blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Şubat, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı

Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın yargılanmasına başlandı.
Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri plakası okunmayan bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibince motosikletteki şahısların üzerinde arama yapıldı. Aramada satışa hazır vaziyette 11 paket halinde toplam 11,04 gram metamfetamin maddesi, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL nakit para ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.M. ve C.K. tutuklandı.
Sanıklar O.M. ve C.K. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu.

"Olay günü üzerimde ele geçirilen parça bana ait, diğerleri bana ait değil, cebime atılmıştır"
Duruşmada savunma yapan O.M., esnaf olduğunu belirterek, "Alacaklarımı almak için çarşıya gidecektim. Sonra C.K.’yi gördüm. C.K.’yi çarşıya bırakırken kolluk kuvvetleri durdurdu. Ben durdum, ehliyetim var. Cebimde madde varmış. Ben daha önce bunu kullanıyordum, pişmanım. O motosiklet montunun cebinde olduğunun da farkında değilim. Kolluk kuvvetleri durdurduğunda ‘üzerinde bir şey var mı’ diye sordu, ’kesinlikle yok’ dedim. Daha sonra baktım ki var. Gittim, teslim ettim. Önceden kalmış, unuttum. Çünkü ben o ceketi çok giymiyorum. Motosiklet zaten müşterinindi, plakası kapalıymış. Ehliyetim var ama ruhsatı falan hiçbir şeyi yok. Bu zamana kadar hiçbir suçum yok. Cebimdeki kendi kazandığım helal para" dedi.

"Şerefim de bitti, itibarım da bitti"
Çöpe atılan peçetenin içinde ne olduğunu bilmediğini iddia eden O.M., "Ben, bu peçeteyi sigara içmek için durduğumda çöpe attım, içinde ne olduğunu bilmeden attım. Kamera kayıtlarında görülen eldiveni yere atmadım, ben peçete olarak attım. Telefonumda hassas terazi üzerinde bulunan uyuşturucuyu da müşteri bana getirdi. ’Bunu alır mısın’ dedi Ben kuşkulandım, almadım. Ben onu delil olarak aldım. Kesinlikle satmadım. Sanayide bir şerefim vardı, şerefim de bitti, itibarım da bitti" diye konuştu.

"Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur"
Sanık C.K. de savunmasında, "O.M. ile karşılaştık. O.M. ’3 gün önce tanıştık’ diyor ama 7,5 aydan beri tanışıklığımız var. Beni Taşköprü’ye bırakır, Taşköprü’den alır ve bir uyuşturucu ortamımız var, beraber içmişliğimiz var. Beraber o gün beni görüyor ve nereye gideceğimi soruyor. ‘Çarşıya gideceğim’ diyorum. Beni çarşıya bırakırken arkamızdan siren sesi geldi. Ben kaskımız yok diye bizi durdurdular sandım. O.M., motosiklete binerken ’kaskım da yok ama olursa olsun, boş ver, bin götüreyim seni’ dedi. Ben o yüzden kaskımız yok diye bizi durdurdular zannettim. ‘Üzerinizde bir şey var mı’ dediler. ‘Yok, arayabilirsiniz’ dedim. ‘Tamam’ dediler. O.M.’yi kenara çektiler. Polis memurunun gözünün önünde oturdum. Oraya attığını kesinlikle görmedim ya da saklamak amaçlı kesinlikle oturmadım. Kesinlikle eldivenin içindekini görmedim. Peçete de dahil hiçbir şey yere atmadım. Sadece kenarda dikildim. Daha önce arama yaptıklarından biliyorum. Ondan sonra polis memuru O.M. üzerinden çıkanları bana verdi. Daha sonra tekrar bana uyuşturucu madde bulundurup bulundurmadığımı sordu. Ondan sonra bizi karakola götürdüler. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" ifadelerine yer verdi.
Sanık avukatlarının da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Şubat, 2026 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Lise öğrencileri F-16 kokpitinde: “Gelecekte KAAN’ları, Kızıl Elma’ları, Atak’ları biz uçuracağız”

Amasya Merzifon’daki 5. Ana Jet Üs Komutanlığı, lise öğrencilerini misafir etti. Kahraman pilotların uçurduğu F-16 savaş uçaklarını ve helikopterleri yakından görüp bilgi edinen öğrenciler, "Gelecekte ülkemizin ürettiği yerli ve milli KAAN’ları, Kızıl Elma’ları, Atak’ları biz uçuracağız" dedi.
Millî Savunma Bakanlığı’nın düzenlediği etkinliğe katılan Amasya Macit Zeren Fen Lisesi öğrencilerine birliğin görevleri ve gerçekleştirdiği faaliyetlerle ilgili bilgiler verildi. Savaşan şahin F-16 savaş uçağının simülatörünü kullanan öğrenciler, Çağrı adı ’Tunç’ olan 151’inci Filo bünyesindeki F-16 savaş uçaklarının pistten kalkışı öncesi önünde fotoğraf çektirdiler.
Türk Hava Kuvvetleri’nin kurtarıcı kanatları olarak bilinen "Melek Filo" bünyesindeki helikoptere de binen gençler, güvenlik faaliyetlerinin yanı sıra yaşanan afetler sonrası dakikalarla yarışılan tahliye çalışmalarında en aktif rolü oynayan filonun hayat kurtaran kahramanlarını yakından tanıdılar.

"KAAN’ları, Kızıl Elma’ları, Atak’ları biz uçuracağız"
F-16 savaş uçağını yakından görmenin mutluluğunu yaşadığını belirten öğrencilerden Göktürk Umut Başpınar, "Gezinin sonunda birkaç arkadaşımız pilot olmak istediğini söyledi. Bizleri misafir eden pilotlar ülkemizin ürettiği KAAN’ları, Kızıl Elma’ları, Atak’ları bizim uçuracağımızı belirttiler. Gelecekte ülkemizin ürettiği yerli ve milli hava araçlarını biz uçuracağız" diye konuştu.

"Onlar göklerdeyken biz korku nedir bilmiyoruz"
Öğrencilerden Ayşe İpek Güler, arama - kurtarma faaliyetlerine katılan özel eğitimli köpeğin gösterisini takip ettiklerini anlatırken, pilotlarla aynı masada yemek yediklerine değinen arkadaşı Zeynep Bedirhan ise, "Onlar göklerdeyken biz korku nedir bilmiyoruz" şeklinde konuştu.

"Uçakların kokpiti, büyüklüğü, yapısı beni aşırı etkiledi"
Gezi sonrası üniversite süreci hedefleri arasına uçak mühendisliği bölümünü de eklediğini vurgulayıp Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişimini takip ettiğine değinen Ahmet Gökalp Demirezen de, "Uçakların kokpiti, büyüklüğü, yapısı beni aşırı etkiledi. Türkiye şu anda savunma sanayiini geliştiriyor. Geliştirilen KAAN, Kızıl Elma ve Atak gibi hava araçlarıyla gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.