Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Nisan, 2015 13:19 tarihinde yayınlandı
0

“Modern Zamanda Peygamberi Anlamak” Konferansı

Karabük Üniversitesi Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonunda Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti Karabük Şubesi tarafından 12-20 Nisan arası Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında “İnsanlığın En Hayırlısı Hz. Peygamber (S.A.V.) ve Birlikte Yaşama Ahlakı” başlığıyla düzenlenen programın ikincisi yapıldı. “Modern Zamanda Peygamberi Anlamak” konulu programa konuşmacı olarak Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu katıldı.
Kuran Tilavetinin okunması ile başlayan programa İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Akademik ve İdari personel ve öğrenciler katıldı.
Üniversite Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü Başkanı İbrahim Şentürk’ün açılış konuşması ve Üniversite Tarih Bölümü öğrencisinin şiir dinletisinin ardından “Peygamberimizi ne kadar tanıyoruz?” adlı röportaj gösterimi yapıldı.
Konuşmalarında hakiki anlamda nasıl iman edilmesinin gereklerinden bahseden Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu, “Biz içinde bulunduğumuz dönemde bolluk zamanını yaşamaktayız. Eğer biz bu bolluk zamanlarında elimizden kitaplarımız alındığında, kütüphanelerimizin kapılarına kilitler vurulduğunda, hocalarımız dar ağaçlarına gönderildiğinde, etrafımızda Allah’tan bahsetmenin yasak olduğu bir zamanda, İslam’ı anlatamayacaksak ve elimizden alınan kitaplar okunamayacaksa İslam’ı yaşamayacaksak eğer İslam’ı yaşamıyoruz demektir. Biz sadece iyi gün Müslümanıyız demektir. Hakiki Müslüman; zorluk, darlık ve bolluk zamanında La İlahe İllallah demekten çekinmeyen, iman ettiği için pişman olmayan bir kimsedir. Bu devirde yapılan savaş kılıç, top ve tüfekle yapılan bir savaş değil, inananla inanmayanın savaşıdır. Biz kalemimizi bir kurşun gibi, okuduğumuz kitapları birer mevzi gibi değerlendirmediğimiz sürece ilmi ve fikri alt yapımızı tahkim etmediğimiz sürece mevzileri boş bırakan, ganimet peşinden koşan meraklılardan başka birileri değilizdir. Sözlerime son verirken Allah’ın bizlere tevdi ettiği emaneti hakkıyla kendisine teslim edebilmeyi halel getirmeden İslam’ın izzetine leke sürdürmeden gerekirse canımızla gerekirse kanımızla bilfiil teslim edebilmeyi lütfeylesin” dedi.
Konuşmalarının ardından Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu’ya Teşekkür Belgesi’ni ve hediyesini Üniversite Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü Başkanı İbrahim Şentürk’ün takdim etmesiyle program sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin