Mandıra Filozofu’ndan 80’ler hikayesi - Karabük Haber Postası
mandira filozofundan 80ler hikayesi fOXbevRO
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Nisan, 2025 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Mandıra Filozofu’ndan 80’ler hikayesi

Samsun’un Atakum ilçesinde, “Mandıra Filozofu” sinemasıyla tanınan direktör Müfit Can Saçıntı, “Bir Trajikomik 80’ler Hikayesi”ni sahneledi.

Atakum Belediyesi ile Atakum Kent Kurulu iş birliğinde düzenlenen tertiple “Mandıra Filozofu” sinemasıyla tanınan direktör, senarist ve oyuncu Müfit Can Saçıntı, sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, 80’li yılların siyasi atmosferinden kesitler sunduğu gösterisiyle Cet Sahne Sanat Merkezinde seyircilere unutulmaz gece yaşattı. Büyük ilgi gören “Bir Trajikomik 80’ler Hikayesi”, iki gün sahnelendi.

“Kemanın Efendisi” lakabıyla tanınan Suat Fazilet, şov öncesi, 80’lerin unutulmaz müziklerini kemanıyla seslendirdi. Salonda nostalji rüzgarı estiren resital seyircilerin büyük beğenisini topladı. Erdem’in kemanıyla ses verdiği, periyoda damga vurmuş müzikler seyirciler tarafından tek ağızdan seslendirildi.

Usta Sanatçı Müfit Can Saçıntı, 80’ler konserinin akabinde “Bir Trajikomik 80’ler Hikayesi”ni sahneledi. Saçıntı gösterisinde, 80 devrinin atmosferini anılarından kesitler sunarak anlattı. Sanatkarın kendine has üslubuyla anlattığı “Bir Trajikomik 80’ler Hikayesi” seyircileri kimi vakit güldürürken kimi vakit duygusal anlar yaşattı. 80’lerin trajikomik hikayesiyle Cet Sahne’de unutulmaz geceye imza atan Saçıntı, seyirciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin