Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Ağustos, 2017 13:16 tarihinde yayınlandı
0

Mesleki Eğitim iş birliği protokolü imzalandı

Yenice İlçesinde Orman Ürünleri ve Mobilya Sektöründe faaliyet gösteren firmalardan Karagül Kerestecilik Taşımacılık Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti adına Murat Karagül, Ören Ticaret A.Ş.  adına Salih ören ile SM Sandalye Masa San. Tic adına Abdullah Bastuğ ile stihdam Garantili Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü İmzalandı.

Yapılan bu protokoller ile, alanında başarılı öğrencilere işletmelerde istihdam imkânı tanıyacaklar. Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü’nün süresi 5 (beş) yıl olarak belirlenmiş olup İlçede  faaliyet gösteren, alanında başarılı Karagül Kerestecilik Taşımacılık Turizm İnşaat San. ve Tic. Ltd. ŞtiÖren Ticaret A.Ş. ile SM Sandalye Masa San. Tic. bu süre boyunca her eğitim öğretim yılında Yenice Çok Programlı Anadolu Lisesi Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alanında öğrenim gören 12. Sınıf öğrencilerinden üç tanesine “İşletmelerde Beceri Eğitimi” yapabilmesi için gerekli imkanları sağlayacaktır. İşletmelerde Beceri Eğitimini tamamlayarak mezun olan bu 3(üç) öğrenciden en az iki tanesini de işletmesinde istihdam edecek.

Ayrıca, protokol süresi boyunca adı geçen işletmeler Yenice Çok Programlı Anadolu Lisesi Mesleki Eğitim (Çıraklık Eğitim) Merkezi Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Alanında öğrenim gören öğrencilerden(çıraklardan) 5(beş) tanesinin İşletmelerde Beceri Eğitimi yapabilmesi için de gerekli imkanları sağlayacak ve bu öğrenciler mezun olduktan sonra en az 3(üç) tanesinin istihdamını sağlayacak.

İlçe Kaymakamı Muhammet Fatih Demirel, “Yapılan bu protokoller ile hem mesleki eğitime olan ilginin artmasını, hem de ilçemizde Orman Ürünleri ve Mobilya Sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın nitelikli elemen ihtiyacının karşılanmasını amaçlıyoruz” dedi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin