Murzioğlu, İSO ikinci 500’de yer alan Samsunlu firmaları kutladı
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, İSO’nun 2023 raporuna göre Türkiye’nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu arasına girmeyi başaran Samsunlu 8 firmayı kutlayarak, başarılarının devamını diledi.
İstanbul Sanayi Odası’nın(İSO) her yıl hazırladığı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayici Kuruluşu’nun 2023 yılı raporu sonuçları açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre, listeye Samsun’dan sekiz firma adını yazdırmayı başardı.
“Başarıları takdire şayan”
Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, yaptığı açıklamada, İSO ikinci 500 listesinde yer alan sekiz firmayı başarılarından dolayı kutladı. Yaptığı açıklamada Samsunlu sekiz firmanın Türkiye’nin dev firmaları arasına girmelerini, “Takdire şayan” olarak değerlendiren Murzioğlu, “Bilindiği gibi geçtiğimiz ay açıklanan İSO İlk 500 firma arasına ilimizden altı firma girmişti. İkinci 500 firma arasına ise ilimizden sekiz firma adını yazdırmayı başardı. Hepsiyle ne kadar övünsek azdır. İlk ve ikinci 500 firma arasına giren firmalarımızın işverenlerini, yöneticilerini, çalışanlarını ve tüm emeği geçenleri kutluyorum ve başarılarının daim olmasını temenni ediyorum. 2023 yılının tüm olumsuz koşullarına ve yaşanan tüm ekonomik zorluklara rağmen Samsunlu sanayicilerimiz, üreterek, istihdam yaparak ve ihracat gerçekleştirerek tam bir başarı öyküsü yazdılar. Onlarla ne kadar gurur duysak az. Bizler üretimin, istihdamın, ihracatın kalkınmada ne denli önemli faktör olduğunun farkındayız. Tüm çabamız Samsun’un daha iyi yerlerde olması için. Oda olarak da ihracatı artırıcı tüm yardımcı etkenleri harekete geçirmek için çaba harcıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle ilimizin ekonomik gelişimi ve kalkınması hedefinde üreterek, ihracat yaparak, iş ve aş sağlayarak katkıda bulunan firmalarımızın yöneticilerini, çalışanlarını ve tüm emeği geçenleri bir kez daha yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU
Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.
Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı! Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor. Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.
Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye
Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor. Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.
Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor. Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı. "Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.
Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı. Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik. Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!
Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek. Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.
Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.
Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.
Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.