Minik güreşçiler, Türkiye şampiyonu olmak için Düzce’de ter döküyor - Karabük Haber Postası
minik guresciler turkiye sampiyonu olmak icin duzcede ter dokuyor THckNijW
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Mayıs, 2025 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Minik güreşçiler, Türkiye şampiyonu olmak için Düzce’de ter döküyor

Düzce’de düzenlenen Okul Sporları Minikler Güreş Türkiye Şampiyonası başladı. Bir sportmen, tuşla yenilince gözyaşlarına hakim olamadı. Küçük güreşçiyi rakibi, hakem ve antrenörü birlikte teselli etti.

Okul Sporları Federasyonu, Düzce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Düzce Güreş Federasyonu Vilayet Temsilciliği iştirakinde düzenlenen tertipte, 81 vilayetten gelen 400 minik güreşçi, Türkiye şampiyonu olabilmek için uğraş edecek. Toplam 4 gün sürecek şampiyonada pazar günü yapılacak final karşılaşmalarıyla Türkiye şampiyonu muhakkak olacak.

Bahçeşehir Spor Salonu’nda düzenlenen şampiyona, hürmet duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılışta konuşan Düzce Valisi Selçuk Aslan, güreşin disiplin isteyen bir spor olduğunu vurgulayarak, “Ata sporumuz olan güreşte muvaffakiyete ulaşmak için çok çalışmak, ahlaklı olmak ve disiplinli davranmak gerekir. Tüm atletlerimize muvaffakiyetler diliyorum” dedi.

Düzce Gençlik ve Spor Vilayet Müdürü İsa Yazıcı da, “Okul sporları çerçevesinde düzenlenen bu değerli şampiyonaya 81 vilayetten güreşçiler ve teknik takımlar katıldı. Grekoromen ve hür tarz olmak üzere iki başka branşta gayret eden minik sportmenler, Türkiye şampiyonu olabilmek için büyük bir çaba gösteriyor” diye konuştu.

Düzce Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Murat Postoğlu ise federasyon olarak amatör sportmenlerin her vakit yanlarında olduklarını vurgulayarak, “Bu şampiyonada gayret eden minik atletlerin gelecekte ulusal formayı giyeceğine inanıyor ve başarılarıyla gurur duyuyoruz” formunda konuştu.

“Minik güreşçilerimizi minderde gördükçe umutlarım artıyor”

Dünya ikincisi ve Avrupa şampiyonu eski ulusal güreşçi, tıpkı vakitte Güreş Federasyonu Düzce Vilayet Temsilcisi Ramazan Topal da, turnuva hakkında yaptığı açıklamada, “Bir vakitler bizler de bu minderde ter döküyorduk. Artık ise oğullarımız bu geleneği sürdürüyor. Minik güreşçilerimizi minderde gördükçe umutlarım artıyor. Onların ileride olimpiyatlarda ülkemizi temsil edeceklerine yürekten inanıyorum” dedi.

Tuş ile yenilen sporcuyu teselli etmek kolay olamadı

Müsabakalar sırasında tuşla yenilen bir güreşçi gözyaşlarına hakim olamadı. Sporcuyu, rakibi ve hakem birlikte teselli etmeye çalıştı. Daha sonra antrenörü de devreye girerek öğrencisine moral vermeye çalıştı.

Minikler Türkiye Güreş Şampiyonası, 4 gün boyunca devam edecek. Pazar günü yapılacak final karşılaşmalarıyla şampiyonlar aşikâr olacak ve turnuva sona erecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
aromator ile iletisimde yeni donem tat ve koku transferi hedefleniyor OJkN9Yz2
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor.

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen “Aromatör” adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor.

Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu “Aromatör” teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor.

Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor.

“Aromatör” ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz”

Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir” dedi.

“Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek”

“Aromatör” cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, “Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin