AK Parti Karabük Milletvekili ve Milletvekili adayı Osman Kahveci, 7 Haziran genel seçimleri kapsamında hafta sonu da bir dizi ziyaretlerde bulundu.
Seçim çalışmaları kapsamında yoğun bir tempoda çalışmalarını sürdüren AK Parti milletvekili ve milletvekili adaylarından Osman Kahveci, bu doğrultuda hafta sonunda; Melisa, Gölveren, Ortaca ve Dudaş köylerinde ziyaretlerde bulunarak seçim çalışmalarını sürdürdü.
Kahveci; “ Önümüzde çok ciddi bir seçim var. Türkiye çok ciddi bir seçime doğru ilerliyor. Bu seçim bugüne kadar yapılan seçimlerden çok farklı. İnşallah en güzel ve en doğru kararı milletimiz verecek ve AK Parti’miz yine birinci parti olarak bu seçimden çıkacaktır” dedi.
AK Parti olarak bugüne kadar tek dayanaklarının ve güçlerinin millet olduğunu vurgulayan Kahveci; “Biz AK Parti olarak başka güçlerden destek almadık, başka güçlerin desteğini reddettik. Biz hakka inanıyoruz ve halka güveniyoruz. Şimdi köylere veya mahallelere başka siyasi partiler gelecektir. Birçok vaatlerde bulunacaklardır. Atabildikleri kadar atacaklar.3 vereceğim 5 vereceğim diyecekler. Bir zamanlar hatırlarsınız iki anahtar vereceklerdir. Şimdi onlar ne oldu, siyasi mevta oldular gittiler. Onun için bunu fırsat bilip vatandaşın duyguları ile oynayacaklar. Biz inşallah elimizden geleni her dönem yaptık şimdi de yapacağız. Karabük’ün halini düşünün, şimdi diyebilirler mi Karabük ölü bir şehir diye. Bakın Kardemir’e 6 bin 500 işçi kardeşimiz rahat çalışabiliyor. Karabük’ün tüm alt yapıları yapıldı, köylerimize 100 milyonun üzerinde yatırım yapıldı. Onlar palavra atarlar, AK Parti yapar. Bizim onlardan farkımız ne söylersek biz onu gerçekleştiririz. Onlar da biliyor ki millet onlara iktidarlık vermeyecek. Kamuoyu yoklamaları da bu şekilde. Biliyorsunuz İngiltere’de bir seçim oldu. O akşam kazanamayan partiler ne yaptı? Hepsinin liderleri istida etti; ama Türkiye’deki AK Parti dışındaki siyasi partiler 9 defa seçim kaybetti. İstifa etmeyi kimse aklından geçirmiyor. Şimdi de muhalefet parti liderleri bir başka yol deniyorlar. Oylarını arttırmak gibi bir düşünceleri var. Diyorlar ki millet bize, bizim politikalarımız ile oy vermiyor. O zaman millete vaat edelim söyleyebildiğimiz kadar çok şey söyleyelim düşüncesine kapıldılar. Belki bazıları inanırda oylarımız bir iki oy artar düşüncesindeler. Yalnız şunu akıl edemiyorlar; milletimiz sandıkta en doğru kararı vererek yine AK Parti ile durmak yok yola devam diyecekler” dedi.


Milletvekili Kahveci, Seçim Gezilerini Sürdürüyor
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


