Karabük Üniversitesi Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonunda Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti Karabük Şubesi tarafından 12-20 Nisan arası Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında “İnsanlığın En Hayırlısı Hz. Peygamber (S.A.V.) ve Birlikte Yaşama Ahlakı” başlığıyla düzenlenen programın ikincisi yapıldı. “Modern Zamanda Peygamberi Anlamak” konulu programa konuşmacı olarak Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu katıldı.
Kuran Tilavetinin okunması ile başlayan programa İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, Akademik ve İdari personel ve öğrenciler katıldı.
Üniversite Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü Başkanı İbrahim Şentürk’ün açılış konuşması ve Üniversite Tarih Bölümü öğrencisinin şiir dinletisinin ardından “Peygamberimizi ne kadar tanıyoruz?” adlı röportaj gösterimi yapıldı.
Konuşmalarında hakiki anlamda nasıl iman edilmesinin gereklerinden bahseden Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu, “Biz içinde bulunduğumuz dönemde bolluk zamanını yaşamaktayız. Eğer biz bu bolluk zamanlarında elimizden kitaplarımız alındığında, kütüphanelerimizin kapılarına kilitler vurulduğunda, hocalarımız dar ağaçlarına gönderildiğinde, etrafımızda Allah’tan bahsetmenin yasak olduğu bir zamanda, İslam’ı anlatamayacaksak ve elimizden alınan kitaplar okunamayacaksa İslam’ı yaşamayacaksak eğer İslam’ı yaşamıyoruz demektir. Biz sadece iyi gün Müslümanıyız demektir. Hakiki Müslüman; zorluk, darlık ve bolluk zamanında La İlahe İllallah demekten çekinmeyen, iman ettiği için pişman olmayan bir kimsedir. Bu devirde yapılan savaş kılıç, top ve tüfekle yapılan bir savaş değil, inananla inanmayanın savaşıdır. Biz kalemimizi bir kurşun gibi, okuduğumuz kitapları birer mevzi gibi değerlendirmediğimiz sürece ilmi ve fikri alt yapımızı tahkim etmediğimiz sürece mevzileri boş bırakan, ganimet peşinden koşan meraklılardan başka birileri değilizdir. Sözlerime son verirken Allah’ın bizlere tevdi ettiği emaneti hakkıyla kendisine teslim edebilmeyi halel getirmeden İslam’ın izzetine leke sürdürmeden gerekirse canımızla gerekirse kanımızla bilfiil teslim edebilmeyi lütfeylesin” dedi.
Konuşmalarının ardından Suffe Meclisi Kurucu Başkanı Mehmet Büyükmutu’ya Teşekkür Belgesi’ni ve hediyesini Üniversite Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü Başkanı İbrahim Şentürk’ün takdim etmesiyle program sona erdi.


“Modern Zamanda Peygamberi Anlamak” Konferansı
KBÜ’NÜN KURULUŞUNDA KRİTİK MÜDAHALE
Karabük’ün son 20 yılda yaşadığı en büyük dönüşümlerin başında gösterilen Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecine ilişkin dikkat çekici bir detay, üniversitenin 19. kuruluş yıl dönümü programında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Bugün on binlerce öğrencisi, akademik kadrosu ve uluslararası yapısıyla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alan Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun, kritik bir siyasi müdahale sayesinde mümkün olduğu ortaya çıktı.
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü programında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, üniversitenin kuruluş aşamasında yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir süreci anlattı.
Şahin’in verdiği bilgilere göre, 2007 yılında Türkiye genelinde yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik hazırlanan taslak çalışma Bakanlar Kurulu gündemine geldiğinde Karabük’ün adı üniversite kurulacak iller arasında yer almıyordu. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Karabük, yükseköğretim alanında uzun yıllardır beklediği yatırımı alamamış ve kendi üniversitesine kavuşamamıştı.
“KARABÜK NASIL OLMAZ?”
Taslağı inceleyen dönemin Başbakan Yardımcısı ve Karabük siyasetinin en önemli isimlerinden biri olan Mehmet Ali Şahin, Karabük’ün listede bulunmadığını görünce duruma sert şekilde itiraz etti. Şahin’in aktardığına göre, “Karabük nasıl olmaz?” diyerek sürece doğrudan müdahil olan Mehmet Ali Şahin, üniversitenin kurulacak iller arasına eklenmesi konusunda güçlü bir irade ortaya koydu.
Karabük’ün üniversiteye sahip olmasının şehir için hayati önemde olduğunu savunan Şahin’in, kararnamenin bu haliyle önüne gelmesi durumunda imza atmayacağını açık şekilde ifade ettiği belirtildi. “Bu kararnameyi imzalamam” sözleriyle tavrını net biçimde ortaya koyan Şahin’in, dönemin Başbakanı ile bu konuda bir süre görüş ayrılığı yaşadığı da ifade edildi.
Yapılan değerlendirmeler ve görüşmelerin ardından Karabük’ün de listeye dahil edildiği, böylece şehrin uzun yıllardır beklediği üniversite hayalinin gerçeğe dönüştüğü kaydedildi.
KARABÜK’ÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN KARAR
Aradan geçen 19 yılda Karabük Üniversitesi yalnızca bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişimlere öncülük etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler sayesinde Karabük, genç ve dinamik bir nüfus yapısına kavuştu.
Üniversitenin kurulmasıyla birlikte kentte konut sektöründen ticarete, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli hareketlilik yaşandı. Akademik faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalar, uluslararası projeler ve sosyal etkinlikler sayesinde Karabük’ün adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başladı.
Bugün binlerce öğrencinin eğitim aldığı, yüzlerce akademisyenin görev yaptığı ve çok sayıda ülkeden uluslararası öğrencinin tercih ettiği Karabük Üniversitesi, kuruluş aşamasında verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
VEFA VE TEŞEKKÜR MESAJI
Kuruluş yıl dönümü programında konuşmacılar, üniversitenin bugün ulaştığı seviyenin tesadüf olmadığını vurgulayarak, kuruluş sürecinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.
Özellikle dönemin Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Ali Şahin’in Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunda gösterdiği kararlı duruşun, şehrin geleceğini şekillendiren tarihi adımlardan biri olduğu ifade edildi.
BİR ŞEHRİN GELECEĞİNE ATILAN İMZA
Karabük Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinde ortaya çıkan bu önemli detay, bazen bir şehrin kaderinin yalnızca bürokratik süreçlerle değil, o şehrin geleceğine inanan ve mücadele eden insanların kararlılığıyla değişebildiğini gösteriyor.
Bugün Karabük’ün eğitim, ekonomi ve sosyal yaşamına yön veren en önemli kurumlardan biri haline gelen Karabük Üniversitesi’nin temelinde, şehrin hak ettiği yatırımı alması için verilen güçlü bir mücadele ve vazgeçilmeyen bir irade bulunuyor. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan bu hatıra da Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecinin ne kadar zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

