Reklam
Reklam
lubo satka sezonu kapattigini acikladi u1WvIUWG jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Mart, 2024 20:48 tarihinde yayınlandı
0

Lubo Satka, sezonu kapattığını açıkladı

SAMSUN (İHA) – Samsunspor’un başarılı savunmacısı Lubo Satka, yaşadığı sakatlık sonrasında sezonu kapattığını açıkladı.

Samsunspor’da, Satka şoku yaşanıyor. Kırmızı-beyazlılarda bu sezon en çok forma şansı bulan stoper olan Slovakyalı futbolcu Lubomir Satka, Süper Lig’in 30. haftasında oynanan Hatayspor karşılaşmasının 27. dakikasında sakatlanarak sahayı terk etmişti. Dün sol ayak bileğinden ameliyat olduğunu açıklayan Satka, sezonu kapattığını duyurdu.

Kendisine ait sosyal medya hesabından sakatlığı hakkında açıklamada bulunan Satka, “Maalesef ameliyattan sonra sezonum bitti. Samsunspor forması ile Süper Lig’de oynama mücadelesinden çok keyif aldım. Şimdi takım arkadaşlarımı destekleme ve yeni sezona hazırlanma zamanı. Tüm iyi dilekleriniz için teşekkür ederim” dedi.

Kulüpten konu hakkında yapılan yazılı açıklamada ise, “Oyuncumuz Lubomir Satka, sol ayak bileğinden yaşadığı sakatlık nedeniyle özel bir sağlık kuruluşunda Doç. Dr. Tunay Erden tarafından operasyon geçirmiştir. Operasyonu başarılı geçen oyuncumuza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Satka, bu sezon 26 lig maçında 2 bin 209 dakika süre alırken, 1 de gol katkısı sağlamıştı. 28 yaşındaki oyuncunun sakatlığının ardından Samsunspor’da asıl mevki stoper olan Alim Öztürk, Rick Van Drongelen ve Yunus Emre Çift kaldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin