Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
26 Mayıs, 2023 15:55 tarihinde yayınlandı
0

Libya ile ikili ticareti hızlandıracak gemi İstanbul’a yanaştı

Libya’nın Trablus kenti ile İstanbul arasında gemi seferlerinin başlamasının ardından Kevalay Queen isimli gemi Zeyport limanına demirledi. Ayda ortalama 4 kez sefer düzenlemesi planlanan geminin ekonomiye yıllık katkısının 150 milyon dolar olması bekleniyor.

Libya ile Türkiye arasındaki gemi seferleri 25 yıl aradan sonra tekrar başladı. Libya’nın Misrata kentinden denize açılan gemi, Zeytinburnu’nda bulunan Zeyport limanına demirledi. Kevalay Queen isimli toplam bin 500 yolcu kapasiteli gemi, haftada bir kez olmak üzere ayda 4 kez İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan limana gelmesi bekleniyor.

Geminin Türkiye ekonomisine katkısının yıllık 150 milyon dolar civarında olacağı belirtilirken, yetkililer bu tarz gemilerin ülkeye kazandırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini söylüyorlar. Bir ayda 4’üncü kez gelen gemi, otomobil ve teknolojik ürünlerin yanı sıra tekstil ürünlerinin de ihracatında kullanılıyor.

“Hem Ro-Ro hem yolcu taşımacılığı yapılıyor”

Libya bayraklı geminin acente müdürü Uğur Bal, “Gemi hem Ro-Ro hem de yolcu gemisi olarak geçiyor. 800 yataklı yolcu, toplamda da bin 500 yolcu kapasitesine sahip gemimiz araç da taşıyabiliyor. Geminin bir ayda ortalama 4 kere gelmesini bekliyoruz. Geminin ekonomiye katkısının yıllık 150 milyon dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. Bu tarz gemiler ne kadar çok gelirse o kadar ülke ekonomisine katkısı olacaktır. Gemiyi bugün tekrar Libya’ya yolcu edeceğiz. Buraya yaklaşık 10 yıldır ilk defa böyle bir gemi geliyor. Bu tarz gemilerin gelmesi için bizler elimizden geleni yapıyoruz. Gemiyi gören vatandaşlar şaşkınlığını gizleyemiyorlar” şeklinde konuştu. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
Bir baslik ekleyin 96
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
16 Mayıs, 2026 17:06 tarihinde yayınlandı
0

Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama

Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.

Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.

10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.

İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.

Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”

Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin