Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, sağlık sisteminin en önemli konularından biri haline gelen “gereksiz ilaç kullanımı”nın önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bu konuda diş hekimlerinden destek istedi.
Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Atakum Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi(ADSM) Başhekimliği tarafından düzenlenen “Diş Hekimliğinde Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu”, Atakum Ata Sahne Sanat Merkezi’nde, kamu ve özel çeşitli sağlık kuruluşlarından idareciler, diş hekimleri ve diş hekimliği öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, sempozyumun diş hekimliği alanında çalışan profesyoneller arasındaki iş birliğini ve bilgi paylaşımını güçlendirdiğine vurgu yaparak, bu güç birliğinin de her zaman hastalara daha iyi hizmet sunma adına kendilerine bir fırsat verdiğini söyledi.
Sağlık Müdürlüğü olarak bu nedenle her zaman böyle etkinlikleri desteklediklerini ifade eden Sağlık Müdürü Uras, konuşmasında akılcı ilaç ve antibiyotik kullanımı konusuna dikkat çekerek, “Gereksiz ilaç kullanımı, sağlık sisteminin en önemli konularından biri haline geldi. Gereksiz ilaç kullanımının ortaya çıkardığı maddi kayıplar ve tıbbi zararların önüne geçmemiz lazım. Bunun için diş hekimleri ve diş hekimliği öğrencilerinden de destek bekliyoruz” dedi.
Oturum başkanlığının Prof. Dr. Emel Bulut’un yaptığı sempozyumda OMÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman Sırrı Bilge “Diş Hekimliğinde Akılcı İlaç ve Antibiyotik Kullanımı”, OMÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Burca Baş Akkor “Diş Hekimliğinde Sistematik Hastalıklar ve Güncel Yaklaşımlar”, OMÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Rüveyda Bakkal “Dental Radyolojide Tanısal Görüntüleme Algoritması” konularında katılımcılara sunumlar yaptılar.
Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Uğur Sezgin, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz, Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Şahin, Atakum ADSM Başhekimi Dt. Arzu Çalıkoğlu Azal, Atakum ADSM İdari ve Mali Hizmetler Müdürü Şükriye Turgut, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız ve hastane idarecilerinin de katıldığı sempozyumda oturum başkanı ve konuşmacılara katkılarından dolayı birer teşekkür plaketi verildi.


Müdür Uras: “Gereksiz ilaç kullanımının önüne geçmemiz lazım”
Yağışlardan dolayı arılar çalışamadı, döllerme olmayınca meyvede dökülme riski arttı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, son yılların en yoğun yağışlarının özellikle meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmeyi olumsuz etkileyerek verim kayıplarına neden olabileceğini söyledi.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, bu yıl etkili olan aşırı yağışların tarımsal üretime etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin son 30 yılın en fazla yağış alan yıllarından birinin yaşandığını belirten Gerçekcioğlu, kuraklık ve donun etkili olduğu geçen yılın ardından bu yıl ise aşırı yağışların üreticileri zorladığını söyledi.
Yağış bereketi bazı bölgelerde zarara dönüştü
Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle açık alanda yetiştirilen ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını hatırlatan Gerçekcioğlu, bu yıl ise uzun yıllardır atıl durumda bulunan baraj ve göletlerin dahi dolduğunu ifade etti. Yağışların genel anlamda su kaynaklarını beslediğini belirten Gerçekcioğlu, taşkınlardan kaynaklı büyük çaplı bir zarar görülmediğini ancak özellikle ırmak kenarındaki tarım alanlarında bazı ürünlerin etkilenmiş olabileceğini kaydetti.
Yağışlar nedeniyle çiftçi tarlaya geç girdi
Tokat’ta önemli tarımsal ürünlerden biri olan domates üretiminde de yağışların etkisinin hissedildiğini belirten Gerçekcioğlu, çiftçilerin uzun süre tarlaya girememesi nedeniyle ekimlerin geciktiğini söyledi. Haziran ayının başından itibaren dikimlerin başladığını ifade eden Gerçekcioğlu, sebze üretiminde ciddi bir kayıp beklemediğini dile getirdi.
Aşırı yağışların en büyük etkisinin meyvecilik sektöründe görülebileceğine dikkat çeken Gerçekcioğlu, özellikle çiçeklenme döneminde yaşanan yağışların arı faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmenin sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi için arıların polen taşımasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gerçekcioğlu, aralıksız süren yağışlar nedeniyle arıların yeterince çalışamadığını söyledi.
Tozlanma sorunu verime yansıyabilir
Ağaçlarda meyve görünmesine rağmen önemli bir kısmının dökülme riski taşıdığına işaret eden Gerçekcioğlu, “Tozlanma ve döllenme yeterli düzeyde gerçekleşemediği için ağaç üzerindeki meyvelerin bir kısmı gelişimini tamamlayamayabilir. Ağaç hafifçe silkelendiğinde çok sayıda meyvenin döküldüğü görülebilir. Bu durum özellikle çiçeklenme döneminde yağış alan türlerde verim düşüklüğüne neden olabilir” dedi.
Erkenci çeşitlerde hasar büyük
Kiraz, erik, elma, armut ve ayva gibi meyve türlerinin yağışlardan farklı düzeylerde etkilenebileceğini ifade eden Gerçekcioğlu, çiçeklenme süresi kısa olan kiraz ve erikte riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Çiçeklenme döneminde yağmura yakalanan meyve türlerinde verim kaybı yaşanabileceğini söyleyen Gerçekcioğlu, Tokat’ta özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde yoğun çatlamalar görüldüğünü kaydetti.
Çatlamalar tamamen önlenemiyor
Kirazdaki çatlamaların doğrudan yağışlarla bağlantılı olduğunu belirten Gerçekcioğlu, “Dünyada bu sorunun önüne geçebilmek için çok sayıda araştırma yapılıyor. Çatlamalar azaltılabiliyor ancak tamamen önlenemiyor. Aşırı yağış ve ağacın aldığı suyu yeterince dışarı verememesi nedeniyle meyvede çatlamalar meydana geliyor” ifadelerini kullandı.
Geç olgunlaşan kiraz çeşitlerinde çatlama riskinin daha düşük olabileceğini belirten Gerçekcioğlu, buna rağmen döllenme yetersizliğine bağlı meyve dökülmelerinin görülebileceğini sözlerine ekledi.

