Kamuda açığa almaların sağlam bir soruşturmaya dayanması gerektiğini ifade eden Türk Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu; Karabük’te ihraç edilen öğretmenlerin listesinin kimler tarafından hazırlanarak MEB’e gönderildiğini, açığa alınan öğretmenlerin arasından kimlerin isminin bu listeye kimlerin telkini ile sokulmadığını, liste hazırlanırken bir sendikanın şube başkanının görüşlerinin alınıp alınmadığını sordu
Türk Eğitim-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Turgut Kurtoğlu; Kamuda açığa almaların sağlam bir soruşturmaya dayanması gerektiğini söylerken, devletin bu konuda art niyetli kişilere karşı uyanık olması gerektiğini ifade etti.
Karabük’te ihraç edilen öğretmenlerin listesinin kimler tarafından hazırlanarak MEB’e gönderildiğini, açığa alınan öğretmenlerin arasından kimlerin isminin bu listeye kimlerin telkini ile sokulmadığını, liste hazırlanırken bir sendikanın şube başkanının görüşlerinin alınıp alınmadığını ve Karabük’te görevinden katakulle ile alınan ve iki defa mahkeme kararı ile göreve iade edilen okul müdürlerinin ne zaman görevlerine döndürüleceğini soran Kurtoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi.
“15 Temmuz darbe girişimi alçaklığının ardından kamuda Fetö’ye yönelik operasyonlar yapılmaktadır. Bu kapsamda tüm kurumlarda açığa alınan, meslekten ihraç edilen kamu çalışanlarımız olmuştur. Darbelere her daim karşı duran, demokrasi çizgisinden asla ayrılmayan ve bu nedenle demokrasiye tıpkı bayrağımız, vatanımız gibi sahip çıkan Türk Eğitim-Sen, darbeye ve terör örgütüne karşı devletimizin attığı adımların her zaman yanındadır. Öte yandan meslekten ihraç edilen kamu çalışanları ve öğretmenlerden çok sayıda telefon almaktayız. Sendika olarak masum insanların ve ailelerinin bu süreçten zarar görmemesi, adalet önünde kendilerini savunabilmeleri, başları dik bir şekilde dolaşabilmelerini çok önemsiyoruz. Zira bu bir onur, gurur meselesidir. Açığa almalarda akabinde meslekten ihraçlarda siyasi, ideolojik ve sendikal tercihlerin etkisi olmadığı görülmektedir. Ancak ne yazık ki bu işlemler sırasında bazen hatalar yapılmakta ya da art niyetli kişilerin yanlı yaklaşımı söz konusu olabilmektedir. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan da “FETÖ’cü diye suçlananlardan bazılarının hiç alakası yok” diyerek tepkisini dile getirmiş; Başbakan da, “Şüphesiz yanlış hesap Bağdat’tan döner. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra dönülüp bakılacak. Yapılan yanlış varsa düzeltilecek” demiştir. Böylece haksız yere meslek ihraç edilenler için umutlu bir bekleyiş başlamıştır. Tüm bunlar göstermektedir ki, ortada haksızlıklar, hukuksuzluklar, iftiralar dolaşmaktadır ve devletin üst makamları ise bu yaşananlara karşı aklı selim bir tavır içindedir.
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı “At izi it izine karıştı” diyerek, tepki gösteriyorsa, kendini bilmez işgüzarların da bundan ders çıkarması gerekir. Bu minvalde soruyoruz; Karabük’te ihraç edilen öğretmenlerin listesi kimler tarafından hazırlanarak MEB e gönderilmiştir. Karabük Milli Eğitim Müdürlüğünde oluşturulan komisyon bu listeleri hazırlarken bir sendikanın şube başkanının da görüşleri alınmış mıdır? MEB e kaç kişilik isim listesi gönderilmiştir? Bunların kaçı ihraç edilmiştir? İhraç listesini hazırlayanlar açığa alınan öğretmenler arasından kimlerin ismini bu listeye kimlerin telkini ile sokmamışlar, ihraç listesine aldıkları hangi kriterlerle hazırlamışlardır. Cevapları bizde belgeleri ile olan bu hususun bir an önce yetkili makamlarca cevaplanmasını beklemekteyiz.
Kamuda her türlü terör örgütü unsurlarının temizlenmesi ve hukuk marifetiyle cezalandırılmasını sonuna kadar destekleyen Türk Eğitim-Sen olarak bunun yanı sıra fırsattan istifade ederek, suçsuz insanları ekarte etmeye çalışanlara karşı mücadele ettiğimizin bilinmesini istiyoruz. Ayrıca MEB’deki her türlü paralel yapının da tamamen temizlenmesi gerekmektedir. Şayet bu gerçekleşmez, tüm atamalar yandaşlığa göre yapılmaya devam ederse, MEB’deki paralel yapı tıpkı Fetö gibi devletin başına bela olacaktır”
“Yargı kararları uygulanmalı, atama ve görevlendirmeler hak ve adalet ölçüsünde, liyakat gözetilerek yapılmalıdır” diyen Kurtoğlu; “MEB tüm yargı kararlarına saygılı olmalıdır. Yönetici atama mevzuatı değiştirilmeli, torpil, adam kayırma, yandaşlığın kamu hayatında yeri olmamalıdır. Birlik ve beraberlik vurgusunun yapıldığı, birleştirici unsurlara ağırlık verildiği bugünlerde liyakate, bilgiye, ehil olmaya önem verilmesi, yargı kararlarının uygulanması ülkeyi yönetenlerin samimiyetini de ortaya koyacaktır. İnsanların sırf makam, mevki için çıkarları doğrultusunda hareket ederek, sendikal tercihlerini belirlemesi, bu konuda kamu çalışanlarına baskı yapılması, bazı sendikaların gücü arkasına alarak, şantajla, tehditle üye kaydetmesi artık sona ermelidir. Atamalarda, görevlendirmelerde yandaşlığa, sendikal tercihlere değil; bilgiye, liyakate önem verilmelidir. Karabük’te görevinden katakulle ile alınan ve iki defa mahkeme kararı ile göreve iade edilen okul müdürleri ne zaman görevlerine döndürülecektir?
Öğretmen, memur, hizmetli, daktilograf, teknisyen v.b. tüm eğitim çalışanları ekonomik yönden sıkıntı içerisindedir. Tıpkı diğer kamu çalışanlarımız gibi düşük zam oranlarına mahkum edilen eğitim çalışanlarımız MEB tarafından desteklenmelidir. Öğretmenlerin ek ders ücretleri artırılmalı, eğitim-öğretim yılı başında verilen Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği brüt bir maaş tutarında tüm eğitim çalışanlarına verilmeli, yardımcı hizmetler sınıfının görev tanımları yapılmalı, bu insanlar angarya işler yapmaya mecbur bırakılmamalı, öğretmenlerin ek göstergeleri 3600’e yükseltilmeli, tüm kamu görevlilerinin ek göstergeleri 800 puan artırılmalı ve yardımcı hizmetler sınıfına ek gösterge verilmelidir” diye konuştu.

