Reklam
Reklam
mhp merzifon ilce baskani saka o kaza normal bir kafayla yapilacak kaza degil
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Eylül, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
0

MHP Merzifon İlçe Başkanı Saka: “O kaza normal bir kafayla yapılacak kaza değil”

MHP Merzifon İlçe Başkanı Hüseyin Saka, hızla kaldırıma dalan otomobilin sürücüsünün çarparak hayattan kopardığı 15 yaşındaki Muharrem Can Özel’in ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Görüntüleri güvenlik kamerasına yansıyan feci kazanın detaylarıyla soruşturulmasını isteyen Saka, “Bu kazanın normal bir kafayla yapılacak kaza olduğuna inanmıyoruz” dedi.

’Cinayet gibi’ kaza, 24 Eylül Salı akşamı Amasya’nın Merzifon ilçesi Cumhuriyet Caddesi’nde meydana geldi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülere göre, kontrolden çıkan Abdurrahim Kartal yönetimindeki 35 RKB 01 plakalı otomobil kaldırımda yürüyen 15 yaşındaki Muharrem Can Özel’e hızla çarptı, havaya fırlayarak yere düşen çocuk ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Özel, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Sürücü Kartal, çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Annesi ile cezaevinde olan babası yıllar önce ayrıldığı için 6 Şubat depremi sonrasında geldikleri Merzifon’da dedesi ve babaannesiyle birlikte yaşadığı öğrenilen çocuk, memleketi Gaziantep’in Nizip ilçesinde defnedildi.

“Trafik kazası demiyorum”

Sosyal medyada ’cinayet gibi’ yorumlanan kazanın soruşturmasının detaylarıyla yapılmasını isteyen MHP Merzifon İlçe Başkanı Saka, “Çocuğumuz trafik terörüne kurban gitti. Trafik kazası demiyorum. Çünkü caddenin ortasında 90, 100 kilometre hızla giden cani kaldırımda yürüyen bir çocuğumuzu ne yazık ki hayatının baharında aramızdan ayırdı. Normal bir kaza değildi. Kazayı yapan insan orada diğer insanlara hakaretler ediyordu. Bu kazanın normal bir kafayla yapılacak kaza olduğuna inanmıyoruz” diye konuştu.

“Gençlerimiz zehirleniyor”

Güvenlik güçlerinin uyguladığı asayiş tedbirlerine ek olarak toplumun da duyarlı olması gerektiğine işaret eden Saka, “Merzifon’da yaşayan herkese sesleniyorum. Lütfen bu sessiz çığlığa cevap verin. Gençlerimiz her gün zehirleniyor. ‘Torbacı’ dediğimiz tacirlerin sattığı maddeleri alanlar kendini kaybederek şehrimizi yaşanmaz hale getirmeye başladı. İçen de satan da bunun cezasını gören insanlar da herkes kendi çocuğumuz gibi” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin