MHP Adayları 5000 Evler Platformuyla Bir Araya Geldi - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Mayıs, 2015 14:33 tarihinde yayınlandı
0
0

MHP Adayları 5000 Evler Platformuyla Bir Araya Geldi

MHP Karabük Milletvekili adayları Durmuş Yalçın ve Ayhan Akbaş, beraberinde Belediye Başkanı Rafet Vergili ile birlikte 5000 evler platformuyla bir araya geldi.
Mahallelerinin sorunlarını dile getirmek için mahalle halkı tarafından oluşturulan ve sosyal medya üzerinden çığ gibi büyüyen 5000 Evler platformu Perşembe pazarında MHP Milletvekili adayları ve Belediye başkanını konuk etti.
Toplanan kalabalığa hitaben konuşan MHP Karabük 1. Sıra Milletvekili adayı Durmuş Yalçın, “ Sorun hastanemiz niye kapandı diye. Eğer hastanede güçlendirilme yapılacaksa o yapılır. O yapılmıyor ise yenisi yapılır, mevcudu kapatırsınız. Biz buranın köy olmasına sizlerle birlikte izin vermeyeceğiz” dedi.
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ise, seçimlere sayılı günler kaldığını ancak verilen vaatlerin yerine getirilmediğini söyledi.
Karabük’ün bugüne kadar merkez sağ partilerini sürekli desteklediğini belirten Başkan Vergili, “12 yıldan bu tarafa mevcut hükümetin milletvekili adayları hep desteklenmiş. Bugüne kadar milletvekilleri mevcut hükümetten Ankara’ya gönderilerek mesaj ulaştırılmıştır. Ama ne oldu ben 2009 yılında belediye başkan adayı olduğum zaman insanlara bir şey anlatmak için yola çıktım Allah bize belediye başkanlığını nasip etti. Çünkü o günkü şartlara göre bizim kazanma şansımız çok azdı. Ben hastane kapanmayacak diyen arkadaşlara söylüyorum. Hastane kapanacak dediğimiz zaman hastane kapanmayacak diye pankart astılar. Bundan bir hafta önce oluşturduğunuz platforma geliyorlar sizinle masaya oturuyorlar. Onların buraya gelme yüzü var mıydı. Ben buradan söz veriyorum oluşturulan platformla ben 4 yıl boyunca istişare edeceğim. Ne gerekiyorsa 5000 Evlere yapacağım. Benim dönemimde 5000 Evlerin hiçbir eksikliği kalmayacak. 5000 Evlerde iktidar partisinin evlere kendi bayrağını asmaya hakkı var mı ? Ama görüyoruz ki 5000 Evlere giriyoruz sonuna kadar iktidar partisinin bayrakları ile donatılmış. Bunun için samimi olmamız gerekiyor. Ben, göreve geldiğim günden itibaren belediyenin içerine siyaseti hiç sokmadım. Hiçbir arkadaşımın işini siyasi olarak engellemedim. Ne gerekiyorsa onu yaptım, çünkü benim görevim çalışmak Karabük halkına hizmet etmek. Bir yıl önce buraya gelmişler, biz bu hastane kapanacak demişiz, onlar kapatılmayacak dediler. Şimdi de yıkacağız diyorlar. O gün kapattılar bugün de yıkacaklar. Benim sözlerimin hepsi geçerli, 5000 Evlere ne söz vermiş isem onların hepsini dört yıl içerisinde tek tek gerçekleştireceğim. Bizde sizden şunu bekliyoruz, Karabük belediye başkanlığının değişmesi ile birlikte Karabük’ün bütün ilçelerinde hizmet yarışı başladı. Sürekli belediye başkanı arkadaşlarımıza kaynak buluyorlar iş yaptırmaya çalışıyorlar. Yaptırsınlar ki, Karabük kazanıyor” dedi.
AKILARI BAŞINA GELİR
Başkan Vergili konuşmasını şu şekilde tamamladı “Bu seçimlerde bir tane milletvekili değiştiği anda, iktidarın aklı başına gelecek ve Karabük’te her şey değişecektir. Her şey baştan başlayacaktır. Şimdi yaptıkları bir propaganda var Karabük’ün plakası 78 bu seçimlerde yüzde 78 oy verirseniz Karabük’e tüm hizmetler gelir diyorlar. Hizmet oy ile mi geliyor ? Bir yıl önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerde Karabük Tayyip Beye yüzde 64 o verdi ne geldi Karabük’e ? Ben şunu söylemek istiyorum, ben Mehmet Ali Şahin Bey’den bugüne kadar ne istedi isem bana tamam dedi. Ben televizyonlar da teşekkür ettim. Arkamdan genel müdürlüklere talimat verdi yapmayın diye. İktidarın bir yüzü bu taraf, öbür yüzü bu taraf. Çünkü birileri burada başarılı olursa kendileri siyasi rant sağlayamaz, siyasi ikbal sağlayamaz. Yine Karabük’ten milletvekilliklerini alırla giderler, dört yıl boyunca Karabük’e hiçbir hizmet gelmez. Spor Vadisi projesi bu yıl tamamen programa alınıyor. Köprünün ihalesini yapıyoruz. Üst caddede bulunan asfaltsız yerlerimizi biliyorum, 5000 Evler’de asfaltsız hiçbir yer kalmayacak, kaldırımı yapılamış hiçbir yer kalmayacak” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
fq23333
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
21 Nisan, 2026 15:00 tarihinde yayınlandı
0
0

ÜLKESİ LÜBNAN’DA İSRAİL KATLİAM YAPIYOR, SEFİR EFENDİNİN DERDİ TÜRKİYE’NİN YÖNETİM MODELİ !

ABD nin Türkiye büyükelçisi, dolar milyarderi, Lübnan asıllı, 79 yaşındaki Thomas J Barrack şimdi de, Türkiye’ye monarşi güzellemesi yapıyor. Daha önce de İzmir’e yaptığı bir konuşmada Osmanlı millet sistemini önermişti.
Monarşi, siyasi yetkinin kral, padişah, imparator gibi tek bir kişinin (monark) elinde bulunduğu, yönetimin genellikle soyağacı (babadan oğula/kıza) yoluyla geçtiği bir yönetim biçimidir. Bu sistemleri önermesinin ardındaki niyet bellidir. Türkiye’nin kendi kontrollerinde bir kukla devlet olmasını istiyorlar.

1 yıl kadar önce Türkiye’ye ayak bastığı anda bir konuşma yapmıştı. O konuşma iyi analiz edildiğinde, sefirin karakteri ve niyeti ile ilgili bana göre net ifadeler içeriyordu.
Kendisi ile ilgili ilk yazımı o gün yazmıştım. Daha sonraki süreçte her konuşmasını takip edip, bu hadsiz sefirle ilgili 3 yazı daha yazdım.
İlk yazımın başlığı ” Sn. Büyükelçi lütfen daha açık konuşun” idi.

O yazımı, Türkiye’ye ayak bastığında hava alanında yaptığı konuşmaya tepki olarak yazmıştım. Konuşmasının orijinali aynen şuydu;

“I come with a simple message from President Trump, which is his desire to raise the level of the alliance between Türkiye and the United States to the level that it deserves. We’ve always had a great relationship, but it should be an extraordinary relationship.”

Türkçesi;
Başkan Trump’tan basit ( net ) bir mesajla geliyorum, bu da Türkiye ve ABD arasındaki ittifak seviyesini hak ettiği seviyeye yükseltme arzusu. Her zaman harika bir ilişkimiz vardı, ama bu olağanüstü bir ilişki olmalı. – Büyükelçi Thomas J. Barrack

Kendisine hitaben,
“Her zaman harika ilişkimiz vardı!” Öyle mi? demiş ve devam etmiştim.
Mr. Barrack, ilişkilerimizin sizin açınızdan bakıldığında harika olduğuna hiç şüphe yok! Bizim açımızdan bakıldığında ise tam tersi.
Belli ki, Türkiye’yi ve Türk halkını yeteri kadar tanımıyorsunuz. Bakınız, ben anlatayım size o harika olarak tanımladığınız ilişkilerimizi;

Türk milleti sizi PKK’ya destek veren fetö terör örgütüne kucak açan Türkiye’deki darbelerde parmağı olan ülke olarak tanıyor ve güvenmiyor!
Biz, müttefik olmanın gereğini, her koşulda, büyük bedeller ödemek pahasına ( mesela Kore’de ) yerine getirirken, siz ne yaptınız? Yüzümüze güldünüz hep sırtımızdan vurdunuz.
Sizin ne kadar değerli (!) bir dost (!) olduğunuzu biz çocukluğumuzdan biliriz.. Marshall yardımı diye; gönderdiğiniz o berbat süt tozlarını unutmadık.
Silah yardımı diye kakaladığınız hurdaları da unutmadık. Onları neden gönderdiğinizi de çok iyi biliyoruz.
Tarımımızı, sanayimizi bitirmek için; Gerçek müttefikiniz olan İsrail ile oynadığınız bütün oyunların farkındayız. Bir şekilde satın aldığınız içimizdeki vatan hainleri ile işbirliği yaparak bu ülkenin hep önünü kestiniz.
Uçak üretmeye başlamıştık,
“Biz size çok daha ucuza veririz, kapatın fabrikanızı dediniz. İçimizdeki o vatan hainlerini de kullanarak kapattırdınız.
Eliniz hep eğitim sistemimizin üzerinde oldu. Köy Enstitülerini hayata geçirmiştik, onu’da kapattırdınız.
GAP da oynadığınız oyunları da biliyoruz.
Bu ülkenin düşmanlarıyla hep iş birliği içerisinde oldunuz. PKK ya PYD ye eğitimler verdiniz, binlerce tır silah gönderdiniz. Uyarılarımızı hiç bir zaman dikkate almadınız.
Fetö elebaşını ülkenizde himaye ettiniz. Defalarca istedik vermediniz.
70 yıldır Türkiye’nin önünü kesmek için uğraşıyorsunuz.
İkide bir ekonomimizi mahvetmekle, yaptırımlar uygulamakla tehdit ediyorsunuz. Müttefikliğe yakışıyor mu bu tavrınız?
Daha neler var neler, bu liste uzar gider.

Bu mudur mükemmel olan ilişkimiz.? Sayın büyükelçi, tüm bu gerçekler ortada iken İlişkilerimizi olağan üstü bir seviyeye taşımaktan ne anlamalıyız? Lütfen daha açık konuşur musunuz?

Bizim Bülent’in bir sözü var “Fevkaladenin fevkinde” kastettiğiniz böyle bir şey mi acaba? Yani ilişkilerimizi harikadan olağan üstüne taşırsak, bugüne kadar yaptıklarınızdan çok daha beterini mi göreceğiz?

“Bu saydıklarınızdan bizden önceki yönetimler sorumlu. Trump’ın Başkanlığı döneminde müttefiklik ilişkilerimizde bu tür yanlışlıklar asla olmayacak diyebiliyor musunuz? O halde, önce gerçek bir öz eleştiri yaparak, ülkeniz adına Türk halkından özür dileyin.
Sonra, çok hevesli iseniz ilişkilerimizi olağanüstü bir seviyeye taşımak için yeni bir sayfa açarsınız. Bizde 80 yılın verdiği tecrübe ile bunu ihtiyat çerçevesinde değerlendiririz.

Bu adamla ilgili 11 mayıs 2025 tarihinde yazdığım İlk yazı bu idi.
Sonrasında,
17 temmuz 2025 tarihinde “Bu Adama Dikkat” başlığı ile ikinci yazımı,

6 Kasım 2026 tarihinde “Türkiye’nin İzleyeceği Politikaya Sen Mi Karar Vereceksin” başlığı ile üçüncü yazımı

9 Aralık 2025 tarihinde “Bu Adam Çizmeyi Çok Aştı” başlığı ile dördüncü yazımı yazmıştım.

Anadolu basınının amatör bir yazarı olarak, anlı şanlı yazarlarımız dururken bu hadsiz herife her konuşmasından sonra tepki göstermek bana kalmıştı. Ben ilk günden itibaren tam 4 yazı yazdım, bu beşincisi.

Şimdi bakıyorum da bizim meşhur kalemler anca farkettiler Lüblanlı bu amcanın kim olduğunu. Nihayet tepkiler ardı ardına gelme başladı.
Günaydın beyler.
Geçte olsa uyandınız. O’da güzel.

Değerli okurlarım, sefirle ilgili ilk yazıma burada özellikle tekrar yer verdim. Konunun özünün, yani ABD nin gerçek yüzünün unutulmaması açısından önemlidir. Sefirle ilgili diğer yazılarımı merak edenler, yukarıda verdiğim başlıklarla aratarak arşivlerden ulaşabilir.

İlyas Erbay