Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Nisan, 2019 14:11 tarihinde yayınlandı
0

“Milletvekillerinin sözlerini tutmasını bekliyoruz!”

Belediye Başkanı Rafet Vergili dün düzenlendiği basın toplantısında yeni dönemde yapılacak projeler hakkında bilgi aktardı. Vergili, Bazı projelerin yapılması noktasında devlet desteği gerektiğine dikkat çekerek, seçim sürecinde Milletvekilleri tarafından özellikle Kardemir Kavşağı konusunda verdikleri sözü tutmalarını istedi. Karabük’te işsizlik oranın yüzde 20’lere ulaştığının da altını çizen Vergili Eskipazar Organize Sanayi bölgesinin bir an önce işlevlik kazandırılmasını istedi

Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ın  adının geçmesi  ile ilgili  MHP İl Başkanı tarafından yapılan açıklamanın isabetli bir açıklama olduğunu da belirten Vergili ” Uysal’ın Bu saatten sonra Üniversitede Rektör olması veya bir idareci olması  Karabük’te sosyal barışı bozar” dedi

Belediye Başkanı Rafet Vergili 31 Mart Yerel seçimleri sonrasında ilk basın toplantısını dün düzenlendi. Toplantıda önümüzdeki dönem yapılacak projeler hakkında bilgi veren Vergili, Karabük Milletvekillerinin de seçim öncesi verdikleri sözleri tutmasını istedi.

Vergili açıklamasında “Yoğun  bir şekilde şu anda bir çalışma süremiz mevcut.  Şu andaki çalışmalarımız söz verdiğimiz gibi Şirinevlerdeki Pazar yeri hemen seçimlerden faaliyete geçti çalışmalarına devam ediyor, ayrıca şehir parkı ile ilgili çalışmalarımız çok hızlı bir şekilde devam ediyor, Ramazan ayı içersinde tamamen bitmiş olacak ve 100. Yılda da bir kitap cafe Ramazan ayı içersinde tamamen bitmiş olacak ve Ramazan sonrası açılışını yapacağız. Emekli evimizin de  Ramazan sonrası açılışı yapılması ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Yine  5000 Evlerdeki 40 nolu parkımızdaki çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor, açılışı Ramazan’dan sonra  gerçekleştirilecek. Diğer rutin işlerimizle ilgili de çalışmalarımız en hızlı şekilde devam ediyor. Şu anda yapmış olduğumuz çalışmaların içersindeki en önemli hadiselerden bir tanesi Karabük’ün bu beş yıllık dönemindeki peyzajı.Peyzaj  ile ilgili çok önemli çalışmalar yapacağız ve bundan sonraki yapılacak inşaat faaliyetleri, çalışma faaliyetlerinin hepsi oluşturmuş olduğumuz bir estetik kurulundan geçtikten sonra onayları verilecek. Tabi seçimlerde Karabüklülere vaade ettiğimiz projelerimiz de var. Bu sene  çalışmalarımız öncelikle projelerin tamamlanması, proje ihalelerinin gerçekleşmesi  ile başlayacak. Çok yakında vermiş olduğumuz sözlerle ilgili proje çalışmalarına devam edeceğiz.  Tabi bu arada yine  seçimlerde Bölgemizin Milletvekillerinin vermiş olduğu sözlerde mevcut, bu sözlerin de Milletvekillerimiz tarafından takip edilerek yerine getirilmesinin biz de  takipçisi olacağız, bir taraftan da bunların yapımıyla ilgili her türlü çalışmalara gerekli destekleri vereceğiz.  Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi  biliyorsunuz bütün siyasiler seçim süresi içersinde  Demir Çelik kavşağı ile ilgili Demir çelik Kavşağını yaptıracağız diye söz vermişti.   Biz seçimlerde aynen şunu söyledik  “Devletin yapabildiklerini yapar, yapamadıklarını biz Karabük Belediyesi olarak yaparız” demiştik. Ama burada Demir çelik kavşağı ile ilgili bir söz verilmişse Milletvekilleri kendi üstlerine düşen görevi yerine getirmeleri için gerekli çalışmaları yapmaları gerekir.  Ayrıca Üniversite kavşağı ile ilgili çalışmayı  Milletvekillerinden bekliyoruz.  En önemli hadiselerden bir tanesi Eskipazar Organize Sanayinin mutlak surette hızlı bir şekilde canlandırılması gerekir yine bu işlemlerle ilgili Milletvekillerimizin üzerine çok büyük bir görev düşmekte. En son İş Bulma Kurumunun bana vermiş olduğu Karabük’teki işsizlik oranı 14.8. Ama benim gördüğüm kadarı ile Karabük’teki işsizlik oranı yüzde 20’nin altında değil. Karabük’te yeni iş sahalarının mutlak surette açılması gerekiyor ve bununla ilgili de Eskipazar Organize Sanayinin hızlı bir şekilde alınacak kararlarla acil yatırımcıların taşınması zaruri oldu. Bununla ilgili de Milletvekillerimizin aynı şekilde çalışmalarının devam etmesi gerekiyor.  Yine Karabük’te en önemli devlet yatırımlarından olan Devlet Su İşleri’nin Akköse 1, Akköse 2, Akköse 3 ve Gökderenin ıslahları ile ilgili çalışmalarını yine Milletvekillerinin takiplerinin içersinde olması gerekir . Tabi burada Araç Çayının, Soğanlı  çayının dere ıslahları tamamlanmamış vaziyette yıllardan bu tarafa yarım kalmış bir vaziyette dere ıslahları var. Dere ıslahları ile ilgili de Milletvekillerimizin çalışması gerekiyor. Dediğimiz gibi burada Hükümet,  Belediye işbirliği içersinde çalışmalarına devam ederse burada kazançlı çıkacak Karabük’tür. Yani bu yapacağımız işlerin hepsi Karabük içindir. Biz kendi üstümüze düşen görevleri en iyi şekilde yerine getirmek için ne gerekiyorsa  yapacağız.  Belediyemiz şu anda performansını en az iki veya üç misli daha artırarak çalışmalarına devam edecek.  Almış olduğumuz yeni yapılaşmalarla, yeni aldığımız kararlarla ve şu anda seçim sürecinde çıkan bazı düşünceleri  de elimizden geldiği kadar gerçekleştirmenin gayreti içersinde olacağız” dedi

