Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Temmuz, 2017 13:20 tarihinde yayınlandı
0

Mesleki Eğitimde Yeni Dönem Başladı

6764 sayılı kanunda yapılan değişikliklerle Mesleki Eğitim Merkezlerinde yeni dönem başladı. Karabük Mesleki Eğitim Merkez Müdürü Taner Tünay, zorunlu eğitim kapsamına alınan Mesleki Eğitim Merkezlerinde yapılan değişiklikleri anlattı

Milli Eğitim Bakanlığınca çıraklık eğitiminin örgün eğitim kapsamına alınması ve mesleki eğitimde reform niteliğinde değişiklikler yapılmasıyla mesleki eğitimde yeni bir dönem başlıyor. Mesleki Eğitim Merkezleri, Ortaöğretim Kurumları kapsamına alınarak 12 yıllık zorunlu eğitime dahil edildi.

Karabük Mesleki Eğitim Merkez Müdürü Taner Tünay; “Çıraklık eğitim merkezimize, Kayıtlar ortaokulu yeni bitiren öğrenciler için TEOG tercih döneminde yapılmaktadır. Ortaokulla ilişi önceden kesilmiş veya lise mezunu, üniversite mezunu oyup meslek eğitimi almak isteyenler de kayıt yaptırabilmekte onlar için kayıtlar 12 ay devam etmektedir” dedi

Çıraklık eğitim merkezlerinin önemine dikkat çeken Karabük Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Taner Tünay şu açıklamayı yaptı:

“Çıraklık eğitimin amacı ortaokul mezunu vatandaşlarımızın mesleki eğitim almalarını ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü olarak yetişmelerini sağlamaktır. Çıraklık eğitimi usta çıraklık ilişkisine dayanmaktadır. Çıraklık eğitiminde daha eğitimin başında öğrencilerimiz iş yerlerine yerleştirilmektedir. Doğrudan iş hayatının içinde oldukları için, çağın teknolojine uyum sağlamakta iş tecrübesi kazanmakta, üretime katılmaktadırlar. Bu nedenle sadece ülkemizde değil, gelişmiş ülkelerde de tercih edilen bir meslek eğitimi biçimidir. 6474 Sayılı Kanun ile MESEM orta öğretim kapsamına alınmış yani 12 yıllık zorunlu eğitime dahil edilmiştir. Artık gençlerimizin ortaokul eğitimlerini tamamladıktan sonra TEOG tercihleri ile mesleki eğitim merkezlerine yerleştirilebileceklerdir. Ayrıca lise ara sınıflarda okuyan öğrencilerimiz nakil yoluyla meslek eğitim merkezine kayıt olarak eğitimlerini sürdürebileceklerdir.

Kayıtlar ortaokulu yeni bitiren öğrenciler için TEOG tercih döneminde yapılmaktadır. Ortaokulla ilişi önceden kesilmiş veya lise mezunu, üniversite mezunu oyup meslek eğitimi almak isteyenler de kayıt yaptırabilmekte onlar için kayıtlar 12 ay devam etmektedir.

Haftada en az bir en çok iki gün okula gelecekler. Okul da teorik yani yüz yüze eğitim görürken işletmelerde pratik uygulama eğitimi alacaklardır. Eğitim 4 yıl sürecek bu eğitim sonunda meslek lisesinde okutulan alan derslerinin tümünü almış olacaklardır. Merkezimiz tarafından öğretim sınavlarına girip basamak suretiyle ustalık belgesi düzenlenecek bu belge ile iş yeri açabilecekler ve iş yeri açarken KOSGEB kredilerinden faydalanabileceklerdir. İstemeleri halinde, fark dersleri verip meslek açık öğretim lisesi diploması alabilecekleri gibi üniversite sınavına da girebileceklerdir. Lise veya üniversite mezunları mesleki eğitimlerini tamamladıklarında melse lisesi diploması alabileceklerdir.

Merkezimiz öğrencileri 142 meslek dalında eğitim öğretim görme imkanına sahip olup dolayısıyla hayallerindeki mesleği yapma imkanı bulabileceklerdir. Asgari ücretin yüzde 30’u kadar veya bunun üstünde de ücret alabileceklerdir. Ayrıca çırak öğrenci çalıştıran iş yerlerine devlet teşviği, 20 kişiden az işçi çalıştıran iş yerleri için 254 TL, 20 kişiden fazla işçi çalıştıran işletmeler için 127 TL ödenmektedir. Çırak öğrencilere ödenen ücretler vergiye tabi tutulmayacaktır.

Cumhurbaşkanımız Meslek Eğitimi memleket meselesi sözü ile hepimize istikamet göstermektedir. Bu noktada Karabük haddecilerini, sanayicilerini ve Kardemir Anonim Şirketinden Karabük halkı gençlerimiz ve geleceğimiz adına beklentimiz, gençlerimizin bir sosyal sorumluluk projesi olarak ahilik kültür ve ahlaki içinde ülkemizin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılayabilecek bireyler olarak yetiştirilmesi için işletmelerini kapılarının  onlara açılmasını sağlamasıdır”

 

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
bakan gurlek aciklamisti 20 yillik faili mechul olayi zanlilari adliyede EGUsR1dC
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:07 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin