Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
20 Temmuz, 2016 15:13 tarihinde yayınlandı
0

Kurtoğlu, Yanlış Uygulamalar Cevap İçin Bekliyor

 

Türkiye Kamu-Sen Karabük İl Temsilcisi Ahmet Turgut Kuroğlu Karabük Milletvekili ve Karabük Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’tan bazı yanlış uygulamalar ile ilgili sorular yönelterek bu soruların cevaplanmasını istedi

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Ahmet Turgut Kurtoğlu 15 Temuz günü gerçekleştirilen darbe girişimi nedeniyle basın toplantısı düzenleyerek, her türlü darbenin karşısında olduklarını söyledi. Kurtoğlu “15 Temmuz 2016 günü gerçekleştirilen ve hiç kimsenin onaylamayacağı acı olaylara neden olan darbe girişimini gerçekleştirenleri ve buna destek veren tüm güçleri kınıyoruz.Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir gücün milletin kararının üstünde olmadığını, seçimle gelen iktidarların yine seçimle gitmesinin demokrasi anlayışımızın temelini oluşturduğunu bir kez daha kuvvetle vurguluyoruz.  Askerimizin polisimize, polisimizin askerimize namlu doğrulttuğu, kendi uçaklarımızın demokrasimizin ve devletimizin kalesi olan Meclisimizi bombaladığı, sokaktaki vatandaşlarımızın üzerine mermiler yağdırıldığı ve yüzlerce can kaybının yaşandığı bu alçakça girişim, Türk tarihine başka bir kara leke olarak geçecektir.Bütün bu olumsuz şartlar içinde tek tesellimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının büyük çoğunluğunun demokrasiden yana tavır alması ve soğukkanlı tutumu sayesinde olayların daha fazla büyüyerek bir iç çatışmaya dönüşmeden önlenmiş, demokratik rejimimizin kesintiye uğramadan yoluna devam edebilmiş olmasıdır. Bu noktada milletimiz nezdinde son derece saygın ve mümtaz bir yeri olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kurumsal anlamda toplum vicdanında yara almaması, devletimizin kurum ve kuruluşlarıyla eş güdüm içinde faaliyetlerini sürdürmesi ve toplumsal bir bölünme yaşanmaması için gerekli tedbirlerin tez elden hayata geçirilmesi zorunluluğu göz ardı edilmemelidir. Bilhassa devlet içinde asker, polis çekişmesinin baş göstermesi; dört bir yandan iç ve dış düşmanlarla kuşatıldığımız bu tarihi süreçte devlet işleyişimizi zaafa uğratacak en büyük tehlike olacaktır.  Özellikle uzun zamandan beri Konfederasyon olarak eleştirilerimizin de odak noktasını teşkil eden ülke içinde yaratılan kutuplaşmanın, ayrıcalıklı kesim yaratma çabalarının, hukukun üstünlüğü ilkesinin sekteye uğratılması girişimlerinin bir an önce son bulması ve yaşanan bu olayların, anti demokratik yaklaşımlar için bir gerekçe olarak kullanılmaması, en büyük arzumuzdur. Türk milleti 15 Temmuz günü büyük ve acı bir demokrasi sınavından başarıyla geçmiş, bundan önce yaşanan darbelerin aksine, rejimine ve devletine sahip çıkmıştır. Bu noktada büyük Türk milletinin ortaya koyduğu feraset ve cesaret de her türlü övgüye layıktır” dedi

YANLIŞ UYGULAMALAR İÇİN CEVAP

Kurtoğlu basın toplantısının son bölümünde Karabük Üniversitesinde yapılan bazı haksız iddialar için Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat’ın bu haksızlıklar ile ilgili cevaplaması gerektiğin sorular olduğunu belirterek “Rektörlerinizi de gözden geçirin. Bu Üniversitelerde sendikal örgütlenme adına hangi dekanların kendilerini bu sendikal örgütlenme ile maskeleyip neler yaptıklarına bakın. Havaalanının Karabük için bir fantezi olduğunu belirten KBÜ Rektörünün Üniversitesinin parasıyla kendi evinin önüne 34 bin TL verip kümes yaptırma faaliyetini gözden geçirin.Sendikal faaliyetler adıyla yürütülen işlerin hangi cemaatlerin adına yapıldığını sorgulayın. Türk Silahlı Kuvvetleri Ergenekon, Sarıkız. Balyoz vb. gibi siyasi iktidarın deyimi ile çakma davalarla yargılanırken, bu oyunu tertipleyenler, bugünün darbecilerinin basın yayın organlarının Karabük’teki borazanlığını kamuflaj olarak kullandığı sendika adına yapan ve Karabük’teki bir yerel televizyonda şahsımı Karabük’ü Ergenekon’a bulaştıran Ergenekoncu sendikacı olarak lanse eden, cemaat mensubu malum şahıslardan Karabük Üniversitesinde etkili ve yetkili makamlara ataması yapılan ve halen görevini sürdüren var mıdır? O günlerden bugüne kadar bu insanların tertiplediği toplantı ve sohbetlere katılıp da, şimdi kendilerini başka sivil toplum kuruluşlarının aileyeti içinde gizlemeye çalışanlar var mı? Başka cemaatlar adına sendikal faaliyetler yürütülmekte mi? Bu söylentiler doğru mu? Üniversite farklı cemaat mensuplarının ağırlığı hangi fakültelerde ne kadardır kamuoyu merak ediyor. Karabük Üniversitesinde doçentlik, profesörlük gibi unvanları hak edip verilmeyenlerin neden verilmediği, bunda cemaatlerin ne kadar etkili olduğunun Karabük Üniversitesinin şimdiki ve önceki Rektörüne soruyorum” dedi

Karabük Üniversitesi eski Rektörü AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal’a seslenen Kurtoğlu “Sizin bıraktığınız dönemde bu tip zihniyette kimler vardı, sizin bıraktığınız Üniversitede hangi cemaat vardı, şimdi hangi cemaat hakim, bunların cevaplanmasını istiyorum” dedi.

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin