Reklam
Reklam

Milletvekili Akay’dan Enerji Bakanı’na “Kardemir’e Sahip Çıkalım” Çağrısı

673c4f7b9ed79
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
19 Kasım, 2024 11:42 tarihinde yayınlandı
0

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2025 bütçesi, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçe görüşmelerinde konuşan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Karabük’ün doğal gaza ilişkin talepleri ile KARDEMİR’de yaşanan sorunları Bakan Albayrak’a iletti.

YENİCE’DEKİ DOĞAL GAZ ÇALIŞMASI HIZLANDIRILMALI, EFLANİ İLÇESİ DOĞALGAZA KAVUŞMALI

Bakan Albayrak’a Yenice ilçesindeki doğalgaz çalışmalarının hızlandırılması ile Eflani ilçesinde doğalgaz çalışmalarının başlatılması talebini ileten CHP Milletvekili Cevdet Akay, “Yenice ilçesine taşıma sistemiyle doğal gaz geldi. Şimdi evlere de boru hatları döşenmeye başlandı fakat yavaş gidiyor. Hızlandırılmasıyla ilgili hemşehrilerimizin talepleri var, bende hızlandırılmasıyla ilgili bu konuda sizden talepte bulunuyorum. Eflani’de lisans çıkmış fakat işlemler başlanmadı, hızlı bir şekilde Eflani’li hemşehrilerimiz de doğal gazın gelmesini bekliyor. Bu işlemlerin hızlanmasını sizden rica ediyoruz.” dedi.

KARDEMİR’E DIŞARIDAN İNSAN ALINIYOR, KİMİN NE İŞ YAPTIĞINI BİLMİYORUZ

KARDEMİR’de yaşanan sorunları da aktaran Milletvekili Akay, “Şu anda KARDEMİR’de işler iyi gitmiyor. KARDEMİR’in dokuz aylık bilanço zararı 2,8 milyar yıl sonu 4 milyarı bulacak. Yeni yönetimle beraber, özellikle Kardemir içerisinde işi yapabilecek kabiliyette, liyakatte kişiler olduğu halde daire başkanlıklarına veya üst düzey yöneticiliklerine dışarıdan insan alınıyor, kimin ne iş yaptığını bilemiyoruz, bu konu kanayan bir yara. İlgili bakanlıklarla da istişare ederek bu konunun bakanlıklar arasında da koordinasyonunun sağlanması, Kardemir’in bu zararının bir an önce bertaraf edilmesi lazım. Özelleştirme yapılacağıyla ilgili yoğun bilgiler var, Kardemir Karabüklülerin, hepimizin çok önemli bir sanayi kuruluşu; mutlaka korunması gereken ve mali yapısı güçlendirilmesi gereken bir şirket.” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorumlar

  1. İşçi

    Kardemir kesinlikle zarar etmiyor 2025 – 2026 yılı işçi maaş sözleşmesi olduğundan emekçiye para vermemek dertleri başka birşey değil özel sektör haddehaneler büyürken kardemirin büyüyememesini akıl almıyor

Yeni yorumlara kapalı.

g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.