Karabük Postası tarafından
19 Temmuz, 2016 14:50 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Mehmet Ali Şahin’den idam cezası açıklaması 

AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin: “Bizim de aklımızdan “Bunları sallandırmak lazım”  diye geçti. Bu sadece AK Parti’nin “Ben yaptım oldu” diyerek yola çıkarak çözeceği bir konu değildir. Hem de aleyhte çıkan kanunlar geriye yürümez. İdam cezası getirilse dahi idam edilemeyebilir. “Darbe teşebbüsü son kozuydu” (Fetullah Gülen'e)  Sana inanmış olanlar cezaevinde, sen bir elin yağda, bir elin balda oturuyorsun orada, utan" dedi. AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, "Bütün bu yapılanları gördükçe, hatta parlamentoda kafamıza bombalar yağarken benim de, milletvekili arkadaşlarımızın da gönlünden 'Bunları sallandırmak lazım' diye geçti" dedi. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından gündeme gelen idam cezasının geri getirilmesi tartışmalarına ilişkin ise Şahin, "İdam tekrar getirilebilir ancak yasalarda bir değişiklik yapıldığında lehte olan hükümler geriye yürüyor, aleyhte olanlar yürümüyor" ifadesinde bulundu. Karabük'te, FETÖ'nün darbe girişimine tepki göstermek amacıyla Kent Meydanı'nda toplanan vatandaşlara hitap eden Şahin, kent sakinlerinin toplanarak demokrasiye sahip çıktığı bu alanın adının "demokrasi meydanı" olmasını istedi. Şahin, darbe girişiminin millete karşı yapıldığını ancak bunu planlayıp uygulayanların milleti hafife aldığını ve hesaplarının tutmadığını söyledi. Girişimin başarılı olması halinde Karabük Valisi'nin görevden alınıp yerine Safranbolu 125. Jandarma Eğitim Alay Komutanı İstihkam Kurmay Albay Sedat Arıcan'ın getirileceğinin planlandığını anlatan Şahin, FETÖ mensuplarının bunu başaramadığını ve şimdi Arıcan'ın cezaevinde olduğunu hatırlattı. "HİÇBİR TÜRK ASKERİ KENDİ VATANDAŞINA SİLAH SIKMAZ" Önceden Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı ve TBMM Başkanlığı görevlerinde de bulunan Mehmet Ali Şahin, darbe girişiminde bulunanların Türk askeri olamayacağını belirterek, bunlar Pensilvanya’nın hainleridir. Hiçbir Türk askeri kendi vatandaşına silah çekmez, bombalar yağdırmaz. Neden acaba Temmuz ayının ortasında darbe teşebbüsünde bulundular? Önümüzdeki Ağustos ayında Yüksek Askeri Şura var. İzmir Cumhuriyet Başsavcı vekilliği çok önemli bir soruşturma dosyası hazırladı. Sanıyorum davası açılmak üzere. Bu soruşturma dosyasında Gülen terör örgütü mensubu olup, daha sonra pişman olan birkaç asker mensubunun da bilgilerine dayalı olarak çok önemli bilgilere ulaşıldı. TSK içinde bu yapıya mensup olan çokça rütbeli, rütbesiz TSK mensubunun isimleri tespit edildi ve haklarında dava açılma hazırlıkları başladı. Nitekim birtakım tutuklamalar da oldu. Bazıları da kaçtılar" dedi. 'DARBE TEŞEBBÜSÜ SON KOZUYDU' Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da KPSS ile ilgili bir soruşturma dosyası hazırladığını, bu dosyada da TSK içerisinde bazı subayların eşlerinin sınavlara girip yüksek puanlar aldığının belirlendiğini ve bunların askeriyenin birçok yerinde memur olduklarını belirten Şahin, şöyle dedi: "Çünkü sorular çalınmış. Bu sorular bu yapıya mensup askerlere verilmiş, onların eşleri de çok yüksek puan alarak, milletin hakkını yiyerek memur olmuşlar. Cumhuriyet Başsavcılığı buradan hareketle o sınavı kazananların kimler olduğunu araştırarak bir bakmış ki bunların hepsi de TSK'da üst düzey asker. Bu soruşturma peş peşe gelince birtakım isimlere ulaşılmış ve şimdi bütün bunlar Yüksek Askeri Şura öncesi tabii ki şuranın önüne gelecek. Bu soruşturmalarda, iddianamelerde yer alan isimlerin terfi etmeleri bir yana Silahlı Kuvvetlerden ilişikleri kesilecek. Bu yapının bu darbe teşebbüsü son kozuydu. Yüksek Askeri Şuradan önce eğer bir harekette bulunmazlarsa, Silahlı Kuvvetler içerisindeki mensuplarının önemli bir bölümü deşifre edilecek ve Silahlı Kuvvetlerden ilişikleri kesilecekti. Bir tek çare kalıyordu, darbe teşebbüsünde bulunarak Türkiye’de yönetimi ele geçirmek." “BİZİMDE AKLIMIZDAN 'BUNLARI SALLANDIRMAK LAZIM' DİYE GEÇTİ” Vatandaşın idam istediğini, TBMM bombalanırken kendisinin ve arkadaşlarının "Bunları idam etmek lazım" diye akıllarından geçirdiklerini vurgulayan Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü: " İdam tekrar geri getirilebilir. Anayasa’yı değiştirirsiniz, idamı tekrar getirirsiniz. Ceza yasalarına da, anayasa değişikliği sonucu idamı tekrar yansıtabilirsiniz. Ancak yasalarda bir değişiklik yapıldığında lehte olan hükümler geriye yürüyor, aleyhte olanlar yürümüyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Anayasa değişikliği yapıp ceza kanuna getirdiğinizde, daha sonra çıkacağı için bu idamla ilgili hüküm, suç ondan önce işlendiği için uluslararası hukuk gereği aleyhte olan hükümler haklarında uygulanmayacağı için onlar hakkında idam kararı verilemeyebilir. Bütün bunlara rağmen, bu ihaneti yapmış olanlara karşı böyle bir cezayı uygulamak gerekmez mi? Vicdanlarımız 'gerekir' diyor. Ancak bu konunun çokça tartışılması, üstünde çalışılması, bir mutabakatla bu konunun bir cevabının araştırılması gerekir. Bu sadece AK Parti’nin 'Ben yaptım oldu' diyerek yola çıkarak çözeceği bir konu değildir." "ALTIN NESİLDEN HAİN NESİLE" Şahin, geçmişte eğitim alanında hizmet veriyor diye sempati duyulan yapının, aslında bunu reklam amaçlı kullandığının anlaşıldığına dikkati çekerek, “Amerika'ya sığınan bu zatın yatacak yeri yok. Şu insanları perişan ettiğine bakın. Kendisine inanmış, bunların birçoğu samimi inançlıdır. Kendisine inananları soktuğu şu perişan hale bakın. Mesleklerinden oldular, cezaevlerine düştüler. Siz 'Altın nesil yetiştireceğiz' diye yola çıktınız, hain bir nesil çıkardınız bu milletin karşısına. Altın nesilden hain nesile. Utanın, bir özür, af dileyin. Beddua ediyordunuz, beddua şimdi size dönüyor. Bu perişan olan insanların aileleri şimdi bunlara beddua ediyor, 'Nereden de düştü bunun ağına bizim çocuklarımız' diye. 'Bu işlerde parmağım yok' diyorsan, gel Türkiye'ye hesap ver. Sana inanmış olanlar cezaevinde, sen orada oturuyorsun. Bir elin yağda, bir elin balda, utan" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin