Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Kasım, 2024 00:15 tarihinde yayınlandı
0

Kuş gribine karşı uzman uyarısı

Kuş gribinin yüksek patojenik türünün çiftliğe bulaşması durumunda tüm hayvanların telef olabileceğine dikkat çeken Veteriner Sağlık Teknikeri Tuncer Kocaağa, “Alınacak tedbirlerle bu hastalığın insan sağlığına olumsuz etkisi olmayacaktır” dedi.
Türkiye’de geçtiğimiz haftalarda görülen kuş gribi vakaları, kanatlı hayvan üreticileri arasında paniğe yol açtı. Konunun gündeme gelmesinin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı, hastalığın yayılmasını önlemek için her türlü tedbirin alındığını ve salgın olarak nitelendirilebilecek bir durumun söz konusu olmadığını açıkladı.
Bolu’da kanatlı hayvan çiftliklerinde üreticilere destek veren Veteriner Sağlık Teknikeri Tuncer Kocaağa, “tavuk vebası” olarak da bilinen kuş gribinin yüksek patojenik türünün bulaşması halinde hayvanların tamamının telef olabileceğini söyledi.
“Ciddi bir ekonomik kayba sebep olur”
Kuş gribinin özellikle göçmen kuşlar aracılığıyla yayılma riski taşıdığına dikkat çeken Kocaağa, “Ülkemiz, göçmen kuşların konak yeri ve transfer noktasında. Göçmen kuşlar en büyük bulaşma özelliği taşıyan kuşlardır. Kuş gribi bir salgına neden olur. Göçmen kuşlardan, serbest gezen kuşlara bulaşır. Bulaşıcılığı oldukça yüksek ve viral bir hastalıktır. Gezen tavuklarımıza, kuşlarımıza ve en tehlikelisi de çiftlik hayvanlarımıza ulaşma ihtimali yüksektir. Kuş gribi ciddi ekonomik kayıplara sebep olur”
“Bolu, üretimin yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor”
Bolu’da 8 bin 233 metrekarelik alanda faaliyet gösteren çiftliklerin, Türkiye genelindeki üretimin yaklaşık yüzde 30’unu karşıladığını belirten Kocaağa, Tarım ve Orman Bakanlığı ile il ve ilçe müdürlüklerinin, muhtemel bir salgının önlenmesi için veteriner hekimlerle koordineli şekilde çalıştığını söyledi.
“Kuş gribi vakalarının insan üzerinde olumsuz etki oluşturacağına inanmıyorum”
Kocaağa, kuş gribinin insanlara doğrudan bulaşan bir hastalık olmadığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kuş gribi, direkt insana bulaşan viral bir hastalık değil. O yüzden gıda güvenliği önemlidir. İlk önce bizim kendi biyogüvenliğimize kişisel olarak önem göstermemiz lazım. Ellerimizi her zaman temiz tutarak, hijyenimize dikkat etmemiz lazım. Biyogüvenlik önlemleri pandemide de aldığımız önlemlere benzer. Bu önlemleri aldığımızda kuş gribi vakalarının insan üzerinde olumsuz etki oluşturacağına inanmıyorum”
“Çiftliğin yüzde 100’ünü kaybetme riskimiz var”
Hastalığın daha etkili olan türünün çiftliğe bulaşması durumunda hayvanların tamamının kaybedilebileceğini belirten Veteriner Sağlık Teknikeri Tuncer Kocaağa, “Kuş gribinin iki türü vardır. Birincisi yüksek türdür. Bulaştığında hayvanların yüzde 100’ünü kaybedebiliriz. Bir de hafif bulaşıcı şekilde seyreden tür vardır. Çiftliğe, kuş gribinin yüksek türü bulaştığında hayvanların yüzde 100’ünü kaybetme riskimiz vardır. Peki, bu mevsimde böyle bir şey yaşanması mümkün mü? Mümkün tabii. Mevsim kış. Virüsler genellikle nemli ve daha sıcak mevsimleri severler. O yüzden ilerideki günlerde kuş hareketleri anlamında bir kısıtlama olacaktır. Soğuk havalarda kuşlar çok fazla hareket etmez. Bir de hava soğuk olduğu için hastalığın yayılma etkisi de doğal olarak azalma eğilimine gidecektir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
284ed21f fa32 48c6 a37d 3bcd5a75e478
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
26 Mayıs, 2026 13:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TÜRKİYE BU YIL SUYA DOYDU

Mayıs ayında etkili olan yağışlar, İstanbul, Ankara ve Bursa başta olmak üzere birçok büyükşehirde baraj doluluk oranlarını yükseltti. Bursa’da barajlar neredeyse tam kapasiteye ulaşırken, İstanbul ve Ankara’da da su seviyelerinde dikkat çeken artış yaşandı.

Türkiye genelinde ilkbahar boyunca etkili olan yağışlar, büyükşehirlerin su kaynaklarına nefes aldırdı. İSKİ, ASKİ ve BUSKİ tarafından açıklanan 24 Mayıs 2026 tarihli verilere göre, İstanbul, Ankara ve Bursa’daki baraj doluluk oranlarında önemli yükselişler kaydedildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) verilerine göre megakente su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 71,64 olarak ölçüldü. Kentte en yüksek seviyeler Ömerli Barajı’nda yüzde 96,16, Elmalı Barajı’nda yüzde 96,04 ve Darlık Barajı’nda yüzde 92,03 olarak kaydedildi. Buna rağmen Sazlıdere Barajı yüzde 44,17, Istrancalar Barajı ise yüzde 34,40 seviyesinde kaldı.

Başkent Ankara’da ise ASKİ verilerine göre toplam baraj doluluk oranı yüzde 46,58’e yükseldi. Aktif kullanılabilir su oranı yüzde 40,37 olarak açıklanırken, Kesikköprü ve Kargalı barajlarının tamamen dolduğu görüldü. Akyar Barajı yüzde 82,99, Eğrekkaya Barajı yüzde 80,99 seviyesine ulaşırken, Ankara’nın en önemli su kaynaklarından Çamlıdere Barajı yüzde 40,64 seviyesinde kaldı.

Bursa’da ise yağışların etkisi çok daha belirgin hissedildi. BUSKİ tarafından açıklanan verilere göre kentteki baraj doluluk oranı yüzde 97,18’e ulaştı. Son aylarda kritik seviyelere kadar gerileyen su rezervlerinin, ilkbahar yağışlarıyla birlikte büyük ölçüde toparlandığı belirtildi.

Uzmanlar, baraj seviyelerinde yaşanan yükselişin yaz ayları öncesinde sevindirici olduğunu ancak su tasarrufunun sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin