Karabük Postası tarafından
24 Mayıs, 2014 15:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Milli Eğitim Müdürlüğü Çalışanlarına İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında; İl Milli Eğitim Müdürlüğü  çalışanlarına iş yerlerinde alınacak temel önlem ve tedbirlere ilişkin bilgi ve beceri kazandırılması amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi verildi. İş kazalarının ve meslek hastalıklarının %98 oranında önlenebileceği ve önlemenin ödemekten daha kolay olduğu anlayışının öneminin vurgulandığı eğitimde konular:  "Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler, Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları, İşyeri temizliği ve düzeni, İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar, Kimyasal, fiziksel ve Ergonomik risk etmenleri, Elle kaldırma ve taşıma, İş ekipmanlarının güvenli kullanımı, Güvenlik ve Sağlık işaretleri, İşyerindeki tehlikeler”  olarak maddelendirildi.  Eğitime katılan çalışanlara İş güvenliği konusu örnekler verilerek anlatıldı. İş güvenliğinin ardından, İş sağlığı eğitim konuları: “ Meslek hastalıklarının sebepleri, Hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması, Biyolojik ve psikososyal risk etmenleri, İlkyardım” günlük yaşamdan örnekler verilerek anlatıldı.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Şubat, 2026 14:19 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Mesleğinde yarım asrı geride bırakan terzi tarihi kentte zamana direniyor

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu ilçesinde yaşayan Mehmet Belder, yarım asrı aşkın süredir terzilik yaparak hem ailesinin geçimini sağlıyor hem de kaybolmaya yüz tutan mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

Tarihi Çarşı bölgesinde yalnızca 7 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren 68 yaşındaki Mehmet Belder, 54 yıldır terzilik yapıyor. Bağ-Kur emeklisi olan Belder, terzilik sayesinde çocuklarını yetiştirip meslek sahibi yaptığını söyledi. İhlas Haber Ajansı muhabirine konuşan Belder, mesleğe ilkokuldan sonra başladığını belirterek, "İlkokul bittikten sonra terzi Şahin Özalp'in yanında başladım. Yaklaşık 7 yıl orada çalıştım. Bu işi öğrendikten sonra askere gittim. Askerden geldikten sonra kendi adıma dükkan açtım. Şu an halen devam etmekteyim. Bağ-Kur emeklisiyim. Artık dikim yaptıracak vatandaş olmadığı için ufak tefek işlerle meşgul oluyoruz. Bırakma safhasına geldik" dedi.

Terziliğin sevgi ve merak gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Belder, "Bu mesleğe merak etmek gerekiyor. En azından saygın olacak. Aynı zamanda yaptığın dikimi müşterinin üzerinde gördüğün zaman 'Bunu ben yaptım, benim eserim' diye zevk alıyorsun. Hala da meraklıyım, severek yapıyorum" diye konuştu.

Mesleğin artık yok olma noktasına geldiğini dile getiren Belder, çırak yetişmemesinin büyük bir sorun olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda geriden yetişen çıraklar olmadığı için bu iş fabrikasyona döndü. Bizim meslek artık bitme noktasına geldi. Zamanında çok revaçtaydı. O zamanlar bir baba, 'Oğlum liseye başladı, üniversiteye başladı, evlenecek, onun için takım elbise dikiver' derdi. Günümüzde bu işler artık bitti" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 54 yıldır başka bir işle ilgilenmeden terzilik yaptığını vurgulayan Belder, "Bu meslek sayesinde çocuklarımı ekmek sahibi yaptım ve alnımızın akıyla bugünlere geldik" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin