Reklam
Reklam
motosiklet kazasi sonrasi idrari karnina dolan genc ameliyatla sagligina kavustu
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2025 16:37 tarihinde yayınlandı
0

Motosiklet kazası sonrası idrarı karnına dolan genç, ameliyatla sağlığına kavuştu

Geçirdiği motosiklet kaza sonrası idrar kanalının böbrekle olan kontağının kopması sonucu idrarı karnına dolan ve vakitle karnı şişen genç, Samsun’da yapılan başarılı ameliyatla sıhhatine kavuştu.

Amasya’da yaşayan Hamza Oğuzhan Çelik (23) motosikletiyle seyir halindeyken istikrarını kaybetmesi sonucu düşerek yaralandı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kazada ağır yaralanan Hamza Oğuzhan Çelik, 2 gün ağır bakımda kaldı. Ardından taburcu olan Hamza’nın bir mühlet sonra karnı şişmeye başladı. Ağrıları artan gencin karnındaki şişliğin sebebi yapılan tetkiklerde biriken idrar olduğu anlaşıldı. VM Medical Park Samsun Hastanesi’ne başvuran ve Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kadir Önem ile Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya tarafından ameliyat edilen genç, şifa buldu.

“İdrarı karnına doldu”

Hastanın süreciyle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Kadir Önem, “Oğuzhan Bey’in bir motosiklet kazası sonrası böbrek kanalı böbrekten kopuyor. Hasta daha sonra bize karnında şişlik nedeniyle başvurdu. Karnındaki şişliğin nedeni ise böbrekteki idrarın böbrek kanalı koptuğu için mesaneye iletilememesi. Sağ böbreğin ürettiği idrar, karnının içine yayılıyor ve karnı şişmeye başlıyor. Olağan, kaza sırasında birtakım iç kanamalar da geçirmiş. Hasta bize başvurdu. Yaptığımız tetkiklerde bu sıvının böbrekten kaçan idrar olduğunu gördük. Buranın onarılması gerekiyordu. Kopan idrar kanalının böbreğe tekrar dikilmesi gerekiyordu. 1 ay bekledik. Hastanın bacağında pıhtı vardı. Bu güzelleştikten sonra hayli güçlü bir ameliyat yaptık. İdrar kanalını tekrar böbreğe anastomaz yapmayı gerçekleştirdik. Tamiratını hoş bir biçimde yaptık. Bu cins durumlarda ekseriyetle sekonder yapışıklıklar oluştur. Bu yapışıklıklar ameliyatla milim milim ilerleyerek açmak zorunda kaldık. Şayet idrar kanalı böbreğe yetişmeseydi, o vakit ince bağırsaktan aldığımız bir modül koyacaktık. Hoş ve güç bir ameliyat oldu. Hastamızı sağlıklı bir formda taburcu ettik” dedi.

“Üzerine basılmayacak kadar sertleşti”

Hamza Oğuzhan Çelik ise “Sağ tarafımda şişlik vardı. Kazadan sonra hastane süreci geçirdim. 2 gün ağır bakımda kaldım. Çıktığım vakit karnım şişti. Üzerine basılmayacak kadar sertleşti. ’Kazadan ötürü kan içeriye dolabilir’ dediler. Daha sonra sol bacağımda toplardamar tıkandı. Kan sulandırıcıya başlayınca daha yoğunluk oluştu. Kendi şehrimdeki tabipler da ‘kan pıhtısı olabilir, şayet açarsak böbreği tam alabiliriz, o riske de biz giremeyiz’ dediler. Samsun’daki Kadir hocamıza yönlendirdiler. Burada birinci olarak tüp takıldı ve sıvı boşaltıldı. Sonrasında hepsi halloldu” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
sinsi ilerleyen hastaliga sessiz katil uyarisi 5IvDPaE3
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Sinsi ilerleyen hastalığa ’Sessiz Katil’ uyarısı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktoru Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günümüzde çok sık görülen ancak bir o kadar da sık atlanan bu önemli hastalık hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Hipertansiyonun toplumda yaygınlığına dikkat çeken Aladağ, günümüzde her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirtti.

Aladağ, hastalığın semptom vermeden ilerleyebildiğini söyleyerek “Günümüzde çok sık görülmekte. Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası ve bunların yarısı da tansiyon hastalığının farkında değil ne yazık ki. Çünkü hipertansiyon hastalığının en önemli özelliği hastalığın sinsi, gizli olması ve hiçbir semptom vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle hastaların çoğu ‘Ben kendimi iyi hissediyorum ama herhangi bir sıkıntım yok’ derken aslında tansiyon hastası olarak dolaşmaktadırlar. Ya verilen tedavileri tam uygulamamakta ya da önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamaktadırlar” dedi.

“Telafisi zor durumlara sebep olabiliyor”

Göz ardı edilen tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gelecekte ağır bedeller ödeteceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Aladağ, bu durumun ilerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabildiğini kaydetti.

Hipertansiyonun kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin ve böbrek gibi çok önemli organları doğrudan etkilediğini hatırlatan Aladağ sözlerini şöyle sürdürdü: “İlerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabilmekte. Çünkü biliyoruz ki hipertansiyon kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin, böbrek gibi çok önemli organları etkilemekte. Kalp krizi, kalp yetersizliği, aritmiler, felç, inme, beyin kanaması, böbrek yetersizliği gibi telafisi çok zor durumlara sebep olmakta. Bu nedenle de dünyada sessiz katil olarak tanımlanmaktadır.”

Basit yaşam tarzı değişiklikleri ile korunmak mümkün

Erken tanı ve tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Aladağ, mevcut hastaların tansiyonunu kontrol altında tutmasının, hasta olmayanların ise hastalıktan kaçınmasının basit yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlanabileceğini ifade etti.

Bu önlemlerden kısaca bahseden Aladağ, öncelikle toplum olarak aşırı tuz tüketildiğine vurgu yaparak, aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesinin çok önemli olduğunu bildirdi.

Aladağ sözlerini şöyle tamamladı:

“Erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması mümkündür. Hipertansiyon hastasıysanız hipertansiyonu kontrol altına almak veya hipertansiyon hastası değilseniz de bunlardan kaçınmak mümkün basit yaşam tarzı değişiklikleriyle. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kere toplum olarak aşırı tuz tüketiyoruz. Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi çok önemli. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak, obeziteden kaçınmak, özellikle en azından mevcut kilomuzu korumak veya kilo almamaya özen göstermek çok önemli. Yine stresten kaçınmak, düzenli uyumak, düzenli bir şekilde uyumak veya uyku hijyenine dikkat etmek de çok kritik tansiyonu kontrol altına almak için. Bugün 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Farkındalık Günü vesilesiyle herkes bence bir kere kan basıncını ölçebilir. Çünkü biliyoruz ki erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor.”

Bizi sosyal medyadan takip edin