MESCİER D.Ç’de Çalışanlara %34 Ara Zam Yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Ağustos, 2023 14:24 tarihinde yayınlandı
0
0

MESCİER D.Ç’de Çalışanlara %34 Ara Zam Yapıldı

MESCİER D.Ç’de çalışan 600 işçiye  %34 ara zam yapılarak, maaşlarında iyileştirme yapıldı.

MESCİER D.Ç çalışanlarına sağlanan ücret iyileştirmesi ile ilgili  Özçelik-İş Sendikası Şube Başkanı Kenan Yılmaz yaptığı açıklamada;  “Yaşanan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı toplumun her kesiminde kendini en ağır şekilde gösteriyor. Maalesef ülkemiz bir darboğazdan geçiyor. Çalışanları hayat pahalılığının altında ezdirmemek için şartların elverdiği ölçüde üyelerimizi korumaya çalışıyoruz. Bugün de Mescier D.Ç. Sahiplerinden Sayın Mehmet Mescier ile yaptığımız görüşmeleri sonuçlandırdık. Sayın Mescier’in sağduyulu davranışı ile buradaki üyelerimizin ücretlerinde de asgari ücret artışı oranında %34 iyileştirme yapılmıştır. Sayın Mehmet Mescier’e teşekkür ederken, çalışanlara da hayırlı olsun dileklerimi sunuyorum.

Bölgede yetkili olduğumuz birçok Demir Çelik şirketlerinden %34’lük bir ara iyileştirme almaya devam ederken, önümüzdeki günlerde de Kardemir A.Ş. Yönetimi tarafından da aynı yöndeki talebimizin olumlu sonuçlanmasını umut ediyoruz.” ifadelerine yer verdi. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…