Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Mezarlıkta ayı dehşeti

Gündem Yayın: 08.10.2023 00:00
İhlas Haber Ajansı
Mezarlıkta ayı dehşeti

Bartın’ın Ulus ilçesinde bir mezarlığa dadanan ayı, 70 gün önce defnedilen şahsın mezarını açtı. Oğlunun mezarının açıldığını gören kadın büyük şok yaşayarak, mezarlıkta baygınlık geçirdi. Kadın kendine geldiğinde komşuları ve jandarmayı arayarak yardım istedi. Jandarma ekipleri, mezarı açtığı tahmin edilen ayının izini sürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Ulus ilçesi Çubukbeli köyüne inen aç bir ayı köy mezarlığına dadandı. 2 hafta içerisinde iki kez mezarlıkta görülen ayı, son kez görüldüğü bir hafta önce ise yeni defnedilen Ramazan Gün’ün mezarını eşti. 70 gün önce defnedilen Gün’ün kefene sarılı cenazesine ulaşan ayı, herhangi bir zarar vermeden mezarlıktan ayrıldı. Kısa bir süre arayla kocası ve oğlu vefat eden Fatma Gün, dua okumak için geldiği mezarlıkta oğlunun mezarının açıldığını görünce büyük şok yaşadı. Dehşete kapılarak baygınlık geçiren kadın, kendine geldikten sonra komşusunu, köy muhtarı ve jandarmayı arayarak yardım istedi. Fatma Gün yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Köyde dolaşırken eşim ve oğlumun mezarına dua etmek için geldim. Oğlumun mezarının açıldığını görünce orada yığıldım. Komşumu, muhtarı aradım. Karakolu aradık. Biz gelene kadar dokunmayın dediler. Geldiler, onlar da gördüler. Bir hafta boyunca yine bekledik” dedi.

Cenazeye zarar vermeden ortalıktan kayboldu

Olay günü Fatma Gün’ün aradığı komşusu Hüseyin Ünal ise, bir hafta önce yaşanan olayı şöyle anlattı:

“Bir hafta önce bu olay olmuş. Komşum görmüş, mezar açık diye bana telefon etti. Hanım ile buraya geldik. Baktık mezar açılmış. Kefenin kalın tarafından açılmış. Ya toprak üzerine yığıldı ya da araç korna çaldı kaçmış. Köyde bu olaydan önce mezarlığa hayvanlarına bakmaya gelen bir köylü de ayı ile karşılaşmış. Bu arkadaş, ayıyı göremediğini, korkudan yanaşamadığını söylüyor ama ayının kükremesini, bağırmasını duymuş. Jandarma da geldi incelediler, resim çektiler.”

Köylüler tedirgin

Yaşanan olay nedeniyle korku yaşadıklarını belirten köylüler, cezası olması nedeniyle ayıya zarar vermekten de korktuklarını söyledi. Yetkililerden yardım isteyen Hüseyin Ünal, “Bu ayının burayı açması, namahrem odamızı açtı. Biz burada vursak bize ceza verirler ama bizim namahremimize girmiş bu ayı. Ayıyı göremedik, yok. Ama bu ayının işi biliyoruz” diye konuştu.

Mezarlıkta fotoğraflar çeken jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı. Define avcıları, mezar soyguncuları gibi ihtimaller üzerinde de duran jandarma ekiplerinin ilk araştırmalarında daha önce de mezarlıkta ayı görüldüğü ve mezarı ayının açmış olma ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi.

Jandarma ayının izini sürüyor

Jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından ise mezar yeniden kapatıldı. Bir hafta boyunca köylüler silahlanarak mezarlıkta gece gündüz ayı nöbeti tuttu. Bu arada kapatılan mezar mermerden yeniden yapıldı. Sağlamlaştırılan mezarın üstüne ise ayıyı korkutmak için çakar lamba takılırken, mezarlığın yanına insan şeklinde korkuluk yapıldı. Ayının peşine düşen jandarma ekipleri, güvenliği sağlamak için sık sık köyde ve mezarlıkta devriye atıyor.

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Üniversite öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi

Eğitim Yayın: 29.05.2024 20:52
İhlas Haber Ajansı
Üniversite öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğrencilerine orman yangınlarına müdahale eğitimi verildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünce orman yangınlarına müdahalede “Gönüllü Olmak Artık Daha Kolay” sloganıyla OMÜ öğrencilerine orman yangınlarına karşı mücadele hakkında bilgi verildi.

Rektör Ünal: “Üniversitemiz, Türkiye’deki üniversiteler arasında akredite olan tek arama kurtarma takımına sahip”

Turizm Fakültesi Hanife Aşçı Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Burada yanan sadece bir ağaç değil. Ağaçla beraber aslında bütün varlığımız yok oluyor. Ormanların bize ve doğaya kattığı değerleri düşünün. Bütün bunların bir ihmalle ya da bir ihanetle yok olduğunu görüyoruz. Bu konuda farkındalık oluşturmak bizim için çok önemli. Özellikle de üniversite nesli olarak sizin bunu hayatınızın bir parçası olarak algılamanız gerekiyor. Yani ormanların geliştirilmesi için ve özellikle de ihanet bağlamındaki saldırılara karşı bir duyarlılık kazanmanız gerekiyor. Zira alacağınız eğitim, bazen bilinçsizce, bazen de kazara ortaya çıkan orman yangınlarını en az zararla atlatmayı mümkün kılacaktır. Çünkü bu tip durumlarda kendinizi korumayı mutlaka öğrenmeniz gerekiyor. Dolayısıyla üniversitemizde sizlere verilen bu eğitimin yaygınlaştırılması, sonrasında arkadaşlarınızın da bu hususta teşvik edilmesi ve bu eğitimin kurumsal hâle getirilmesi arzusu içerisindeyiz. Üniversitemiz, Türkiye’deki üniversiteler arasında akredite olan tek arama kurtarma takımına sahip. Amacımız öğrencilerimizin bu takımın içerisinde yer alması ve ihtiyaç duyulması hâlinde çağrılı bir şekilde göreve hazır olmaları. Bu eğitim bizim açımızdan büyük gurur kaynağı. Özellikle her kampüsümüzde planlı bir ormanlaştırma faaliyeti yürütülmesi ve ormanlarımızın da korunması için çalışma içerisindeyiz. Bu da sadece bizim tarafımızdan değil, eğitimli insanlar tarafından yapılabilir” dedi.

“Gönüllü olmak ve bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak da son derece önemli”

Doğaya karşı duyarlı olmanın da eğitimin bir parçası olduğuna dikkat çeken Rektör Ünal, “Orman içerisindeki bir dumanın neden çıktığını merak ediyorsanız bu eğitimin gereğini yerine getirmişsiniz demektir. O yüzden nereye başvuracağınızı ve nasıl bir pozisyon alacağınızı bilmeniz, burada son derece önem arz ediyor. Bu durum sadece sizin sorununuz değil, bu aynı zamanda insanlığın sorunu. Eğer insani duygularınız ve değerler karşısındaki hassasiyetiniz güçlüyse emin olun, güzel çalışmalara imza atacaksınız. Hayatınız boyunca güzelliklerin ve iyiliklerin yaygınlaşması adına taraf olacaksınız demektir. Diğer yandan üniversite olarak öğrencilerimizin talebini önemsiyoruz. Sizler bir sıkıntıyı ya da bir ihtiyacı görüp iyileştirme noktasında bir talep üretebiliyorsanız, hayatınız boyunca bu diyaloğunuz sürecek demektir. Böyle bir çağrıya kulak vermiş olmanız bizim için çok değerli. Ümit ediyorum, bundan sonra da biraz daha profesyonel bir şekilde bu sürecin içerisinde yer alırsınız. Burada son teşekkürü bakanlığımıza iletmek istiyorum. Çünkü bir gönüllülük kavramıyla birlikte buradaki etkinliği yaydılar ve misyonu gençleştirip böyle bir politika geliştirdiler. Bu nedenle gönüllü olmak ve bunun yaygınlaştırılmasını sağlamak da son derece önemli” diye konuştu.

“Ormanlarımızı artırır ve onları korursak büyük tehlikenin önlemini de almış oluruz”

Orman yönetimi olarak Türkiye’deki ormanların korunması, bakımı ve iyileştirilmesi için çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Amasya Orman Bölge Müdürü Ferdi Özer, “Görevlerimizi yerine getirirken; zorlandığımız, eksik kaldığımız ve gücümüzün yetmediği zamanlar da oluyor. İşte bunların en başında ne yazık ki orman yangınları geliyor. Özellikle 2020 yılından itibaren ülkemizin Güney ve Ege Bölgelerinde çıkan orman yangınları günlerce, haftalarca hatta aylarca sürdü. Ama çok şükür, başta devlet büyüklerimiz olmak üzere bütün toplumun her kesiminde hakikaten çok büyük destek gördük. İşte bu vesileyle biz orman teşkilatı olarak gerek hava araçları gerekse yeni araçlarımızı daima hazır tutuyoruz. ‘Orman Gönüllüsü’ projemiz ile de yetişemediğimiz ve eksik kaldığımız yerlerde de desteğinizi bekliyoruz. Bugüne kadar köylülerden tutun, dağdaki çobanlarımıza kadar pek çok vatandaşımız, yani toplumun birçok kesiminden insan âdeta orman gönüllümüz olmak için yarıştılar. Umarım, hem teşkilatımız hem de ülkemizin tüm kurum ve kuruluşları dâhil olmak üzere hep beraber ormanlarımızı en iyi şekilde gelecek nesillere aktaracağız. Bizler ormanlarımızı çoğaltır ve onları korursak büyük tehlikenin önlemini de almış oluruz. Bugün burada alacağınız günlük eğitimlerle de daha bilinçli bir orman gönüllüsü olacaksınız. Aldığımız eğitimlerle muhtemel yangınlarda en önde mücadele etmenizi beklemiyoruz. Dediğim gibi bu bizim görevimiz. Bunun için zaten ekipmanımız ve araçlarımız var. Sizlerden istediğimiz bu tür büyük felaketlerde en azından arka planda bize destek olmanız ve güç vermeniz. Diğer yandan, eğer bulunduğunuz sosyal ortamlarda da aldığınız eğitimlerden bahsederseniz çevrenizin de temel bilgisi olur” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Amasya Orman Bölge Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürü Engin Keleş, orman yangınlarına karşı mücadele hakkındaki sunumuyla OMÜ’lü öğrencileri bilgilendirdi. Programda ayrıca, orman gönüllüsü olmak için eğitime katılan ve ardından yapılan sınavda başarı gösterenlere sertifikaları verildi.

Programlara ayrıca Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan, Bafra Turizm Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Seyfullah Gül, Orman Bölge Müdür Yardımcısı Mehmet Kurumeşe, Bafra Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.