“KARDEMİR KAVŞAĞI PROJESİ UYSAL’IN DEĞİL KARAYOLLARININ PROJESİ”

Bir Basın mensubunun  “KARDEMİR Kavşağı ile ilgili proje Uysal’ın projesi diye geçiyordu ama, Milletvekilleri ayrı bir söz vermiş miydi?”  şeklindeki sorusuna  Başkan Vergili; “O Uysal’ın Projesi değil , Karayollarının Projesiydi.  Çok iddialı konuşuyorlardı  biz Karayolları ile  bu projeyi gerçekleştireceğiz  diye.  Burada o seçilmiş, bu seçilmiş önemli değildir bu iddianın yerine getirilmesidir. Çünkü Bu bir karayolları projesiydi. Kendileri çok ısrarla bunları Karayollarına yaptırabileceklerini  söylüyorlardı  şu anda bizim de hiçbir sıkıntımız yok, İktidar Partisi ile bir problemimiz yok ve bunlar Karabük için yapılması gereken şeyler Milletvekilleri o gün nasıl söz verdiyse yerine getirmesi gerekir bekleyeceğiz” diye  cevap verdi.

“İL BAŞKANIMIZIN AÇIKLAMASI ÇOK İSABETLİ BİR AÇIKLAMA”

Başkan Vergili,  bir basın mensubunun “Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ın  Karabük Üniversitesi Rektörlüğü için girişimlerde bulunduğu  ve bu yönde de  MHP İl Başkanı Adem Kar’ın açıklamasını” hatırlatması üzerine  “İl Başkanımızın açıklaması çok isabetli bir açıklama, çok hassas noktalara da temas etmiş.  Şu anda Burhanettin Uysal Beyin bir siyasi kimliği vardır,  akademisyen bir kimliği  yoktur. Önce bir Milletvekilliği dönemi geçirmiştir, sonra bir Milletvekili adaylığı geçirmiştir ve Belediye Başkanı adayı olmuştur ve tamamen bir siyasi kimliğe kavuşmuştur.  Bu saatten sonra Üniversitede Rektör olması veya bir idareci olması  Karabük’te sosyal barışı bozacaktır demektir. Biz şu anda bütün faaliyetlerimizi 4-5 tane kurumla çok iyi şekilde yürütmemiz lazım.  Birincisi Belediye, ikincisi Milletvekilleri, üçüncüsü, Üniversite, dördüncüsü Demir Çelik İşletmesi. Bunlarla çok uyumlu bir şekilde çalışmamız gerekir  bu uyum içersinde çalışmamızın neticesinde de kesinlikle Karabük kazanacaktır.  Biz çok yakında Demir Çelikle de ayrıca bir toplantı yapacağız, Demir Çelik çevre kirliliği konusunda çok iyi mesafeler kat etti  ve takip ediyoruz farkındaysanız Demir çeliğin üstündeki o sisli dumanlar kaybolmaya başladı çok az birkaç tane ünitede bazı problemler var bunları da takip ediyoruz ama Demir çelikle Karabük’le ilgili bazı taleplerimiz de olacak ve bu taleplerimizle ilgili görüşmelere başlayacağız. Aynı şekilde Üniversite ile çok iyi bir diyalog içerisinde çalışmamız gerekir. Hatta biliyorsunuz kurulan TEKNO Park’a biz Belediye olarak da orayı hareketlendirebilmek için iştirakçi olduk. Üniversite ile çok yakın çalışmalarımız olması gerekir ki bu da  Karabük’ün daha hareketli, daha canlı olabilmesi demek.  Seçimlerde şunu da söylüyordu  “Bu meydanı yaparken, biz Karabük Üniversiteyiz, Karabük Üniversitesinden sen bir görüş aldın mı diyordu” O tarihte Karabük Üniversitesi’nin sayısal çoğunluğu 4.500 civarlarındaydı ve bir sürü bölümler açılmamıştı yani Karabük’ün ihtiyaçlarına cevap verebilecek durumda değildi  yalnız üniversitenin  kendi gelişi ile ilgili bir çaba sarf edildi ama bu gelişimini geçtiğimiz 10 yıllık süre içersinde tamamladı bundan sonra Karabük Belediyesi ile ve Karabük ile de iç içe çalışmalar içersinde olması gerekir. Mesela  örnek vereyim Estetik Kurulumuza mutlaka Üniversiteden bir kişi talep edeceğiz bu kurulun içersinde Üniversitenin girmesi gerekir veya bizim yapacağımız Bilim Merkezini tamamen Üniversitenin yönlendirmesi ile  gerçekleştirmemiz gerekir ki bu Bilim Merkezi dediğimiz yer akademisyenlerin çalışma sahası olan bir oluşum.  Yine sağlıkla ilgili yapacağımız çalışmanın içersinde hem bu işin uzmanları ve hem şu anda bir Tıp Fakültesine sahip  Karabük Üniversitesi bunların içersinde uzmanlarla beraber bu projeleri gerçekleştirmemiz gerekir. Artık Üniversitemiz Karabük’teki yapılacak işlere destek verebilecek yapıya sahip oldu. Ama bundan 10 yıl evvel böyle bir kimliği yoktu ve Üniversitenin de her türlü ihtiyacına Karabük Belediyesinin hızlı bir şekilde cevap vermesi gerekir. Bunun için şu saatten sonra Burhanettin Uysal Beyin Üniversitede Rektör olması Karabük’te  bazı  uyumları, bazı dengeleri, bazı  çalışma sahalarını bozar çünkü, yapmış olduğu dört aylık siyaset döneminde siyasetin etik kurallarını yıkarak saldırı, iftira, itibarsızlaştırma kampanyası içeren bir siyaset yürüttüğü için yani bizim burada kolektif çalışmamız olması söz konusu olmaz onun için ben bu atamaları yapan kişilerin veya bu düzenlemeleri yapan kurumların bunu çok iyi değerlendireceğine ben inanıyorum böyle bir şey olması Karabük’te doğru değildir” dedi.

“BURHANETTİN UYSAL BİZİ İNCİTTİ”

Yine bir Basın mensubunun sorduğu  soru üzerine Başkan Vergili; diğer Siyasi Partilerin normal propagandalarını yaptığını ve hiçbirinin kendilerini incitmediğini  belirterek “Ama Burhanettin Uysal bey bizi incitti, Karabük’ü incitti yalnız bizi değil, bir sürü kurumlarla ilgili söylemleri oldu, benim şahsımla ilgili söylemleri oldu, yani incitmediği hemen hemen hiçbir nokta bırakmadı bunu da siyasilerin iyi değerlendirip  Rektör olup, olmamasına karar vermesi  gerekir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin