Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Ekim, 2023 00:48 tarihinde yayınlandı
0

MHP Milletvekili Konal: “LGBT bütün dinlerin ortak düşmanı”

Yesevi Alperenler Derneği Piraziz teşkilatının açılışında konuşan MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, LGBT’lileri ve savunucularını sert bir dille eleştirerek, “LGBT denilen eşcinselliği insanlara güzel göstermeye çalışıp cinsiyetsiz tek tip insan oluşturmayı isteyen global bir tehlikenin içerisindeyiz. Allah’a şükür onun, bunun çocuklarıyla mücadeleyle eden Yesevi Alperenler Derneği Genel Başkanı Kürşat Mican var” dedi.

Yesevi Alperenler Derneği’nin Piraziz ilçe teşkilatının açılışı gerçekleştirildi. Düzenlenen açılış törenine katılan MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, yaptığı konuşmada, LGBT’lileri ve savunucularını hedef alan açıklamalarda bulundu.

MHP Milletvekili Konal yaptığı konuşmada, “Dinde, fikirde, işte birlik yazıyor .Bu yazılar buralara kolay yazılmadı. Bundan 50-60 yıl önce girdikleri taputluklarda nezarethanelerinin duvarlarına yazıldı. Tarih değişiyor, mücadele değişiyor, hamdolsun ki önceden faşistlikle, Türk dünyasına sahip çıktığımız için suçlandığımız o dönemler bitiyor. Artık sağı da, solu da ,ortası da biz Türk milliyetçisiyiz diyor. Amam ve lakin yeni düşman bitmiyor. Artık düşman gençlerimizin iliklerine kadar işleyen uyuşturucu maddeler. Keza manevi olarak gençliğimizi, geleceğimizi bitiren farklı aktörler ortaya çıktı. Bunlar sosyal medya veya sokaktaki kötü örnekler. Gençliğimiz öyle şeylere özeniyor ki ne atamızla, ne milli manevi değerlerimizle ne de dinimizle bir alakası var. İşte bu tür dernekler ve ocaklarımız o gençliğimizi o kötü örneklerden de kurtaracak inşallah” dedi.

“Gençlerimize sahip çıkacağızı”

Gençlerimize sahip çıkmaya davet eden Konal, “Yine dünyanın başına bela olan, hangi dine mensup olursa olsun bütün dinlerin ortak düşmanı olan LGBT denilen eşcinselliği insanlara güzel göstermeye çalışıp cinsiyetsiz tek tip insan oluşturmaya isteyen global bir tehlikenin içerisindeyiz. Allah’a çok şükür Kürşat Mican başkanım yıllardan beri onun, bunun çocuklarıyla mücadeleyle geçiriyor ömrünü. Bugüne kadar kimseye geçit vermedik, onlara da geçit vermeyeceğiz ama gençlerimize sahip çıkacağız” dedi.

Spor, sanat ve moda dünyasını saflarına çektiler

Yesevi Alperenler Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kürşat Mican ise, “Altı yıldan beri LGBT örgütüyle mücadele ediyoruz. Bütün enerjimizi, Türk gençliğini, Müslüman gençliğinin cinsiyetsizleştirilmesin, sapkın akımlara gark olmasın, ailesiz, zürriyetsiz olmasın diye harcıyoruz. Onlarında gelecekleri olsun diye bu mücadeleyi veriyoruz. AB diyor ki, “Dünya nüfusu azalacak. Bunu da topla, tüfekle değil, barışçıl yollarla yapacağız” diyor. Peki neyle yapıyorlar virüslerle, en önemlisi de cinsiyetsiz bir toplumla aileyi ortadan kaldırmaya çalışıyor. Biz bununla uzun zamandan beri mücadele ediyoruz. Şuanda sporcuları saflarına çekmişler, sanatçılar, moda dünyası aynı şekilde. Bazı filim platformlarında bir tane eşcinsel olmayan film oynatılmıyor. Hatta çizgi filmlerle eşcinsel karakterler var. Bilinçaltı mesajlarla çocuklarımıza çocuklarımızın, gençlerimizin beyinlerine işleniyor. Biz bu gençlerimizi dışlamıyoruz, bu gençlerimizi de uyuşturucu batağından kurtarmak için mücadele ediyoruz. Bilinmeli ki uyuşturucu ile eşcinsellik paralel yürüyor. Buna dikkat etmemiz lazım. Gençlerimize, gençliğimize sahip çıkmamız lazım” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından yapılan dualarla Yesevi Alperenler Derneği’nin Piraziz ilçe teşkilatının kurdelesi kesilerek açıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin