Reklam
Reklam

Mucizenin Adı İkranur’un “Anne” Sesi Oldu

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Şubat, 2023 14:52 tarihinde yayınlandı
0

Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan ve 10 ilde hissedilen depremin ardından arama kurtarma faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Gaziantep’in Nurdağı ilçesindeki Karabük Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi, Karabük Valiliği AFAD Ekibi ve Soma madencileri, saatler süren çalışmanın ardından depremden 137 saat sonra 13 yaşındaki İkranur Arslan’ı enkaz altından çıkarttı.

Büyük yıkıma sebep olan depremin ardından arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere Karabük Üniversitesi yapı işleri, peyzaj, sivil savunma ve akademik personelinden oluşan 23 kişilik arama, kurtarma ve destek ekibi; jeneratör, beton kırıcı ve delici gibi ekipmanlarla Karabük Valiliği ve AFAD koordinasyonunda yola çıkmış ve deprem bölgesindeki çalışmalarına başlamıştı.

Ekiplerin arama kurtarma faaliyetlerine devam ettiği Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde bu kez mucizenin adı 13 yaşındaki İkranur oldu. Yavuz Selim Mahallesi’nde çalışmalarını sürdürürken enkaz altında bulunan İkranur’un “anne” sesini duyan ekipler sesin geldiği bölgeye yöneldi.

Karabük Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi, Karabük Valiliği AFAD Ekibi ve Soma madencileri, enkaz altındaki İkranur ile iletişime geçtikten sonra çalışmalarını burada yoğunlaştırdı. Saatler süren çalışmanın ardından ekipler tarafından enkazdan çıkartılan İkranur, ilk müdahalenin ardından hastaneye sevk edildi.

İkranur’un “anne” sesini duyan arama kurtarma personeli, “Yan tarafta betonun üzerinde oturuyordum. Çok net bir şekilde ‘anne’ sesini duydum. Bir anda dikkat kesildim. Bir daha ‘anne’ sesini duydum. Yanımdaki beton yığınının üzerine yattım. ‘Anne’ sesini uzunca duydum. Sesi duyunca hemen ekipler tüm çalışmaları durdurdu.  Arkadaşlarım da gelip dinledi, ‘Öyle zannetmiş olabilirsin ama biz her ne olursa olsun yine de buraya gireceğiz’ dedi. Arkadaşlarımla birlikte hep beraber kazmaya başladık. Arkadaşımın bir diğeri ‘Ben de ses duydum’ deyince o sese doğru gittik. Saatler sonra da 13 yaşındaki İkranur kızımızı aldık oradan. Sağlık durumu çok iyiydi. Oturur vaziyette bulmuş zaten arkadaşlarımız. Hatta ‘Abi siz orayı açın, ben gelirim, sizin buraya gelmenize gereke yok’ demiş” diye konuştu.  (Halil Kızılyer)

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin