Reklam
Reklam

Lipton’a vatandaşlardan fiyat tepkisi

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Temmuz, 2024 00:07 tarihinde yayınlandı
0

ÇAYKUR’un kontenjan uygulamasını fırsat bilen özel sektör düşük fiyattan yaş çay almaya devam ederek üreticiyi mağdur ediyor.

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) bugün itibariyle kontenjanı dekar başına 20 kilograma düşürdü. Bunu fırsata çeviren özel sektör de fiyatları çekebildiği kadar aşağıya çekmeye başladı. Acele ederek çayını biran evvel toplayarak bitirmek isteyen çay üreticileri de bu özel sektör temsilcilerine pirim veriyor. Açıklanan 17 TL’lik yaş çay taban fiyatının çok altında alımlara devam eden özel sektör temsilcilerinde çayın kilogram fiyatı 12 TL’lere kadar düştü.

Sektörün uluslararası temsilcilerinden Lipton’da düşük fiyat kervanına katılınca çay üreticileri tepki gösterdi. Lipton üreticiden çayı Ocak ayında ödeme yapılması şartı ile 17 TL’den aldığını duyururken 24 Aralık’ta ödeme şartı ile 16 TL, 26 Kasım’da ödeme şartı ile 15 TL, 24 Eylül’de ödeme şartı ile 14 TL’den alacağını duyurdu. Çayını satarak parayı pesin almak isteyenler için ise kilogram fiyatının fabrikada haftalık ödeme şartı ile 13 Lira 50 Kuruş, haftalık ödeme şartı ile 13 TL olduğunu açıkladı.

“Satmayalım daha iyi”

Bu fiyatların çay üreticisinin emeğine haksızlık olduğunu dile getiren çay üreticisi Cengiz Yıldırım “Lipton’da her gün fiyatlar değişiyor. Bir bakıyorsun 15 TL, ertesi gün bakıyorsun 14 TL, bir ertesi gün bakıyorsun 13 Lira 50 Kuruş. Sonraki gün bakıyorsun 13 TL. Vatandaşla dalga geçiyorlar. Bu sıcakta vatandaşlar çay biçiyor. Her gün fiyatlarla onuyorlar, ayıptır. Bu emeğe karşı yazıktır. Devletin verdiği fiyattan aşağıda neden alıyorsun? Bu emeğe karşı yazık, günahtır. 13 TL’den çay alınır mı? 17 TL nerde, 13 TL nerde? Vatandaşlara sesleniyorum, çayınızı vermeyin. Bu kez de diyecekler hem ÇAYKUR’a veriyorsunuz 17’ye hem özele veriyorsunuz 13 TL’ye. Gerek yok. Satmayalım daha iyi” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.