Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mayıs, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Lise öğrencilerin deneyi ortaya koydu: Naylon rengi serada verimi arttırıyor

Kastamonu’da lise öğrencileri tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje ile seralarda beyaz renk yerine kullanılan mor, kırmızı ve mavi renkli naylon brandalarının verimi arttırdığı keşfedildi.
Kastamonu’da bulunan Abdurrahmanpaşa Lisesi öğrencileri tarafından, TÜBİTAK 4006 projesi çerçevesinde geliştirilen proje ile seralardaki verimin naylon rengine göre değiştiği tespit edildi. Öğretmenleri Cahide Yöntem danışmanlığında, öğrenciler tarafından geliştirilen “Işığın Tayfından Naylon Brandaya Kimyasaldan Doğala” proje çerçevesinde beyaz ışığın bitkilerin gelişimindeki rolü incelendi. Bu çerçevede öğrenciler tarafından 14 adet saksıya domates fidesi dikildi. Saksılara dikilen fidelerin gelişimi farklı renklerdeki sera brandaları kullanılarak incelendi.1 aydan fazla süren deney neticesinde öğrenciler, deneyin ilk haftasında hayvansal gübrede yetiştirilen bitkilerin daha hızlı büyüdüğünü tespit etti. Deneyin ikinci haftasında kompost ve hayvansal gübre toprağında bitki yapraklarının daha fazla oranda arttığı görülürken, seralarda kullanılan mor renkte naylon brandanın da hem verime hem de fidenin daha hızlı gelişmesine katkı sağladığı belirlendi.

“Seralarımızda mor, kırmızı ve yeşil ışıktı özellikle fotosentez gelişiminin üzerindeki etkisini incelemeye çalıştık”
Proje ile ilgili bilgi veren Abdurrahmanpaşa Lisesi Biyoloji Öğretmeni Cahide Yöntem, “11. sınıf öğrencilerimizle birlikte ışığın tayfını inceleyerek naylon branda ve çeşitli toprakları kullanarak fotosentezin etkisini incelemeye çalıştık. Burada Engelmann’ın yapmış olduğu alg ve bakteriler üzerindeki yaptığı çalışmayı bizler kendimiz seralar üzerinde yaparak değerlendirmelerde bulunduk. Çalışmamızda Engelmann isimli bilim adamının deneylerinden yararlandık. Yapılan çalışmada ipliksi algler kullanılmıştı ve bakterilerin özellikle sıcak alanlarda toplandıkları için bizler seralarımızda mor, kırmızı ve yeşil ışığın fotosentez gelişiminin üzerindeki etkisini incelemeye çalıştık. Yapılan çalışmada bitkilere uyarlandığında hem naylon branda kullanımında nelere dikkat edilmesini gerektiğini hem de çiftçilerimize yardımcı olmak ve burada değişik toprak türlerini de kullanarak kompost toprak, gübreli toprak ve normal toprakları kullanarak bitki üzerindeki gelişimini incelemeye çalıştık. Bu çalışmamızda bilim adamı Engelmann’dan esinlendiğimiz için çalışmamızda özellikle mor renk ile kırmızı ve mavi ışıktaki fotosentez kalitesinin yüksek olduğunu, yeşil ışıkta ise daha düşük kalitede olduğunu gördük” dedi.

“Mor renkteki brandanın kullanılmasını daha uygun”
Abdurrahmanpaşa Lisesi 11. sınıf öğrencisi Defne Söyler ise, “Arkadaşım Didem ile birlikte renklerin fotosentez gelişimine etkilerini inceledik. Deneyimizde de eski bir deney türü olan Engelmann deneyini kullandık. Engelmann kendi deneyinde fotosenteze etki eden farklı renklerin ve boyutların olduğunu incelemiştir. Bizler de 7 farklı renkli gökkuşağı rengini kullandık. Engelmann, ışığın farklı dalga boylarının fotosentez üzerindeki etkisini araştırmak için farklı algler ve bakteriler kullanmıştır ve ışığı prizmanın üzerinden geçirerek alglerin üzerine yansıtmıştır. Deneyin sonucunda ise oksijenli yerlerde yaşayan bakterilerin mor, mavi ve kırmızı renkteki yerlerde alglerin daha fazla toplandığını ve daha fazla fotosentezin bulunduğunu tespit etmiştir. Deneyimizin sonucuna göre aslında sera kurulurken sarı ya da beyaz renk branda yerine mor, kırmızı ya da mavi renkteki özellikle de mor renkteki brandanın kullanılmasını daha uygun ve daha verimli olacağını, daha kısa sürede daha fazla ürün elde edebileceklerini ortaya koyduk deneyimizle” diye konuştu.

“Beyaz renkte branda örttüğümüzde seradaki bitkilerin daha küçük ve az geliştiklerini gördük”
Deneye katkı sağlayan 11. sınıf öğrencisi Didem Çavaç ise, “Burada farklı renkli brandaların bitkinin gelişimine ve fotosenteze nasıl sonuçlar vereceğini araştırmaya çalıştık. Sonuç olarak yaptığımız deneylerde mor, mavi ve kırmızı renklerde bitkilerin daha fazla geliştiklerini ve daha da hızlı uzadıklarını, daha verimli bir bitki oluşturduklarını gözlemledik. Ayrıca toprak çeşitlerini de inceledik. Gübreli toprak ile normal toprak arasındaki farkları inceledik. Gübreli toprakta bitkinin daha da büyüdüğünü ve geliştiğini gözlemledik, normal toprakta ise bitkimiz daha küçük ve cılız kaldı. Biz bu deneyleri yaparken iki farklı saksıya aynı bitkiden diktik. Saksının birisinde normal toprak diğerinde de gübreli toprağı kullandık. Farklı renklerdeki brandalarla da saksılarımızı kapatarak bir sera etkisi oluşturarak saksıya diktiğimiz fidelerin gelişimini incelemeye çalıştık. 1 aydan fazladır bu deney için çalışıyoruz. Deneyimizin sonucunda seracılarımız, kendilerine sera oluştururken mor, mavi ve kırmızı renkteki brandaları kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü beyaz renkli branda örttüğümüzde seradaki bitkilerin daha küçük ve az geliştiklerini gördük. Fakat mor, kırmızı ya da mavide renkteki branda da bu bitkilerin daha fazla geliştiklerini ve büyüdüklerini gördük. Bu sayede de fidemiz ne kadar fazla büyürse bize de o kadar fazla domates verecektik ve verim daha fazla olacaktır” şeklinde konuştu.
Öğrencilerin yaptığı deney, açılan sergide katılımcılara sunuldu. Katılımcılar öğrencilerin yaptığı deneyle ilgili bilgi aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ocak, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Ustaoğlu’ndan bağımlılıkla mücadelede toplumsal mücadele çağrısı

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu, basının bağımlılıkla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.

Yeşilay Karabük Şube Başkanı Ahmet Ustaoğlu ve ekibi basın mensupları ile kahvaltı programında bir araya geldi.

Programda konuşan Ustaoğlu, demokratik cumhuriyet rejimlerinde medyanın toplumun şekillenmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Bugün dördüncü kuvvet olarak tanımlanan medyayı, hatta birinci kuvvet olarak nitelendirebiliriz. Çünkü medya, toplumun yönlendirilmesinde bir numaralı rolü oynamaktadır" dedi.

Yeşilay'ın milletin ve özellikle gençliğin sağlığı için her alanda faaliyet gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, anaokulundan üniversiteye kadar toplumun her kademesinde yer aldıklarını söyledi.

Yeşilay'ın 1920 yılında kurulduğunu hatırlatan Ustaoğlu, "Kurulduğu günden bugüne ülkemizin maddi ve manevi sağlığı için çok büyük hizmetler ortaya koymuştur. Bugün bu hizmetlerin bir karşılığı olarak Dünya Yeşilay Teşkilatları Genel Başkanlığı görevini de üstlenmiş bulunuyoruz" diye konuştu.

Karabük'ün bağımlılıklardan arındırılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Ustaoğlu, bağımlılıkların şehirde ciddi sosyal sorunlara yol açtığını belirtti.

Trafik kazalarından aile içi geçimsizliklere, toplumsal huzursuzluklardan bireyler arası çatışmalara kadar birçok problemin temelinde bağımlılıkların bulunduğunu dile getiren Ustaoğlu, "Bu sorunların yüzde 90'ından fazlası bağımlılığa düşmüş bireylerin sosyolojik problemlerinin bir yansımasıdır. Dengeli, düzenli bireyler yetiştirebilirsek, huzursuzluk şehrimizden kendiliğinden kaybolacaktır" ifadelerini kullandı.
Basın mensuplarını toplumun gözü, kulağı ve sesi olarak nitelendiren Ustaoğlu, medyanın önem verdiği konuların toplum tarafından da önemsendiğine dikkat çekti. Bu nedenle basın mensuplarını birer Yeşilay gönüllüsü olarak görmek istediklerini aktaran Ustaoğlu, Yeşilay'ın beş bağımlılıkla mücadele ettiğini söyledi.

Amaçlarının önce Karabük'te, ardından Türkiye'de ve dünyada insanlığın huzur ve mutluluğuna hizmet etmek olduğunu dile getiren Ustaoğlu, bağımlılıktan kurtulmak isteyen herkesin yanında olduklarını belirtti. Ustaoğlu, "Sigara, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığından kurtulmak isteyen, çocuğu için yardım talep eden herkese yol göstermek istiyoruz. Basın mensuplarımızdan da bu noktada vatandaşlarımızı doğru şekilde yönlendirmelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin