Trabzon’da yaşayan 75 yaşındaki Aydın Mumcu, kayıp muhabbet kuşunu iki aydır her yerde arıyor. 5 yıl önce bir aylıkken aldığı muhabbet kuşuna “Şampiyon Trabzon” olmak üzere birçok kelime öğreten Mumcu, kuşun kaybolmasıyla sanki evden cenaze çıkmış gibi üzüldüklerini söyledi.
Muhabbet kuşunun kayıp ilanını iş yerinin penceresi olmak üzere mahalledeki yakın çevresinde her yere asan Mumcu, onu bulma umutları her geçen gün azalmasına rağmen yine de geri geleceği umudu taşıdıklarını kaydetti.
Aradan geçen iki aylık zamanda kendilerini sadece bir kişinin aradığını onda da olumlu sonuç alamadıklarını ifade eden Mumcu, muhabbet kuşunu bulanı ödüllendireceğini belirtti. Bir gün geri geleceği umudunu taşıdıklarını kaydeden Mumcu, “Hopa’dan beş yıl önce bana bir aylıkken gelmişti. Baktık, yetiştirdik yaklaşık 150 kelime kadar öğrettik. Örneğin ’Şampiyon Trabzon’, ’başım ağrıyor beni doktora götürün’ gibi sözler söylüyordu. ’Oğlum gel seni yedireyim’ diyordum hemen gelip omzuma konuyordu. Evimizin kiler kısmında beyaz dişi vardı birlikte oynuyordular. Eve gittim kafeste yemek yiyordu, aşağı indim daha sonra abdest almak için yukarı çıktığımda kafeste olmadığını gördüm. Kilerde birlikte oynadıklarını düşündüm akşamleyin eve geldiğimde yine yoktu. Eğer kedilere yem olmamışsa muhtemel birinin evindedir. Yaklaşık 2 aydır kayıp bu zaman zarfında bizi sadece bir kişi aradı. Zaten fazla uçamazdı 20-30 metre kadar ancak uçabiliyordu. Bir defasında evimizin karşısında bulunan evin balkonuna gitmişti gel oğlum dedim geldi. Bulup getiren olursa kendisini ödüllendirmeyi düşünüyorum, yeter ki onu bana getirsin. Kızım üniversitede doçent çok güzel yetiştirdi onu. Kaybolduğunda sanki evden cenaze çıktı kızım, hanım çok ağladı. Kızım benimle bir ay konuşmadı. Umudumuz kesildi ancak az da olsa içimizde bir ümit var. Kayıp ilanını çevreye astık, bulunursa çok sevineceğim. Bulanı da mükâfatlandırırım” diye konuştu.
Öte yandan, kayıp kuşun fotoğrafını içeren broşürde, “Görenlerin, duyanların 532 785 5992 No ile iletişime geçmeleri rica olunur” ibaresi yer alıyor.


Muhabbet kuşunu bulmak için her yere kayıp ilanı astı
Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”
Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.
Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.
Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.
Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.
“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”
Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.
“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”
Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.
Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları
Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

