Medrese binası ‘Kültür Evi’ olarak hizmet verecek - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Kasım, 2023 08:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Medrese binası ‘Kültür Evi’ olarak hizmet verecek

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kullanım tasarrufunda bulunan tarihi Hazinedarzâde Süleyman Paşa Medrese binası yapılan çalışma ile birlikte ‘Kültür Evi’ olarak hizmet vermeye başladı.

210 yıllık tarihi binadaki Kültür Evi’nde lise ve üniversite öğrencilerine yönelik olarak akademik içerikli kurs ve ders programları ile vatandaşların katılacağı söyleşiler düzenlenecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, tarihi yapının amacına uygun şekilde hizmet vermeye devam edeceğini söyledi.

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin kullanım tasarrufunda bulunan tarihi Hazinedarzâde Süleyman Paşa Medrese binası yapılan özel çalışma ile birlikte ‘Kültür Evi’ne dönüştürüldü. Lise ve üniversite öğrencilerine yönelik olarak akademik içerikli kurs ve ders programları ile vatandaşların katılacağı söyleşilerin düzenleneceği ‘Kültür Evi’ bugün düzenlenen program ile birlikte hizmet vermeye başladı. Programa Samsun Vali Yardımcısı Şevket Cinbir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, İl Müftüsü Seyfullah Çakır, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İlhan Bayram, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kentin kanaat önderleri ve vatandaşlar katıldı.

“Gayret, hakkaniyet ve samimiyetle çalişiyoruz”

Programda konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Yerel yönetimler şehirlerin hemen hemen her alanda hizmetkarıdır. Belediyeler gece gündüz çalışma yeridir. Biz de bu konuda büyük bir gayret içindeyiz. Gayret, hakkaniyet ve samimiyetle kentimiz için çalışıyoruz. Bu noktada tarihi binamız yeni bir düzenleme ile artık ‘Kültür Evi’ olarak hizmet verecek. Gençlerimiz için çok güzel programlar burada düzenlenecek. Tarihi yapı amacına uygun şekilde hizmet vermeye devam edecek. Başta gençlerimiz olmak üzere tüm hemşehrilerimize hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

Konuşmanın ardından Kur’an-ı Kerim okunup dua edilmesinin sonrasında katılımcılar ‘Kültür Evi’ni gezdi. Ayrıca vatandaşlara yemek ikramında bulunuldu.

Hazinedarzâde Süleyman Paşa Medresesi, 1813 yılında Hazinedarzâde Süleyman Paşa tarafından inşa edilmiş. Uzun yıllar medrese olarak hizmet vermiş. Tarihinde birkaç kez yangınlar yaşamış. Bir müddet Vakıflar Bölge Müdürlüğü hizmet binası ve ticari işletmeler olarak hizmet vermiş. 2016 yılında Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce restorasyon çalışmalarına başlanan ve Saathane Meydanı Projesi içerisinde yer alan Süleyman Paşa Medrese ve Camisi 3 yıllık bir restorasyon sürecinden geçmiş. Restorasyondan sonra Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne intikal etmiş.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay