Maden şehitleri unutulmadı - Karabük Haber Postası
maden sehitleri unutulmadi ku2ik5A8
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Mart, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Maden şehitleri unutulmadı

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesinde 3 Mart 1992 tarihinde meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden maden şehitleri için Karabük’ün Yenice ilçesinde anma programı düzenlendi.

TTK Kozlu Müessesesinde yaşanan ve 263 madencinin hayatını kaybettiği faciada, Yeniceli 42 maden işçisi de şehit olmuştu. Maden şehitleri için ilçede düzenlenen programa Kaymakam Mert Can Canga, Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, ilçe protokolü ile maden şehitlerinin aileleri katıldı.

Maden Şehitleri Mezarlığı’nda gerçekleştirilen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Şehitler için dualar edilirken, katılımcılar kabirler başında dua ederek aziz hatıraları andı.

Belediye Başkanı Sertaş Karakaş yaptığı konuşmada, 3 Mart 1992’de TTK Kozlu Müessesesinde meydana gelen ve 263 madencinin hayatını kaybettiği büyük facianın yıl dönümünde maden şehitlerini rahmet ve minnetle andıklarını belirtti.

Faciada hayatını kaybeden 263 madenciden 42’sinin Yenice’den olmasının acıyı bir kat daha artırdığını ifade eden Karakaş, “Her birini hemşehrimiz, kardeşimiz olarak yüreğimizde taşıyoruz. Ekmek parası için yerin yüzlerce metre altına inen, alın terleriyle ailelerinin rızkını kazanan madencilerimiz fedakârlığın, sabrın ve emeğin timsalidir. Onların aziz hatıraları gönlümüzde daima yaşayacak, isimleri dualarımızdan eksik olmayacaktır” dedi.

Ramazan ayının manevi iklimine de değinen Karakaş, bu mübarek günlerde başta maden şehitleri olmak üzere vatanın huzur ve güvenliği için canlarını feda eden tüm şehitleri rahmetle yâd ettiklerini kaydetti.

Program, yapılan duaların ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ISMAILAKCA
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
26 Mart, 2026 10:09 tarihinde yayınlandı
0
0

Koca kafalılar..!

“Bölgecilik illetini koca kafalarınızdan silin”

Çünkü siyaset, bu koca kafalıların çıkarlarını büyütme alanı değil; ortak aklın, adaletin ve liyakatin hakim olması gereken bir durumdur. Buna rağmen, özellikle yerel düzeyde “bizim bölgeden olsun”, “bizim adam olsun” anlayışı, ne yazık ki bu koca kafalıların beyinlerinde yerlerini korumaya devam ediyor.

Bölgecilik, bir partinin en büyük iç tehditlerinden biridir. Ağaç kurdu gibidir, içten içe yer bitirir, Bu anlayış, insanları yetkinliklerine göre değil, aidiyetlerine göre sınıflandırır. Oysa siyaset, kapsayıcılık gerektirir. Bir göreve kimin daha yakın olduğu değil, kimin o görevi en iyi şekilde yapacağı esas alınmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan tablo, rekabetten beslenen bir kalite artışı değil; ayrışmadan beslenen bir zayıflama olur.

“Bizden olsun da nasıl olursa olsun” yaklaşımı, kısa vadede bu koca kafalıları memnun edebilir. Ancak uzun vadede bu zihniyet, hem teşkilat yapısını aşındırır hem de seçmen nezdinde güven kaybına yol açar. Çünkü seçmen, kendi iç hesaplaşmalarına gömülmüş bir yapı değil; sorunlara çözüm üreten, güçlü ve birlik içinde bir siyasi kadro görmek ister.

Daha da önemlisi, bölgecilik bir kez kök saldığında, onu ortadan kaldırmak çok daha zor hale gelir. Her karar, her atama, her seçim süreci bu gözle değerlendirilmeye başlanır. Bu da kırgınlıkları, küskünlükleri ve ayrıştırmaları beraberinde götürür. Tıpkı 2019 seçimlerinde yaşandığı gibi…

Bölgecilik illetini zihinlerden silin. Kısır çekişmeleri değil, ortak başarıyı büyütün. Kimin nereden geldiğine değil, ne ortaya koyduğuna bakın.

Yeniceli, Eskipazarlı, Eflanili, Ovacık ya da Safranbolulu olsun ne fark eder, yeter ki; bu şehre kim nasıl bir hizmet verebilir onu tartışalım…

Birkaç gün sonra il genel meclis başkanlığı seçimleri var.

Bakıyoruz da yine bu koca kafalılar bizden olsun düşüncesini konuşur hale gelmiş.

Bu arada AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’a da küçük bir hatırlatma yapalım…

Son günlerde AK Parti içerisinde İl Genel Meclis Başkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan gelişmeler, parti içi dengeler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sürece işaret ediyor.

Özellikle aday sayısındaki fazlalık, demokratik rekabetin bir göstergesi olarak yorumlanabilecek olsa da, kontrolsüz bir şekilde ilerliyor ve parti içinde gruplaşmaları tetikleyebilecek bir risk barındırıyor.

İl genel meclis başkanlığı gibi yerel yönetim açısından kritik bir pozisyon için birden fazla ismin öne çıkması, ilk bakışta zenginlik gibi görünse de, seçim sürecine sayılı günler kala bu tablo bir belirsizlik ortamı yaratmış durumda. Bu belirsizlik, yalnızca adaylar arasında değil, aynı zamanda teşkilat içinde de farklı eğilimlere ve hizipleşmelerin oluşmasına zemin hazırlamaya başladı.

Bu noktada gözler doğal olarak AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt’a çevrilmiş durumda. Ancak Başkan Salt’ın sürece dair henüz net bir açıklama yapmamış olması, sahadaki soru işaretlerini artırıyor.

Oysa ki, Başkan Salt, parti içi birlik ve koordinasyonun sağlanmasında en kritik aktörlerden biridir. Sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık olarak yorumlansa da, böylesine hassas bir süreçte aynı zamanda bir “boşluk” mu var sorusunu akla getiriyor.

Özellikle yerel siyasette kişisel ilişkilerin ve dengelerin daha hassas olduğu düşünüldüğünde, sürecin yönetiminde açık ve net bir iletişim büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle Başkan Salt’ın, sürece ilişkin yol haritasını, kriterleri ve beklentileri kamuoyu ile paylaşması; hem adaylar arasındaki rekabetin sağlıklı bir zeminde ilerlemesini sağlayacak hem de parti içindeki olası kırılmaların ve küskünlüklerin önüne geçecektir.

Günlerdir hem de yoğun bir şekilde telefon diplomasisi yapıldığı, makama oturmak isteyen adayların kıyasıya bir kulis çalışması içinde olduğu da yüksek sesle konuşulur hale gelmiş.

Sonuç olarak; AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt bu sıkıntılı sürece bir nokta koyacak mı?

Süreç, adaylar platformundan aday profiline geçecek mi, yoksa kontrolsüz bir rekabet ortamına doğru gidecek mi?

Bekleyip göreceğiz…