CHP Karabük Milletvekili ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Cevdet Akay, elektrik kaynaklı orman yangınlarına dikkat çekerek elektrik dağıtım şirketlerine “bakım” uyarısında bulundu.
Milletvekili Akay, elektrik hatlarının sorumluluğunun özelleştirilen dağıtım şirketlerinde olduğunun altını çizerek denetimsizliğin had safhada olduğunu, enerji nakil hatlarından kaynaklı çıkan yangınların bakımsızlıktan kaynaklandığı dile getirdi.
Elektrik dağıtım şirketlerindeki denetimsizliğe dikkat çeken Akay, “2009 yılında başlatılan özelleştirme süreciyle elektriği özel sektör dağıtmaya başladı. Bu tarihten itibaren mahalle ve köylerden geçen elektrik hatlarının sorumluluğu da özelleştirilen dağıtım şirketlerine geçti. Bu durum ne yazık ki denetimsizliği de beraberinde getirdi. Elektrik şirketleri belli periyotlarla hatları kontrol etmek ve bakımlarını yapmak zorunda fakat görüyoruz ki şirketler bu sorumluluklarını yerine getirmiyor. Ne yazık ki enerji nakil hatlarından kaynaklı çıkan yangınların bakımsızlıktan kaynaklandığı ortaya çıkmaktadır.” dedi.
Elektrik dağıtım şirketlerinin sorumsuzluğundan kaynaklanan yangınlara dikkat çeken Akay, “Son yıllarda enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların sayısı ve yanan alanda da önemli artışlar meydana geldiği gözlenmektedir. Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre; 1977-2023 yılları arasında 13 bin 119 adet yangın çıktı, çıkan yangınlar sonucunda ise 141 bin 342 hektar ormanlık alanınız yandı. OGM’nin 2023 Orman Yangınları Değerlendirme Raporu’na göre; 2023 yılında Enerji Nakil Hatları ve Trafolarının sebep olduğu yangınların oranı yüzde 5 olurken, 2021 yılında enerji nakil hatlarından kaynaklı yangınlarda 37 bin hektarlık alan kül oldu” ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına konu hakkında çağrıda bulunan Akay, “Elektrik dağıtımı yapan firmalar, elektrik nakil hatlarında gerekli bakım ve onarım çalışması yapmadığı için ülkemizin dört bir yanında, özellikle de ormanlık bölgelerde sürekli elektrik kesintileri yaşanmakta ve vatandaşlarımız büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili firmaları ve tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz. Ülkemizin canı yanmadan gerekli önlemleri alın, gereken bakım çalışmalarını bir an önce yapın” diye konuştu.
Akay, Karabük’te elektrik dağıtımı yapan firmanın, nakil hatlarında gerekli bakım ve onarım çalışması yapmadığı için Yenice ilçesinde sürekli elektrik kesintisi yaşandığını ve bölge halkına büyük bir mağduriyet yaşattığını söyledi.


Milletvekili Akay elektrik kaynaklı yangınlara dikkat çekti
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

