Milletvekili Akay, Uyuşturucu Artışına Dikkat Çekti - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:21
Güneş 06:47
Öğle 13:02
İkindi 16:26
Akşam 19:08
Yatsı 20:28
İftara son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Eylül, 2023 14:09 tarihinde yayınlandı
0
0

Milletvekili Akay, Uyuşturucu Artışına Dikkat Çekti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)  Karabük Milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Cevdet Akay uyuşturucu sorunu, kara para problemi, mülteci meselesi ile memur ve emekli maaşlarına ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenlendi.

Milletvekili Akay son yaşananlarla birlikte Türkiye’nin kara listeye girme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, yerel seçim sürecine girildiği için verilmeyen zamların Ocak ayında emeklinin, işçinin, memurun gözünü boyamak için toplu bir zam vermeye çalışacağını ifade etti.

ÜLKEMİZ KARA PARA AKLAMAYAN ÇETELERİN, UYUŞTURUCU BARONLARININ CİRİT ATTIĞI BİR ÜLKE HALİNE GELDİ

Milletvekili Akay, basın toplantısında şu ifadelere yer verdi:

“Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen bir operasyonda polis memurumuz Hakan Telli, uyuşturucu çeteleri tarafından şehit edildi. Çetelerle, uyuşturucu baronlarıyla, kartellerle ilgili gerekli önlemleri alın diye yetkilileri aylardır uyarıyorduk. Maalesef bu sebepten dolayı bir polis memurumuzu şehit verdik. Bu olay önümüzdeki dönem içerisinde de ülkemiz için en önemli sorunlardan birisi olacak. Ülkemiz kara para aklamayan çetelerin, uyuşturucu baronlarının cirit attığı bir ülke haline geldi. Gri listede olmamız ülke olarak bizi çok ciddi anlamda olumsuz etkilemektedir. Uluslararası yatırımcılar ve uluslararası bankalar tarafından ülkemize gerekli yatırımlar sağlanmıyor, sabit sermaye yatırımları gibi kaynaklar gelmiyor.

SICAK PARA UĞRUNA UYUŞTURUCU ÇETELERİNİN, KARA PARA AKLAYICILARININ ÜLKEMİZDE CİRİT ATMASINA İZİN VERİLİYOR

Cari açık ülkemiz için çok önemli bir sorun. Özellikle sıcak paranın girişi açısından çetelerin, kara para aklayanların, uyuşturucusu çetelerinin önü açıldı. 2021 yılının ocak- temmuz dönemi içerisinde 10.2 milyar dolar kaynağı belli olmayan para girdi. Bu rakam 2022 yılının aynı döneminde 24.3 milyar dolara kadar çıktı. AKP iktidarı döneminde ülkemize yaklaşık olarak 76.3 milyar dolar kaynağı belli olmayan para girişi oldu. Kaynağı belli olmayan para girişi 1984-2001 yılları arasında, yani AKP iktidara gelmeden önce 1.7 milyar dolardı. Sıcak para için ülkemizi uyuşturucu çetelerine, baronlara, kara para aklayıcılarına emanet etmek, burada cirit atmalarına izin vermek asla kabul edilemez. Mehmet Şimşek Gri Listeden çıkmaya ilişkin çalışmalar yapıldığını söylüyor fakat bunu eylem olarak görmüyoruz. Bu yaşadıklarımızla birlikte bırakın gri listeden çıkmayı, kara listeye alınma riskimiz doğmuştur.

114 BİN 924 KİŞİ UYUŞTURUCU SUÇUNDAN CEZAEVİNDEN YATIYOR

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı, Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2023 yılı Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre Türkiye’de uyuşturucu kullanımı, resmi raporlara göre her gün artış göstermektedir. Türkiye’de uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü sayısı yüzde 35.4’dür. Ceza infaz kurumlarında uyuşturucu madde bağlantılı suçlardan dolayı 2020 yılında 85 bin 494 kişi; 2021 yılında 100 bin 140 kişi; 2022 yılında 114 bin 924 kişi bulunmaktadır. Uyuşturucu bağlantılı ölüm vakalarının yaş ortalaması 34’tür. Gençlerimizi uyuşturucudan dolayı kaybediyoruz.

SENTETİK UYUŞTURUCU ORANI BİR YILDA YÜZDE 73 ARTTI

Ülkemiz metamfetamin ticaretinde adeta transit ülke gelmiş durumda. 2020 yılında ülkemizde 4 bin 162 kilogram metamfetamin ele geçirilmişken bu rakam 2022 yılında 16 bin 210 kilograma yükselmiştir. 2020 yılında 2 milyon 875 bin adet Captagon isimli sentetik uyuşturucu yakalanmışken bu rakam 2023 yılında 23 milyon 945 bin adete yükselmiştir. Yüzde 73.6 oranında bir artış var. 8 senelik sürece baktığımızda ise 2015-2023 yılları arasında 61 ton esrar, 3.1 ton eroin, 7.3 ton kokain, 504 bin adet ecstasy tablet ve 9.6 milyon Captagon tablet ele geçirilmiştir. Bunlar sadece yakalananlar, bizim bildiklerimiz. Ya yakalanmayanlar? Yakalanmayan miktar maalesef bunun kat ve kat üstünde.

DEVLET HİMAYESİNE ALDIĞI EVLADIMIZI KORUYAMADI

Geçtiğimiz günlerde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından koruma altına alınan 17 yaşındaki bir evladımızın uyuşturucu madde kullanan birisi öldürüldüğü ortaya çıktı. Devlet evlatlarımızı koruyamadığı gibi himayesine aldığı bir evladımıza da sahip çıkamamıştır. Buna benzer bir durum yakın bir tarihte Karabük’te gerçekleşmişti. Gabonlu Dina isimli üniversite öğrencimiz, uyuşturucu madde kullanan birisi tarafından öldürülmüştü. Gençlerimiz bu bataklığın içine saplanmış durumda. Bu durumdan gençlerimizi bir an önce kurtarmamız gerekiyor.

SIĞINMACI TERÖRİSTİN YERİNİ BAŞKA BİR TERÖRİST SÖYLER OLDU

Ülkemiz için bir diğer tehlikeli durum ise mülteci ve sığınmacı konusudur. Özellikle Afganistan ve Suriye’den gelen sığınmacılar maalesef mafyalaşmaya, ülkemizin ve milletimizin güvenliğini tehdit etmeye başladı. İktidara sormuştuk bu Afganistan’dan gelenlerin neden hepsi genç erkek, bunlar ülkemizin hangi bölgelerine dağıldılar, bu kişiler silah kullanıyor mu, bu kişiler Türkçe ve İngilizceyi hangi düzeyde biliyorlar. Bu soruları bizler boşuna sormadık, bu soruların cevabını maalesef bizzat yaşayarak görüyoruz. Türkiye’ye sığınan, 8 yıldır da Şanlıurfa’da yaşayan Fayez Naso’nun, PKK-YPG’nin üst düzey komutanlarından biri olduğu ortaya çıktı. Bunu da kim ortaya çıkardı biliyor musunuz sığınmacı olarak Diyarbakır’da yakalanan YPG’li bir terörist. Ya ortaya çıkmayanlar? Ya diğer gizlenenler?

TERÖR ÖRGÜTÜ EL KAİDE MENSUPLARI GÖSTERİ YAPACAK CESARETİ KİMDEN ALIYOR?

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesinde, Terör örgütü El Kaide mensupları araçlarla konvoy oluşturup resmen gövde gösterisi yaptı. İktidara soruyoruz: Bu kişiler ülkemize nasıl girdi? Bu gövde gösterisinin anlamı nedir? Bizim topraklarımızda terör örgütü El Kaide mensupları nereden cesaret alıp bu gösteriyi yapabiliyorlar? Neden hala eliniz kolunuz bağlı şekilde bekliyorsunuz? Daha ne olması gerekiyor? Sınır kapılarımızda ve sınır noktalarımızda “HUDUT NAMUSTUR.” yazar. Hudut sınırlarımızı korumamız konusunda çok titiz olunması gerekiyor fakat görüyoruz ki VIP araçlarla hudutlarda kaçakçılık yapılıyor. Bizim gördüğümüzü iktidar görmüyor mu?

HAKEM KURULU TASDİK MEMURLARINDAN MI OLUŞUYOR?

Hakem Kurulu ne demek? Hakkaniyet neyse, adalet neyse onu uygulamak demek. Siz emeklimizi, memurumuzu hiç mi görmüyorsunuz? Açlık sınırının altında aldığı ücretlerle nasıl yaşadığını hiç mi görmüyorsunuz? Siz tasdik memuru musunuz? Sizin göreviniz nedir? Hükümetten gelen oranı aynen uygulamak zorunda mısınız? Neden bir iyileştirme yapmadınız? Sizin anneniz babanız evladınız bu halkın içinde değil mi, onlar size durumu anlatmıyorlar mı?  Bu karar asla kabul edilebilir değil. Hem memur emeklimiz hem de SGK emeklimizin durumu içler acısı. 7.500 liralık emekli maaşıyla hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlar. Açlık sınırının 13 bin lira, yoksulluk sınırının 39 bin liraya dayandığı bir ortamda kabul edilebilir bir durum değil. En düşük emekli maaşı süratle asgari ücret düzeyine veya açlık sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

İKTİDAR SEÇİM ÖNCESİ VATANDAŞIN GÖZÜNÜ BOYAMAK İÇİN ZAM VERECEK

Göreceksiniz ocak ayı içerisinde, yerel seçimlerde geldiği için burada verilmeyen zamlar emeklimizin, işçimizin, memurumuzun, esnafımızın gözünü boyamak için toplu bir zam vermeye çalışacaklar. O zaman verebiliyorsanız şimdi neden vermiyorsunuz? Neden bekliyorsunuz? Çıkartın en az asgari ücret seviyesine, 15 bin liraya. Devletimizin bunu yapmaya gücü ve imkânı var. Bu enflasyon ortamında işçimizi, memurumuzu, emeklimizi daha fazla ezdirmeyin, hayatlarından bezdirmeyin. Bir an önce bu zammı yapın beklemeyin. Ocak ayı geldiğinde en düşük maaşı 15 bin liraya çıkarılması söz konusu olacak ama inanın o tarihte bu rakamda yeterli olmayacak. Açlık sınırı çok daha yüksek rakamlara çıkacak. Bizim bu meseleyi kökten çözmemiz gerekiyor. Bunu da çözmemiz için istikrarlı bir ekonomi politikasının olması gerekiyor, bütçe disiplinin olması gerekiyor. Bunların yapılmasını iktidardan bekliyoruz ve takipçisi olacağız.” (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
boludan adanaya bayram ziyaretine giden 16 yasindaki kiz kayboldu Xcz6jtxZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Mart, 2026 16:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Bolu’dan Adana’ya bayram ziyaretine giden 16 yaşındaki kız kayboldu

Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, bayram ziyareti için Adana’ya gönderdikleri 16 yaşındaki kızlarından beş gündür haber alamıyor. Aile, kızlarının alıkonulduğunu iddia ederek sorumlular hakkında şikayetçi oldu.

Olay, 15 Mart tarihinde meydana geldi. İddiaya göre, Bolu’da yaşayan Başaran ailesi, çocukları Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’da bulunan babaanneleri ve dedelerinin yanına gönderdi. Üç kardeşin Bolu Otogarı’ndan 13 Mart tarihinde otobüse binerek Adana’ya gittikleri öğrenildi.

İddiaya göre 16 yaşındaki Ayşe Başaran, yaklaşık 15 gün önce sosyal medya üzerinden tanıştığı Asel Sönmez (15) ile görüşmeye başladı. Bayram ziyareti sırasında Ayşe, yaklaşık bir hafta önce arkadaşını iftara babaannesinin evine davet etti. İftar sırasında iki kızın birlikte lavaboya gittikleri, ardından “bakkala gidiyoruz” diyerek evden ayrıldıkları ve bir daha geri dönmedikleri öne sürüldü. Aile, kızlarına ulaşamayınca Asel Sönmez’in annesiyle irtibata geçti. Ancak iddiaya göre Sönmez’in annesi, Ayşe’nin Adana’nın Seyhan Mahallesine bağlı Dağlıoğlu Gülbahçesi civarına bırakıldığını söyledi. Aile ise kızlarının neden babaannesine teslim edilmediğini sorguladı. Ailenin, Asel Sönmez ve henüz ismi öğrenilemeyen annesi hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi.

“Biz bu aileden şikayetçiyiz”

Kızı Ayşe Başaran’ın kaçırıldığını öne süren acılı baba Ahmet Başaran, “Ayın 13’ünde kızım Ayşe Başaran, Furkan Başaran ve Tuğba Başaran’ı bayram ziyareti için Adana’ya babaannesinin, dedesinin yanına göndermiştim. Ayın 15’inde büyük kızım Ayşe Başaran, Asel Sönmez (15) isimli arkadaşı tarafından 15 gün içerisinde Instagram’da tanışıp kızımı alıkoyup kendi evinde polisten habersiz, babaannesi ve dedesinden habersiz iki gün boyunca Asel Sönmez ve annesi evlerinde saklamışlardır. Biz bu konu hakkında Asel Sönmez’in annesiyle görüştüğümüzde, Dağlıoğlu Gülbahçesi’ne bıraktığı söylenilmiştir. Çocuk Şube’ye bilgisi verilmiş olup eşimin, Asel Sönmez’in annesine ’Kızımız Ayşe Başaran’ı Dağlıoğlu Gülbahçesi’nden mi aldınız da oraya niçin teslim ediyorsunuz? Babaannesine neden teslim etmediniz?’ demiştir. Biz bu aileden şikayetçiyiz. Kızımın başına ne geldi, ne oldu biz bilemiyoruz. Bu yüzden Asel Sönmez’in suçlu olduğuna eminim. Çünkü evden çıkmasına sebep olan kişi odur. Belki birilerine satmıştır. Sonuçta ben herkesten şikayetçiyim; sebep olanlardan, kızımı yakanlardan” ifadesini kullandı.

“Ben kızımın canından da endişeliyim”

Anne Şencan Başaran, kızının canından endişe ettiğini belirterek, “Ben kızımın canından da endişeliyim. Kızımı bulmak istiyorum. Benim içim yanarken kimsenin içi yanmasın. Evinde tutan kadın da bir anne olarak kızımı teslim etmesini bir an önce istiyorum. Yoksa suç duyurusunda bulunacağımı söylüyorum. O aileden de şikayetçiyim kızım bir an önce teslim edilmezse” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin