’Maymun çiçeği virüsü 50 yaş altı için daha büyük tehdit’ - Karabük Haber Postası
maymun cicegi virusu 50 yas alti icin daha buyuk tehdit bp4f66VV jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Ağustos, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

’Maymun çiçeği virüsü 50 yaş altı için daha büyük tehdit’

Dünya Sağlık Örgütü’nün bir kez daha acil durum ilan ettiği maymun çiçeği hastalığının hayvanlardan insana geçen bir viral hastalık olduğunu belirten Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, “Maymun çiçeği virüsü insandan insana vücut sıvıları, cilt lezyonları ile yakın temas, solunum damlacıkları ve virüsün bulaştığı yatak ve örtüler ile taşınmaktadır. Klasik çiçek aşısı, maymun çiçek hastalığına karşı da kısmen koruma sağlamaktadır. Bu nedenle 50 yaş altı nüfusun hastalığa daha yatkın olabileceği tahmin edilmektedir” dedi.

Liv Hospital Samsun Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, maymun çiçeği hastalığı hakkında uyarılarda bulundu. Virüsün nasıl bulaştığı hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Sünbül, “Bilindiği üzere Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tekrar dünya çapında acil durum ilan etti. Maymun çiçeği virüsü insandan insana vücut sıvıları, cilt lezyonları ile yakın temas, solunum damlacıkları ve virüsün bulaştığı yatak ve örtüler ile taşınmaktadır. Kuluçka süresi genellikle 6-13 gün arasındadır, fakat bu süre 5-21 gün arasında değişmektedir. Hasta hayvanların yeterince pişmemiş eti ve diğer hayvansal ürünlerle de bulaş olabilir. Bir diğer bulaş yolu ise cinsel temastır. Uygun koruyucu ekipman kullanmayan sağlık personeli ve hastanın yakın çevresi risk altındadır” diye konuştu.

“Klasik çiçek aşısı, maymun çiçeği hastalığına da koruma sağlayabilir”

Ani başlayan ateş, baş ağrısı, lenf bezelerinde şişme, kas ağrıları, sırt ağrısı, halsizlik ve ciltte döküntünün başlıca belirtileri oluşturduğunun altını çizen Prof. Dr. Sünbül, “Döküntü genellikle ateşten 1-3 gün sonra başlar. Gövdede daha az, yüz, avuç içi ve ayaklarda daha yoğundur. Deriden şişkin veya düz olabilir, içi berrak veya sarımsı sıvı dolu kesecikler şeklinde kendini gösterir. Belirtiler 2-4 hafta kadar devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Hastalık için kullanılabilecek etkin bir tedavi yoktur. Daha çok semptomlara yönelik tedavi yapılır. Klasik çiçek aşısı, maymun çiçek hastalığına karşı da kısmen koruma sağlamaktadır. Bu nedenle 50 yaş altı nüfusun hastalığa daha yatkın olabileceği tahmin edilmektedir” şeklinde konuştu.

“El hijyenine özen gösterilmeli”

Prof. Dr. Sünbül, maymun çiçeği hastalığından korunma yollarıyla ilgili şunları söyledi:

“Korunmada hasta olduğundan şüphelenilen kişilerden uzak durmak önemlidir. Sağlık çalışanları eldiven ve maske gibi koruyucu ekipmanlarını kullanmalıdır. El hijyenine özen gösterilmelidir. Vahşi hayvanlarla temastan kaçınmak veya ölü hayvanlardan uzak durmak tavsiye edilmektedir. Avrupa ülkelerinde hasta kişiler 21 gün karantinaya alınarak izole edilmektedir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
caca
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
31 Mart, 2026 09:47 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de Diş Hekimliği Öğrenci Sempozyumu düzenlendi

Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi tarafından “Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Öğrenci Sempozyumu” düzenlendi. KBÜ’nün “öğrenci dostu üniversite” misyonunu destekleyen sempozyumda uzman isimler bir araya geldi.

Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Diş Hekimliği Kulübü tarafından düzenlenen “Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Öğrenci Sempozyumu”, akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

Sempozyum programında uzman isimler tarafından gerçekleştirilen bilimsel sunumlar ve uygulamalı eğitimler yer aldı. Öğrenci odaklı olarak planlanan etkinlikte, mesleki gelişim, bilimsel paylaşım ve uygulama deneyimi ön plana çıktı.

Açılış konuşmalarında Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Tahir Kahraman, sempozyumun öğrencilerin akademik ve mesleki gelişimine katkı sunduğunu belirterek, diş hekimliğinin sürekli gelişim gerektiren bir alan olduğuna dikkat çekti. Kahraman, bu tür etkinliklerin öğrencilerin vizyonunu güçlendirdiğini ve geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarını sağladığını ifade etti.

Sempozyum Başkanı ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Olcay Özdemir ise organizasyonun tamamen öğrencilerin emeğiyle hayata geçirildiğini belirterek etkinliğin kısa sürede yoğun ilgi görmesinin hem gurur verici hem de önemli bir gösterge olduğunu kaydetti. Ayrıca Özdemir, öğrencilerin organizasyondaki aktif rolünün üniversitenin “öğrenci dostu” misyonunun güçlü bir yansıması olduğunu vurguladı.

Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Taylan Çebi de bu tür bilimsel organizasyonların öğrencilerin mesleki gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek, etkinliğin bilgi paylaşımının ötesinde bir platform sunduğunu ifade etti. Çebi, bu deneyimin öğrencilerin meslek hayatlarına önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Mustafa Gündoğar “Üç Boyutlu İrrigasyon”, Uzm. Dt. Gökçe Akbulut “Diş Macunu Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?”, Uzm. Dt. Kuddusi Akbulut “İlk İmplantımı Yapıyorum: İmplant Tercihinde Nelere Dikkat Etmeliyim?” ve Uzm. Dt. Murat Dikici “Bir Cerrahın Gözünden Dün, Bugün ve Yarın” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Program kapsamında ayrıca Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Abdullah Çeğe tarafından “Sütur Atma Teknikleri” ve Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Ünal tarafından “Kullanılan Eğe Sistemleri Üzerinden Retreatment Tedavisi ve Modern Dolum Teknikleri” başlıklı uygulamalı eğitimler (workshop) düzenlendi.

Gün boyunca devam eden etkinlik, katılımcıların bilimsel bilgiye erişimini artırmanın yanı sıra uygulama becerilerini geliştirmelerine de katkı sundu. Yoğun katılımın gözlendiği sempozyum, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin