MERKEZE MEYDAN OKUMA”

Cengiz Ünal’ın “tek liste ve tek aday” kuralını ihlal ederek kendi ekibini oluşturması, “Genel merkeze meydan okuma” olarak yorumlandı. MÜSİAD tarihinde bir ilk olarak değerlendirilen bu gelişmelerin  yalnızca Karabük Şubesi’ni değil, MÜSİAD’ın kurumsal işleyişine yönelik sorunları da gün yüzüne çıkardığı ifade ediliyor.

GÖKHAN SABIR BAŞKAN SEÇİLDİ

Salondan ayrılan heyetin ardından kongre, Cengiz Ünal’ın sunduğu liste ile devam etti. Tek liste ile yapılan seçimde Gökhan Sabır, MÜSİAD Karabük Şubesi’nin yeni başkanı olarak seçildi. Sabır’ın yönetiminde şu isimler yer aldı: Suat Aksu, Şenol Kuru, Mustafa Doğan, Şeref Can Kara, Murat Özodabaş, İsmet Alıcı, İsa Akgün, Hayati Demir, Mustafa Köşger, Cemalettin Karagöz ve Aydın Saray.

GENEL MERKEZ RADİKAL KARARLARI DEĞERLENDİRİYOR

Yaşanan bu gerginliklerin ardından, MÜSİAD Genel Merkezi’nin Karabük Şubesi’ni kapatma ya da faaliyetlerini askıya alma gibi radikal kararları değerlendirdiği öğrenildi. Genel Merkez yöneticilerinin, bu tür olayların MÜSİAD’ın kurumsal yapısına zarar verdiği ve kabul edilemez olduğu yönünde görüş bildirdiği ifade ediliyor.

CENGİZ ÜNAL: “KOLTUK ADAMI DEĞİLİM”

Kongrede konuşan mevcut Başkan Cengiz Ünal, MÜSİAD’ın geleneklerine ve kurumsal yapısına her zaman saygılı olduğunu vurguladı. “Ben hiçbir zaman gelenek, örf ve adetlere saygısızlık yapmadım. Asla koltuk adamı değilim” diyen Ünal, kendisine yönelik eleştirileri reddetti.

KAMUOYU SÜRECİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Yaşanan olaylar, Karabük kamuoyunda geniş yankı bulurken, Genel Merkez ile Karabük Şubesi arasındaki gerilimin MÜSİAD’ın bölgede gelecekteki etkinliğini nasıl etkileyeceği merak konusu oldu. Genel Merkez’in alacağı kararların ilerleyen günlerde netleşmesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr ahmet hamdi topal akif toplumu etkileyen buyuk krizler karsisinda cesareti one cikarmistir 4sXHvP7b
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Mayıs, 2026 00:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal: “Akif toplumu etkileyen büyük krizler karşısında cesareti öne çıkarmıştır”

Türkiye Büyük Millet Meclisi himayelerinde Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen “4 Şehir 4 Mekan 4 Akif” sempozyumunda Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ele alındı.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele yıllarındaki rolü ve Kastamonu’daki izleri ele alındığı “Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri” başlıklı sempozyum, Kastamonu Üniversitesinin ev sahipliğinde Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programda, Mehmet Akif Ersoy’un bağımsızlık mücadelesindeki yeri, düşünce dünyası ve Kastamonu’nun Milli Mücadele sürecindeki stratejik önemi akademik çerçevede değerlendirildi.

Oturumda ayrıca, Milli Mücadele döneminde Kastamonu’nun üstlendiği tarihî misyon ile Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Camii’nde gerçekleştirdiği vaazların toplum üzerindeki etkileri de ele alındı.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Mehmet Âkif’i yalnızca anmanın yeterli olmadığını, onun temsil ettiği ahlak, iman ve mücadele anlayışının yeniden kavranması gerektiğini vurguladı. İstiklâl Marşı’nın yalnızca bir metin değil, milletin hafızasında derin izler bırakan bir duruşun ifadesi olduğunu belirten Rektör Topal, “Mehmet Akif’in eserleri ve vaazları incelendiğinde, onun milletine yalnızca moral vermekle yetinmediği, aynı zamanda şuur, mücadele ve mesuliyet duygusu kazandırmayı hedeflediği görülür. Akif, toplumu sarsan büyük krizler karşısında teslimiyeti değil, direnişi, ümidi; dağınıklığı değil, birliği, korkuyu değil, cesareti öne çıkarmıştır” dedi.

Mehmet Akif Ersoy’un hayatında Kastamonu’nun ayrı bir yeri olduğuna dikkat çeken Rektör Topal, Kastamonu’nun Millî Mücadele döneminde yalnızca coğrafi bir mekân değil, fikir, inanç, dayanışma ve direniş ruhunun yoğunlaştığı önemli merkezlerden biri olduğunu kaydetti. Rektör Topal, “O dönemde milletin sadece cephede mücadele etmesi yeterli değildi. Mücadelenin anlamının halka anlatılması, bağımsızlık fikrinin diri tutulması ve birlik duygusunun canlı kalması gerekiyordu. Mehmet Akif bu noktada önemli bir sorumluluk üstlenmiştir” diye konuştu.

Akif’in Kastamonu’da verdiği vaazlar, yaptığı konuşmalar ve ortaya koyduğu fikri mücadele, Milli Mücadele ruhunun Anadolu’ya yayılmasında büyük bir etkiye sahip olduğunu söyleyen Rektör Topal, “Nasrullah kürsüsünden yükselen ses, sadece o günün insanlarına değil, sonraki kuşaklara da hitap eden güçlü bir tarihi miras haline gelmiştir. Nasrullah Vaazı, Mehmet Akif’in milletin istiklali için taşıdığı derin kaygıyı, güçlü inancı ve sarsılmaz sorumluluk bilincini gösteren önemli metinlerden biridir. Söz konusu vaazda Akif, sadece dönemin siyasi ve askeri şartlarını değerlendirmemiş; aynı zamanda millet olmanın, birlikte hareket etmenin, bağımsızlık fikrine sahip çıkmanın ve mücadeleden vazgeçmemenin önemini vurgulamıştır. Dolayısıyla Kastamonu, Mehmet Akif’in hayatında sadece bir durak değil, onun fikir ve mücadele dünyasında önemli bir anlam merkezidir” şeklinde konuştu.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan ise Mehmet Akif’in Milli Mücadele döneminde yalnızca mücadele ruhunu değil, aynı zamanda milletin manevi direncini de güçlendirdiğini ifade etti. İstiklâl Marşı’nın taşıdığı ruhun doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, etkinliğin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin desteğiyle gerçekleştirildiğini belirtti.

Kastamonu’nun Mehmet Akif’in hayatında özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Arıcan, Akif’in karakterini şekillendiren cesaret anlayışına değinerek, “Korkma demek, Peygamber Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Hz. Ebubekir’e hitabında olduğu gibi ‘Allah bizimledir’ diyebilmektir. Ümitsizlikten, yalnızlıktan ve milletin geleceğine sahip çıkmaktan korkmamayı ifade eder. Mehmet Akif’in cesaret anlayışı iman ve sorumluluk bilinciyle şekillenmiştir” ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif’in yalnızca bir şair değil aynı zamanda bir medeniyet düşünürü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Arıcan, “Dijital mecrada önemli görevler ifa etme sorumluluğumuz olduğunu anlıyoruz. O yüzden Akif’i bu kapsamda anlayarak tekrar nefse düşmeden, birliğimizi kaybetmeden, bilgiye sarılarak, ahlakı merkeze alarak, hakkı ve hakikati savunarak milletimize, insanlığa ve hakikate karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiz gerekiyor” dedi.

Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da Mehmet Akif’in Nasrullah Camii’nde verdiği vaazların halkın moral ve direncini güçlendirdiğini belirterek, şehrin Milli Mücadele döneminde üstlendiği kritik role dikkat çekti.

Sempozyumun açılışında konuşan Proje Koordinatörü Dr. Gazi Doğan ise Türk Kurtuluş Savaşı’nın önemli şehirlerinden biri olan Kastamonu’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “4 Şehir 4 Mekan 4 Akif” projesinin ortaya çıkış sürecini katılımcılarla paylaştı. Projenin amacının Mehmet Akif Ersoy’u genç kuşaklara tanıtmak ve onun düşünce dünyasını farklı şehirler üzerinden yeniden hatırlatmak olduğunu belirten Dr. Doğan, Kastamonu’nun Milli Mücadele’de üstlendiği tarihi role dikkat çekti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Doğan, “Özellikle gençlerimiz, yarının Türkiye’si sizin eseriniz, bu şuurla Akif’i yeniden okumayı ve anlamayı zihnimize kazırız” dedi.

Konuşmaların ardından TÖMER’de eğitim gören uluslararası öğrenciler, ülkelerine ait yöresel kıyafetlerle İstiklal Marşı’nı okudu. Program, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzikoloji Bölümü tarafından hazırlanan konserle devam etti.

Daha sonra “Mehmet Akif Ersoy’da Cesaret ve Kastamonu Günleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yaptığı panelde, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu, Doç. Dr. Zeki Gürel, Doç. Dr. Tuba Dalar ve Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen sunumlarıyla yer aldı Panelde konuşan Prof. Dr. Kaymakcı, Mehmet Akif’in düşünce dünyasının genç nesillere doğru şekilde aktarılmasının önemine dikkat çekerek, dijital çağda zayıflayan ahlaki değerlerin yeniden hatırlanması gerektiğini ifade etti.

Panelde ilk sözü alan Doç. Dr. Tuba Dalar, Mehmet Akif’in cesaret anlayışını anlattı. Prof. Dr. Onur Hasdedeoğlu ise, “Cehalete Karşı Cesaret: Safahat’tan Örnekler” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Serap Denizmen, Kurtuluş Savaşı döneminde Mehmet Akif’in etkili iletişim gücünü ele alarak doğru söylem ve güçlü hitabeti sayesinde toplum üzerinde önemli bir etki oluşturduğunu ifade etti. Müslümanların birlik olması gerektiğinin altını çizen Denizmen, Türk Milli Mücadelesi’nin Müslüman dünya için de önemli olduğuna dikkat çekti. Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Zeki Gürel ise Mehmet Akif Ersoy’un Kurtuluş Savaşı’nın manevi mimarlarından biri olduğunu belirterek, zor dönemlerde milletin moral gücünü yükseltmek amacıyla ülkenin çeşitli yerlerinde görevlendirildiğini ve camilerde vaazlar verdiğini hatırlattı.

Panelin ardından panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Sempozyuma Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş’ün yanı sıra, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin