Müdür Coşkun Güven ASD Eflani Spor'u Ziyaret Etti - Karabük Haber Postası
66e3f83d33d3b jpg
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
13 Eylül, 2024 11:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Müdür Coşkun Güven ASD Eflani Spor’u Ziyaret Etti

Karabük Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven, Safranbolu İlçe Spor Müdürü Sedat Adakan, Eflani İlçe Spor Müdürü Emrah Aydemir ve Karabük Gençlik Spor Şube Müdürü Serdar Ali Osman Sevim ile birlikte, Safranbolu İlçe Stadyumu’nda akşam antrenmanı yapan takımı ziyaret etti.

Ziyaret sırasında Kulüp Başkanı İrfan Topçu ile bir araya gelen İl Müdürü Coşkun Güven, yeni sezon hakkında değerlendirmelerde bulundu. Takımın çalışmalarını yerinde inceleyen Güven, oyunculara ve teknik ekibe moral vererek, Bölgesel Amatör Lig’deki mücadelerinde başarılar diledi.

Kulüp Başkanı İrfan Topçu, ziyaretlerinden dolayı İl Müdürü Güven ve ekibine teşekkür ederek, yeni sezonda hedeflerine ulaşmak için kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceklerini belirtti.

66e3f7b5c1805 jpg

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…