Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Aralık, 2023 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Mihrimah Sultan’ın puşidesi Samsun’da yapılıyor

Osmanlılarda mezar sandukalarının üzerine örtülen örtü olarak bilinen puşideler, Samsun Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğreticiler tarafından ilmek ilmek işlenerek yeniden yapılıyor. Oldukça sabır gerektiren, yapımı 1-2 yıl süren ve birçok şehzade ile sultanın puşidelerini özenle yapan usta öğreticiler, şu anda Mihrimah Sultan’ın puşidesi üzerinde çalışıyor.

2016 yılında Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları arasında imzalanan protokolle zamanla yıpranan puşidelerin yenileme kararı alındı. Türkiye’nin dört bir yanındaki olgunlaşma enstitüleri puşideleri üretmek için kolları sıvadı. Samsun Olgunlaşma Enstitüsü de 2016 yılından bugüne kadar 5 adet puşidenin yapımını tamamladı. Şu anda Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı olan Mihrimah Sultan’ın puşidesini yapan usta öğreticiler, çalışmaya devam ediyor.

“Elde Maraş işi tekniği kullanılıyor, 1-2 yıl sürüyor”

Samsun Olgunlaşma Enstitüsü’nde El Sanatları Teknolojisi Nakış Öğretmeni Ayşe Sağdış, “Puşide, Osmanlılarda mezar sandukalarının üzerine örtülen örtüleri ifade eder. Samsun Olgunlaşma Enstitüsü kültür tarihimize desen, hat, işçilik, malzeme ve süslemeleriyle ışık tutan özellikleri sayesinde Türk kültür tarihi içerisinde önemli yere sahip puşideleri ilmek ilmek işlemektedir. Büyüklüğüne göre 1-2 yıl arasında yapımı süren puşideler, Osmanlı döneminde mezar sandukalarının üzerini örtmek için kullanılırdı. Zamanla yıpranan puşidelerin desen arşivi hazırlanarak uygun bulunanların yeniden üretimi gerçekleştiriliyor. İstanbul Müzeler ve Türbeler Müdürlüğünden alınan liste ve izin doğrultusunda İstanbul’da bulunan Osmanlı Hanedanına ait 123 türbe içerisindeki 158 sanduka örtüsünün yenilenmesi planlanmıştır. Cumhurbaşkanlığı himayesinde İstanbul Beylerbeyi Sabancı Enstitüsü koordinatörlüğünde Türkiye genelinde olgunlaşmalar tarafından icra edilen puşide projesine Samsun Olgunlaşma Enstitüsü olarak katıldık. Enstitümüz 2016 yılından bugüne kadar 5 adet puşidenin elde Maraş işi tekniği ile tamamlanmıştır. Şimdiki puşidemiz Kanuni Sultan Süleyman Türbesi’ne ait Mihrimah Sultan puşidesidir. Puşidenin yapımında elde Maraş işi tekniği kullanıldığından usta öğreticilerimizi projeye alırken beceri sınavına tabi tutuyoruz. Usta öğreticilerimi puşidenin yapımına katkı sağlıyorlar. Şu ana kadar yapımı tamamlanan puşideler Sultan 4. Mustafa, Şehzade Selim, Şehzade Orhan, Şehzade Hasan ve Şehzade Numan puşideleridir” dedi.

Dindar ve hayırseverdi, oldukça büyük bir servete sahipti

Kanûnî Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın kızı olan Mihrimah Sultan, kaynaklara göre iyi yetiştirilmiş olup güzel konuşur ve güzel yazardı. Kaleme aldığı mektuplarından iç ve dış siyasî gelişmelerle de ilgilendiği anlaşılmaktadır. Son derece dindar ve hayırseverdi, oldukça büyük bir servete sahipti. Mihrimah Sultan Üsküdar’da iskele karşısında iki minareli bir cami, çeşme, medrese, sıbyan mektebi ve kervansarayın yanı sıra Edirnekapı’da tek minareli bir cami, bir çeşme, bir medrese, sıbyan mektebi ve bir çifte hamamdan oluşan bir külliye inşa ettirmiştir. Edirnekapı’daki hayratına su temin etmek için Zincirli suyu da denilen Mihrimah suyu tesisini yaptırmıştır. Ayrıca bu vakıfların birer imareti bulunmaktadır. Mekke’de Aynizübeyde su yollarını tamir ettirmiş ve bu iş için 500 bin altın harcamıştır. Bulgaristan’da XVI. yüzyılın ilk yarısında kurulan Avretalan (Koprivştitsa) Mihrimah Sultan’ın evkafı arasındaydı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin