Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Nisan, 2016 14:51 tarihinde yayınlandı
0

KTSO’dan Yıllık İşletme Cetvelleri Duyurusu

Karabük Ticaret ve Sanayi Odasından yapılan açıklamada, 6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 5. maddesi uyarınca sanayi işletmelerinin her yıl sonundan itibaren 4 ay içinde bir önceki yılla ilgili faaliyetlerini içeren yıllık işletme cetvellerini Nisan ayı sonuna kadar Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine vermeleri gerektiği bildirildi.

Oda tarafından yapılan açıklamada; “4854 Sayılı Kanunla değişik 6948 Sayılı Sanayi Sicil Kanunu gereğince Yıllık İşletme Cetvelini zamanında İl Müdürlüklerine vermeyenlere idari para cezası verilecektir.
Sanayi işletmeleri Bakanlığın bilgisayar programında yapılan yeni düzenleme ile Yıllık İşletme Cetvelindeki (San Sic B) bilgilerini, Kanunda belirtilen süre içinde Bakanlığın web sayfasından www.sanayi.gov.tr “E-Hizmetler” menüsü altında Sanayi Sicil Bilgi Sisteminden vermeleri gerekmektedir.
İlimizde faaliyet gösteren ve sanayi sicilde kayıtlı firmaların yıllık işletme cetvelini düzenlerken kapasite – üretim – ihracat durumu bilgilerinin kapasite raporu Tablo II’ deki Yıllık Üretim Kapasitesine uygun olarak doldurulması ve üretim birimlerinin Türkiye İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan Türkiye Sanayi Ürünleri Listesi PRODTR Ürün Kodlarına’ a göre düzenlenmesi gerekmektedir” denildi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin