Reklam
Reklam
kuyumcu soygununda yasadigi korku dolu anlari boyle anlatti 3jMcehU5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ocak, 2025 20:07 tarihinde yayınlandı
0

Kuyumcu soygununda yaşadığı korku dolu anları böyle anlattı

Karabük’ün Safranbolu ilçesindeki kuyumcu soygununda çalışanlara odaklanan hırsızların dalgınlığından faydalanarak kendini kurtaran müşteri yaşadığı o anları anlattı.

Sadri Artunç Caddesi’nde bulunan bir iş merkezinin altında bulunan kuyumcu dükkanında meydana gelen soygunda müşteri olarak bekleyen Musa Çavdar çalışanlara odaklanan hırsızların dalgınlığından faydalanarak kendini dışarıya attı. Yaşadığı o dehşet dolu anları anlatan Çavdar, “Yasin Bey’in yanına gelmiştim. Sohbete başlamadan bir anda kapı açıldı. Üzerimize silahla ateş etti. Ondan sonra ikinci giren camları kırdı. Yatın yere dediler, ben de bir an yatayım mı? Kaçayım mı diye tereddüde düştüm. Kaçarsam en makûs kaidelerde vururlar dedim. Orada yakalanıp rehin alınırım endişesiyle dışarı kaçtım” dedi.

Çavdar, şüphelilerden birinin dükkanda bulunan Yasin Güldemir’e saldırdığını öteki ikisinin de tezgahtaki bileziklere yöneldiğini söyledi.

Kuyumcudan çıktıktan sonra hastane bölgesindeki konutuna gittiğinden bahseden Çavdar, “Daha sonra hastane tarafına gelmişler. Sitemden baktığımda onları gördüm, kaçıyorlardı. Gerisinden da polisler koşuyordu. Orada silah da atmışlar” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin